Medya Êlih'teki işkenceyi nasıl gördü? 2026-06-21 09:06:15   Beritan Tunç   HABER MERKEZİ - Êlih’te faaliyet yürüten Özel Şifa Bakım Merkezi’ne yönelik taciz, tecavüz ve ölüm iddialarında havuz medyanın tepkisizliği, Türkiye’de çocuklara ve engelli bireylere yönelik sistematik şiddetin nasıl işlendiğini ortaya koyarken, medyanın ise şiddeti nasıl görünmez kılındığını da açığa çıkardı.   Êlih’te (Batman) faaliyet yürüten Özel Şifa Bakım Merkezi’nde yaşanan işkence, cinsel taciz, tecavüz ve şüpheli ölüm iddialarının ardından soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ve tutuklandığı belirtilirken, dosya ana akım medyada “Bakım merkezinde kötü muamele” başlığından öteye gidemedi.   Medya işkenceyi nasıl gördü?    Dosya, yalnızca bir soruşturma süreci olarak değil, aynı zamanda medya dilinin çocuklara yönelik şiddeti nasıl çerçevelediğini göstermesi açısından da dikkat çekti. Ele alınan ilk unsur, haber dilinin şiddeti doğrudan tarif etmek yerine devletin müdahalesini merkeze alması oldu. “Soruşturma başlatıldı”, “müfettiş görevlendirildi”, “tutuklamalar yapıldı” gibi ifadeler haberlerin ana omurgasını oluştururken, dosyada yer alan cinsel taciz, fiziksel şiddet ve şüpheli ölüm iddiaları çoğu zaman geri plana itildi. Bu dil ise yaşatılan şiddetin öznesinin görünmez, devletin müdahale kapasitesini vurgulayıcı nitelikte.   Böylece özne değişti. Çocuklar görünmez oldu. Şiddet görünmez oldu.   Ana akımda yer alan haberler “Batman Şifa özel rehabilitasyon merkezinde ne yaşanmıştır? İhmal ve denetimsizlik söz konusu olmuş mudur? Olayla ilgili etkin ve kapsamlı bir soruşturma başlatılmış mıdır? Çocukların ve engelli bireylerin güvenliğini sağlamakla yükümlü kurumlar gerekli sorumluluğu yerine getirmiş midir?” sorularını sormayarak, aslında yapısal boyutu haberleştirmek yerine dosyayı adli süreç başlıklarına sıkıştırdı. Operasyon, gözaltı ve tutuklama gibi kavramlar haberin merkezine yerleşirken, çocuklara ve engelli bireylere yönelik hak ihlalleri görünmez kaldı.   Failler korundu   Örneğin, DHA’nın  yayınladığı haberde   "iddialar değerlendirildi", "16 şüpheli tutuklandı", "müfettiş görevlendirildi" gibi pasif kavralar kullanılması yine suçun faillerini değil, kurumsal refleksin merkezileştirilmesi esas alındı.  Aynı şekilde Türkgün sitesinde “Özel bakım merkezinde engelli bireylere kötü muamele cezasız kalmadı” başlığıyla servis edilen haberde ne bakım merkezinin ismi yer alıyor ne de işlenen suç “Kötü muamele”den ileri gidiyor. Yalnızca valiliğin yaptığı açıklama üzerinden geçiriliyor haber. Habere Güven isimli haber sitesi ise “Batman’daki Özel Bakım Merkezi Hakkında Meclise Taşınan Ağır İddialar” yaşanan sistematik şiddeti, hak ihlallerini, haberin merkezinde bir gerçeklik olarak değil, tartışmaya açılan bir gündem başlığı olarak konumlandırıyor.   Öte yandan ana akım medya organlarının önemli bir bölümünün Özel Şifa Bakım Merkezi’nde ortaya çıkan cinsel işkence, kötü muamele ve şüpheli ölüm iddialarını ya hiç gündemine almaması ya da kısa ajans satırlarıyla geçiştirmesi, çocuklara ve engelli bireylere yönelik şiddetin nasıl bilinçli biçimde görünmez kılındığını bir kez daha ortaya koydu. Ağır hak ihlallerine rağmen haberleştirilmeyen ya da “Soruşturma”, “İddia” ve “Adli süreç” kalıplarına sıkıştırılan bu dosya, medyanın hangi yaşamları görünür kıldığına, hangilerini ise sistematik olarak dışarıda bıraktığına dair politik bir tercih olarak öne çıktı.   Buradaki asıl mesele yalnızca neyin haber yapıldığı değil, neyin ısrarla görünür kılındığıdır; Çünkü görünür kılınmayan her şiddet, yeniden üretilmeye devam eder.