Demokratik ulus: Ortak yaşamın güncel modeli

  • 09:02 7 Nisan 2026
  • Güncel
Melike Aydın 
 
İSTANBUL - Sürece dair iktidarın adım atmadığını dile getiren DBP’li Eylem Çelik, demokratik ulus paradigmasının tüm halklar için eşit ve özgür bir yaşam modeli sunduğunu ifade etti. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Newroz alanlarında okunan mesajının etkisi devam ediyor. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İstanbul Kadın Meclisi Sözcüsü Eylem Çelik, ulus devlet eleştirisi, demokratik ulus modeli, demokratik entegrasyon, kadın özgürlüğü gibi pek çok başlığa dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
İktidarın adım atmadığına dikkat çeken Eylem Çelik, oysa demokratik ulus paradigmasının yalnızca Kürt halkı için değil, Türkiye’de yaşayan tüm halklar için eşit ve özgür bir yaşam modeli sunduğunun altını çizdi. 
 
'Ulus devlet tekçi ve dışlayıcıdır'
 
Demokratik ulusun anlaşılması için ulus-devletin doğru tanımlanması gerektiğini belirten Eylem Çelik, “Ulus devlet tek dil, tek kimlik, tek bayrak üzerinden diğer halkları ötekileştiren bir anlayıştır ve tek tip toplum yaratmayı hedefler. Demokratik ulus ise çok dilli, çok kimlikli, çok kültürlü bir yaşamdır; halkların birbirini dönüştürmeden, bastırmadan kendi kimlikleriyle var olmasını esas alır. Ortadoğu’da yaşanan krizlerin önemli bir nedeni de ulus devlet anlayışıdır” dedi. 
 
'Ortadoğu’da çıkış yolu demokratik ulus'
 
Ortadoğu’nun tarihsel krizlerine, demokratik ulus perspektifinin çözüm sunduğunu söyleyen Eylem Çelik, “Binlerce yıldır çatışmalı bir süreç söz konusu. Ulus devlet anlayışının savaşlarla şekillenmesi ve sınırların cetvelle çizilmesiyle halklar bu kaosla daha fazla baş başa kalmıştır. Sayın Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu demokratik ulus perspektifi ise halklara barışı, demokrasiyi ve ortak yaşamı getiren bir yol, bir yöntem ve bir harita olmuştur” diye belirtti. 
 
Demokratik entegrasyon: Yerelden kurulan yaşam
 
Demokratik entegrasyonun nasıl hayata geçirileceğine dair konuşan Eylem Çelik, “Demokratik entegrasyon, halkların kendi özgün yapılarını, kimliklerini ve kültürlerini koruyarak, yerel yönetimlerin güçlendirilmesiyle birlikte yaşamasıdır. Çok dilli, çok kimlikli bir yaşamın kurulmasıdır. Belediyelerde eşbaşkanlık sistemiyle, çoğulcu katılımla, halkın yönetimde söz sahibi olmasıyla; kadın sığınma evleri, kadın danışma merkezleri ve ekolojik yaşam anlayışıyla toplumun bütününün temsil edildiği bir modeldir. Kooperatiflerle, kadın kurumlarıyla ve yerel yönetimlerde tüm halkların temsil edilmesiyle bu model pratiğe geçirilmeye çalışılmıştır” diye aktardı. 
 
‘Demokratik modernite modeli tüm halklar içindir’
 
Demokratik ulusun yalnızca Kürt halkına indirgenemeyeceğini belirten Eylem Çelik, “Bu model Türkiye’de yaşayan bütün halkların demokratik, eşit ve özgür yaşamasının önünü açar. Karadeniz’de çay üreticisinin fiyat belirleyememesi, Ege’de incir üreticisinin emeğinin karşılığını alamaması, Orta Anadolu’da tarım yapan halkın verim alamaması, Türkiye’nin her yerinde kadınların katledilmesi; bütün bunlar tekçi ulus-devlet anlayışının sonucudur. Bu nedenle bu modeli bölgeye sıkıştırmadan tüm Türkiye halkları için bir ortak yaşam modeli olarak görmek gerekir” ifadelerini kullandı. 
 
‘İktidar adım atmıyor’
 
İktidarın sürece dair gerekli adımları atmadığının altını çizen Eylem Çelik, “Kürt halkı üzerine düşen fedakarlığı yapmış ve atması gereken adımları atmıştır. Ancak mevcut iktidar tarafından bu anlamda herhangi bir olumlu düzenleme yapılmamıştır. Kayyumların atanması, siyaset alanının daraltılması ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmaması bu sürece adım atılmadığının açık göstergesidir. Halkın en temel haklarının teslim edilmesi bile bir lütufmuş gibi sunulmaktadır” 
 
Newroz: Komünal yaşamın ifadesi
 
Newroz’un artık somut bir toplumsal karşılık bulduğunu ifade eden Eylem Çelik “Newroz artık bir ütopya değil, gerçekleşen bir komünal yaşamı temsil etmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında kadınlar, gençler, işçiler ve emekçiler sokaklara çıkarak barış, kardeşlik ve ortak yaşam talebini ortaya koymuştur. Yenikapı başta olmak üzere birçok kentte alanların dolması, Bursa’dan Antalya’ya, Tekirdağ’dan birçok ile kadar geniş katılımın olması halkların demokratik ulus perspektifini sahiplendiğinin göstergesidir” şeklinde dile getirdi. 
 
‘Milliyetçilik ve mezhepçilik aşılabilir’
 
Milliyetçilik ve mezhepçiliğin dönüşümüne de dikkat çeken Eylem Çelik, “Demokratik ulus modeli herkesi aynılaştırmayı hedeflemez. Amaç, herkesin kendi kimliğiyle var olduğu ancak kimsenin kimseyi ötekileştirmediği bir yaşam kurmaktır. Tüm kimliklerin ve inançların ortak evrensel yaşam temelinde buluşması mümkündür. Yerelden örgütlenmeyle, kadın meclisleri ve ekoloji meclisleriyle insanlar kendilerini bu yaşamda buldukça değişim de gerçekleşecektir” sözlerine yer verdi. 
 
‘Kadın özgürlüğü modelin kalbidir’
 
“Jin, Jiyan, Azadî” felsefesinin demokratik ulus modelinin kalbi olduğunu ifade eden Eylem Çelik, “Kadının özgür olmadığı bir toplumda özgürlükten söz etmek mümkün değildir. Kadın yaşamın kurucu öznesidir ve demokratik ulus perspektifinin temelidir” diye konuştu.