Medyanın ‘güvenlik önlemi’: Newroz görülmedi

  • 09:07 22 Mart 2026
  • Güncel
Nazlıcan Nujin Yıldız
 
HABER MERKEZİ - Newroz’u yalnızca iktidar temsilcilerinin mesajlarından ibaret gören ana akım medya, günlerdir dolup taşan alanları görmedi. Amed Newrozu’na dair yapılan haberlerde ise halkın talep ve beklentileri değil, “alanda alınan güvenlik önlemleri” yer aldı.
 
2026 Newroz’u birçok kentte büyük bir coşkuyla ve umutla kutlandı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından yapılan tarihi çağrının ardından başlayan sürecin de etkisinin hissedildiği Newroz alanları, barışın ve demokratik toplum inşasının mümkün olabildiğini ve halkın umudunun diri olduğunu bir kez daha gösterdi. Öte yandan alanlarda öne çıkan talep, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü oldu. Özellikle Amed Newrozu’nda Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mesajın halka olan etkisi net bir şekilde görüldü. Tüm Newrozlarda dilden düşmeyen “Bijî Serok Apo”, “Jin, jiyan, azadî”, “Yek e yek e gelê Kurd yek e” sloganları, halkın taleplerini ve beklentilerini anlamak için yetti.   
 
Tarihi bir sürecin yaşandığı bugünlerde kutlanan Newroz kutlamalarında açığa çıkan talepler, barış ve demokratik toplum çağrısının önemini gösterirken, halkın beklenti ve taleplerini anlayarak yansıtmak medyanın işiydi. Alanlardaki talepleri halka aktaran, barış ve demokratik toplum sürecinin halklar için önemini her alanda anlatan özgür basın, bu yılki Newroz kutlamalarında da odağını halka ve halkın taleplerine verdi. Ana akım medya için ise yine gösterilmek istenen ve anlatılmak istenmeyen detaylar vardı.
 
Sessizleştirme ve yok sayma
 
Newroz alanlarından yükselen sese kulaklarını kapatan ana akım, çözümü Newroz’u güvenlik sorunu olarak algılayan zihinler yaratmakta buldu. Ana akımda konuya dair yapılan haberlerin belirli söylemsel stratejiler üzerinden inşa edildiği görülürken bu stratejiler, yalnızca bir haber tercihi değil; hakikatin yeniden düzenlenmesi ve kamusal algının yönlendirilmesi anlamına geliyor. Alanlarda yüz binlerce insanın katılımıyla gerçekleşen Newroz kutlamalarında ana akım medya, özneyi halktan alarak iktidar temsilcilerine devretti. Birçok haber sitesi Newroz alanlarına değil, Cumhurbaşkanı ve bakanların Newroz mesajlarına odaklandı. Bu mesajlar merkezileştirilirken, halkın dile getirdiği talepler dışarıda bırakıldı. Newroz alanlarında dile getirilen barış, demokratik toplum ve çözüm taleplerinin; özellikle Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne dair yükselen sesin görülmemesi sadece haberi eksik bırakmak değil, bilinçli bir sessizleştirme ve yok sayma pratiğidir. Medya bu pratikleriyle hakikat parçalayıp politik olanı görünmez kılmaya çalışıyor.
 
Hakikati örgütlü bir biçimde bastırmak
 
Öte yandan ana akımın haberlerinde Newroz’un kendisi değil, “kaç polis görev aldı”, “ne kadar güvenlik önlemi alındı” gibi unsurlar öne çıkarıldı. Toplumsal bir talep ve kutlama, söylem içinde potansiyel bir tehdit ya da kontrol edilmesi gereken bir alan gibi sunuldu. Bunun nedeni ise katılımı görünmez kılmanın yanında politik içeriğin de bastırılması hedefi oluyor. Newroz alanlarında kadınların taşıdığı politik hat, sloganlar ve örgütlü duruş, ana akım medya tarafından tamamen yok sayıldı. Ana akım medya, Newroz 2026’yı olduğu haliyle aktarmak yerine, belirli söylemsel araçlarla yeniden kurmaya çalıştı. Haberlerde halk özne olmaktan çıkarıldı, talepler görünmez kılındı, özellikle devam eden süreç yok sayıldı. Sonuç olarak ortaya çıkan şey, bir haber veya aktarım değil, iktidarın sınırlarını çizdiği bir gerçeklik kurgusu oldu.  Ana akım bu Newroz’da da hakikati örgütlü biçimde bastırmaya çalıştı.