DBP: Üç yıl geçti, deprem çocuklarına ne oldu?

  • 08:36 6 Şubat 2026
  • Güncel
AMED - DBP, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıldönümünde yaptığı açıklamada, yaşanan yıkımın bir doğal afet değil, rantçı ve merkeziyetçi politikaların sonucu olduğunu belirterek, deprem vergilerinin akıbetini ve kayıp deprem çocuklarını sordu.
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve on binlerce yurttaşın yaşamını yitirdiği depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, yaşanan yıkımın bir “doğal afet” değil, yıllardır sürdürülen politikaların sonucu olduğu vurgulandı.
 
Açıklamada, Türkiye’nin bir deprem kuşağında olduğunun bilimsel bir gerçek olduğuna dikkat çekilerek, bu gerçeğin yok sayıldığı ifade edildi. Açıklamada, “Bu toprakların bir deprem kuşağında olduğu herkesin bildiği bilimsel bir gerçekken, bu hakikati yok sayan siyasi iktidar, milyonları enkaz altında ölüme terk etmiştir” denildi.
 
‘Örgütlü bir suç düzeninin sonucudur’
 
Deprem sürecinde yaşananların ihmal olarak değerlendirilemeyeceği belirtilen açıklamada, “Yaşananlar ihmalkârlık değil; bilinçli bir tercihin, örgütlü bir suç düzeninin sonucudur” ifadelerine yer verildi. DBP, üçüncü yılın sonunda ortaya çıkan tablonun “sermayeye hizmet eden, halkın yaşamını hiçe sayan iktidar aklının eseri” olduğunu kaydetti.
 
‘AFAD ve Kızılay yeterince harekete geçmedi’
 
Açıklamada, arama kurtarma ve yardım süreçlerinde yaşanan aksaklıklara da değinilerek, AFAD ve Kızılay başta olmak üzere kamu kurumlarının yeterince harekete geçirilmediği öne sürüldü. DBP, “En kazlardan ölüm çığlıkları yükselirken AFAD’ı, Kızılay’ı ve tüm kamu imkânlarını harekete geçiremeyen; halkın kendi dayanışma ağlarını bile engelleyen bu çürümüş yönetim anlayışı, o günden bugüne toplum nezdinde hükmünü yitirmiştir” ifadelerini kullandı.
 
‘Deprem vergileri rant kasalarına aktarıldı’
 
Deprem vergilerinin kullanımına ilişkin eleştirilerin de yer aldığı açıklamada, “Halkın can güvenliği için toplanan milyarlarca liralık ‘deprem vergileri’ savaş politikalarına, saray şatafatına ve yandaş müteahhitlerin rant kasalarına aktarılmıştır” denildi. Açıklamada, yıkımın yalnızca binalarla sınırlı kalmadığı, “toplumsal vicdanın da enkaza döndüğü” ifade edildi.
 
Kayıp çocuklar
 
DBP, deprem sonrası kaybolduğu belirtilen çocuklara ilişkin iddialara da dikkat çekerek, “Depremin ardından akıbeti hâlâ gizlenen, cemaatlerin ve karanlık yapıların eline bırakılan kayıp deprem çocukları bu düzenin en karanlık yüzünü gözler önüne sermektedir” açıklamasında bulundu.Deprem bölgelerinde yürütülen yeniden inşa süreçleri de eleştirilen açıklamada, “rezerv alan” uygulamalarıyla yoksulların mülksüzleştirildiği ve sermaye çıkarlarının gözetildiği savunuldu. Barınma, sağlık ve eğitim sorunlarının hâlâ devam ettiğine işaret edilen açıklamada, sürecin halkın iradesi dışında yürütüldüğü belirtildi.
 
Açıklamanın sonunda şu sorular yöneltildi: “Halktan toplanan milyarlarca dolarlık deprem vergileri hangi kirli pazarlıklarda buharlaştırıldı? Üç yıldır kendilerinden haber alınamayan deprem çocukları nerededir, kimlerin elindedir ve bu suskunluk neden sürmektedir?”
 
‘Ekolojik ve güvenli bir yaşam inşası’
 
Açıklamada son olarak, “Bu felaketin bir doğa olayından çıkarılıp insan eliyle örülen bir katliama dönüşme sürecini teşhir etmeyi görev biliyoruz” sözleriyle tamamladı ve “rantın değil, yaşamın esas alındığı demokratik, ekolojik ve güvenli bir yaşamı” birlikte inşa etme çağrısında bulundu.