Suriye Konsolosluğu önünde Kobanê Günü için açıklama 2026-10-30 16:14:50   İSTANBUL - TJA, HDK ve DEM Parti, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü dolayısıyla Suriye Konsolosluğu’nun önünde yaptıkları açıklamada, “Rojava direnişi hem uluslararası desteğin hem de enternasyonal dayanışmanın gücünü gösteren bir sembol haline gelmiştir” dedi.    Tevgera Jinên Azad (TJA), Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 1 Kasım Dünya Kobanê Günü dolayısıyla İstanbul’un Şişli ilçesinde bulunan Suriye Konsolosluğu önünde açıklama gerçekleştirdi. İstanbul Barış Anneleri Meclisi ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, “Em şoreşa jinan a enternasyonal silav dikin, em xwedî li têkoşîna gelan a pêkvejiyanê dersikevîn” pankartı açılırken sık sık “Bijî berxwedana Kobanê” ve “Rojava umuttur, umut dimdik ayakta” sloganları atıldı. Açıklamanın Kürtçe metnini Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Marmara yöneticisi Mevlüt Aykoç, Türkçesini ise TJA aktivisti Rojda Yılmaz okudu.   İlk olarak konuşan İstanbul Barış Anneleri Meclisi üyesi Sabiha Bozan, “Rojava Devrimi sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada görüldü ve kabul edildi. Buradan, Rojava’da direnen ve emek veren bütün kadınlara başarılar diliyoruz. 1 Kasım Dünya Kobanê Günü, orada savaşan ve emek veren herkese kutlu olsun. Biz bugün barış istiyoruz. Ama sadece kendi toprağımızda değil; Türkiye, Suriye ve İran başta olmak üzere bütün dünyada kalıcı bir barış istiyoruz. Bu dünyaya barış gelmeden, Kürt halkı başta olmak üzere tüm ezilen halklar özgür olmadan hiçbir ırk, ülke ve yer özgürleşmeyecektir. Biz de bu nedenle tüm dünyaya çağrıda bulunuyoruz. 1 Kasım Dünya Kobanê Günü bütün savaşçılarımıza ve kadınlara kutlu olsun. Anıları önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.   ‘Rojava enternasyonal dayanışmanın sembolüdür’   Dünya Kobanê Günü’nün, halkların direnerek yaşama iradesini gösterdiği bir gün olduğunu ifade eden Rojda Yılmaz, “Farklı inanç gruplarına, kimliklere ve kültürlere, halkların bir arada yaşama iradesine ve kadınlara düşman olan IŞİD, 15 Eylül 2014’te Kobanê kentini kuşatmış, Rojava Devrimi’nin kazanımlarını yok etmek için saldırıya geçmişti. Bundan 12 yıl önce karanlık IŞİD çetelerinin Kobanê’ye saldırısı karşısında başta Kürt halkı olmak üzere Araplar, Ermeniler, Êzidîler ve dünyanın dört bir yanından gelen enternasyonalist direnişçiler, burada tıpkı bundan 155 yıl önce Paris Komünü’nde, 90 yıl önce İspanya İç Savaşı’nda olduğu gibi karanlığa teslim olmamış, direnerek destansı bir mücadele sonucunda topraklarını özgürleştirmiştir. Halkların devrimini boğmak isterken planladığının aksine 134 gün sürecek tarihî bir direnişle karşılaşan IŞİD çeteleri, büyük bir yenilgiye uğramıştır. Latin Amerika, Asya ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın dört bir tarafından gelen enternasyonal devrimciler, sosyalistler ve feministler, Rojava Devrimi’nde demokratik, ekolojik ve kadın özgürlüğüne dayalı yeni toplum modelinin inşasına destek vermek üzere direnişe katıldılar. Bugün bu direniş, hem uluslararası desteğin hem de enternasyonal dayanışmanın gücünü gösteren bir sembol hâline gelmiştir” dedi.   ‘Kobanê tutsakları serbest bırakılsın’   “IŞİD çetelerinin Kobanê’ye yönelik saldırılarına karşı tüm dünya halkları seslerini yükseltirken bu direnişi sahiplenen demokratik siyasetin öncü iradeleri, cezaevlerinde hâlâ rehin tutulmaya devam ediyor” diyen Rojda Yılmaz, “Kobanê’yi savunmak, insanlığa karşı işlenen suçlara karşı durmaktır. Kobanê’yi savunmak, tekçi, cinsiyetçi, mezhepçi, militarist politikalara karşı farklılıkların bir arada yaşamını savunmaktır. Tam da bu nedenle, Kobanê direnişini savundukları için bugün cezaevlerinde tutsak edilen Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere tüm Kobanê tutsaklarının serbest bırakılmasıyla demokratik siyasetin önü açılmalıdır. Kobanê, sadece IŞİD çetelerinin saldırdığı, halklarının kendini koruduğu bir yer değildir. Orada bir fikir direndi. Bir inanç direndi. ‘Tarihin sonu geldi’ diyenlere, ‘Devrimler çağı kapandı’ diyenlere bir cevap verildi. Ulus devletlerin zulmü altında ezilen halklar için bir kapı aralandı. Bu fikir, inanç ve cevap mücadelemize ışık olmaya devam ediyor” diye konuştu.   ‘1 Kasım tüm dünya halklarına kutlu olsun’   Suriye’de yaşanan gelişmeleri anımsatan Rojda Yılmaz, şöyle konuştu: “Bu perspektif ise Kobanê direnişi ile taçlanan Rojava Kadın Devrimi ile güçlü ve somut bir toplumsal zemin kazanmıştır. Türkiye’de Kürt meselesinde çözüm arayışı ile Suriye’deki demokratik entegrasyon süreci, birbirini etkileyen ve bölgesel gelişmelerden doğrudan etkilenen dinamikler olarak öne çıkmaktadır. Bu çerçevede Suriye’deki siyasi geçiş süreci, 29 Ocak Anlaşması’nın uygulanması ve bunun ardından başlayan entegrasyon süreci, bölgedeki çözüm dinamiklerinden ve Barış ve Demokratik Toplum sürecinden bağımsız değerlendirilemez. Siyasi, askerî ve idari entegrasyon sürecinde Rojava Devrimi’nin kazanımlarının korunması için yapılan görüşmeler devam etmektedir. Kürtlerin varlığını ve kimliğini yok sayan siyasal yaklaşımın değiştirilmesi; Kürtlerin Suriye’nin kurucu halklarından biri olarak siyasal, kültürel ve toplumsal statüsünün kabul edilmesi; dil ve kültür haklarının güvence altına alınması; kendi savunma mekanizmalarına sahip olma hakkının tanınması ve yerel yönetimlerin kabul edilmesi, demokratik entegrasyon sürecinin gereklerindendir. Demokratik bir Suriye, demokratik bir Ortadoğu demektir. Direnişin kentini provokasyonlarla saldırıların hedefi hâline getirenler bilsin ki Kobanê, halkların ortak hafızasıdır. Kadınların öncülüğünde kazanılan Rojava Devrimi, başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarının umudu olmaya, Kobanê direnişi de enternasyonal mücadeleye güç vermeye devam ediyor. Rojava Devrimi’ni zaferle taçlandıran Kobanê direnişini selamlıyoruz. 1 Kasım Dünya Kobanê Günü tüm dünya halklarına kutlu olsun.”   Açıklama, sık sık atılan sloganların ardından son buldu.