Newaya Jin ‘Özgürlük bıraktıkları yolda yaşayacak’ manşetiyle çıktı 2026-09-01 09:08:15   HABER MERKEZİ - Newaya Jin’in Eylül sayısı, “Özgürlük bıraktıkları yolda yaşayacak” manşetiyle yayımlandı.    Newaya Jin gazetesinin Eylül sayısı, “Özgürlük bıraktıkları yolda yaşayacak” manşetiyle okuyucuyla buluştu. Gazete, savaş koşulları nedeniyle daha önce gerçekleştirilemeyen ve bu süreçte yapılan taziye ve anmaları manşetine taşıdı.   Eylül sayısında kadın özgürlük mücadelesi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Rojava, jineoloji, ekoloji, kültür ve özel savaş politikaları farklı yazı ve röportajlarla ele alındı.   Çerçeve yasa ve Rojava   Raperin Munzur, “Kök yasa mı çerçeve yasa mı?” başlıklı yazısında Meclis gündemindeki çerçeve yasa tartışmalarını Barış ve Demokratik Toplum Süreci üzerinden değerlendiriyor. Munzur, sürecin ilerleyebilmesi için yeni yasal düzenlemelere işaret ederken, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve başmüzakereci olarak sürece katılımının önemine dikkat çekiyor.   Rojbin Deniz ise “Rojava denkleminde entegrasyon” başlıklı yazısında Rojava’daki gelişmeleri ele alıyor. Kadınlar açısından yeni bir mücadele döneminin ortaya çıktığına dikkat çekilen yazıda, Ortadoğu’daki gelişmeler ekseninde savunma ve yeni toplumsal yapılanma tartışılıyor.   Demokratik toplum ve özgür birey   Gazetenin forum sayfasında, Abdullah Öcalan’ın 24 Eylül 1993 tarihli çözümlemelerinden seçilen değerlendirmelere “Ne ucuz sevin ne de ucuz sevilin” başlığıyla yer veriliyor. Değerlendirmelerde insanın kendi gerçekliğini tanıması, dönüşüm ve özgürleşme konuları ele alınıyor.   Gule Şehmuz da “Tarihsel yaşam biçimi olarak komün” başlıklı yazısında komün düşüncesinin tarihsel köklerini ve günümüzdeki karşılığını tartışıyor. Yazıda toplumsal yaşamın örgütlenme biçimleri üzerinden komünal anlayışın tarihsel gelişimi ele alınıyor.   Gazeteci Nezahat Doğan’ın PAJK Koordinasyon üyesi Evindar Ararat ile gerçekleştirdiği röportajda ise Ortadoğu’daki gelişmeler, demokratik toplum ve özgür birey tartışılıyor. Şengal ve Rojava deneyimlerine dikkat çeken Evindar Ararat, özgür birey ve toplumsallık arasındaki ilişkiye ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.   Kadınların politika üretmesi   Pelşîn Tolhildan, “Çözümlü olmak, özgürlük politikasını geliştirmektir” başlıklı yazısında kadınların özgürlük mücadelesinde politika ve örgütlenmenin önemini ele alıyor. Kadınları politik alanın dışına iten yaklaşımlara dikkat çeken Tolhildan, kadınların bulundukları yaşam alanlarında ekonomik, sosyal, sağlık ve eğitim gibi sorunlara karşı birlikte politika üretmesinin önemine vurgu yapıyor.   Özel savaş politikaları   “Têkoşîna li dijî ‘Şerê Taybet’: Platforma Şiyar Be!” başlıklı röportajda ise uyuşturucu, fuhuş ve özel savaş politikalarına karşı oluşturulan Platforma Têkoşîna li Dijî Hişbirê ya Şiyar Be’nin çalışmaları anlatılıyor.   Platformun eş sözcüsü avukat Gülşen Demir, 26 Nisan 2025’te kurulan ve başta Amed olmak üzere birçok kentte çalışma yürüten platformun kuruluş sürecini, özel savaş politikalarını ve “Rabin” inisiyatifini anlatıyor. Gülşen, kadınların ideolojik olarak güçlenmesi, bilinçlenmesi ve örgütlü mücadelesinin özsavunmanın temel unsurlarından olduğunu belirtiyor.   Kadın kırımına karşı mücadele   Suna Tunç, “Başur Kurdistan: Ger ez ji te veqetim, ma divê ez bimirim?” başlıklı yazısında kadınlara yönelik şiddeti ilişkiler ve ayrılık süreçleri üzerinden ele alıyor. Kontrolcü ilişkilerin kadınların yaşamına etkisinin değerlendirildiği yazıda, kadınların kendi yaşamları üzerindeki karar hakkı ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği tartışılıyor.   Kültür, kimlik ve demokratik toplum   Azê Botan ise yazısında kültür, kimlik ve demokratik toplum arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Demokratik toplum tartışmasının kültür ve sanat alanlarından ayrı düşünülemeyeceğine dikkat çekilen yazıda, toplumsal örgütlenmenin güçlenmesinin kültürel ve sanatsal üretime etkisi değerlendiriliyor.   Bir annenin insan ticaretine karşı mücadelesi   Fidan Yıldırım’ın “İnsan kaçakçılığıyla mücadeleye adanmış bir ömür: Susana Trimarco” başlıklı yazısı, Arjantin’de kızı kaçırıldıktan sonra insan ticaretine karşı mücadele başlatan Susana Trimarco’nun hikayesini konu alıyor. Yazıda, Trimarco’nun yıllara yayılan mücadelesinin insan ticareti ağları, cinsel şiddet, yolsuzluk ve cezasızlığı nasıl kamuoyu gündemine taşıdığı aktarılıyor.   ‘Orman kimin?’   Menekşe Kızıldere, “Orman kimin?” başlıklı yazısında iklim krizi ve orman yangınlarına odaklanıyor. Kuraklık ve artan sıcaklıkların yangınlar üzerindeki etkisine dikkat çekilen yazıda, ormanların toplumsal hafıza ve gelecek açısından taşıdığı önem ile doğanın korunmasında kadınların ve gençlerin örgütlü mücadelesi ele alınıyor.   Jineoloji deneyimi   Gazetenin jineoloji sayfasında ise Avrupa’da 10 yılı aşkın süredir devam eden jineoloji deneyimine yer veriliyor. Berfin Güneş, “Kadın hakikatinden toplumsallaşmaya uzanan bir arayışın izleri” başlıklı yazısında jineolojinin kadınların yaşamlarını, tarihlerini ve toplumsal ilişkilerini yeniden sorgulamalarına açtığı alanları değerlendiriyor. Beden, aile, aşk, emek, doğa, göç ve kimlik gibi başlıkların birbirinden koparılmadan ele alınmasının önemine dikkat çekiliyor.   Newaya Jin’in Eylül sayısının tamamına gazetenin internet sitesinden ulaşılabiliyor.