Beritan Güneş: Kürt Çalışmaları Başkanlığı kurulsun 2026-11-06 15:56:59   ANKARA- Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinde konuşan DEM Parti Mêrdin Milletvekili Beritan Güneş Altın, “Bu çatı altında Türk Çalışmaları Başkanlığı gibi Kürt Çalışmaları Başkanlığı, Alevi Çalışmaları Başkanlığı ve daha birçoğu kurulsun. Bütçeden eşit bir şekilde faydalansın. O zaman bu bütçe hepimize helali hoş olsun” dedi.   Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu, 2027 Yılı Merkezi Bütçe görüşmeleri devam ediyor. Komisyonun bugün yaptığı oturumda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, 2027 bütçesi görüşülüyor. Komisyon, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un 2027 bütçesinin sunumuyla başlayan görüşme, milletvekillerinin konuya dair değerlendirmeleriyle devam ediyor.   ’Tek tipçi bir tarih anlayışınız var’   Burada söz alan DEM Parti Mêrdin Milletvekili Beritan Güneş Altın, beş dilde selamlama yaptı. Beritan Güneş Altın, “Anadolu’nun kadim dillerinin ahenk ve enerjisini Kültür ve Turizm Bakanlığı bürokrasisinde de görmeyi çok arzu ederdik Sayın Bakan. Ama maalesef halkların ve kültürlerin kadim enerjisinin bakanlığınızda çok da yer edinmediğini, bu farklılıklar karşısında ne yazık ki betonlaşmış, tek tipçi bir tarih anlayışını ve onun yansımasını karşımızda gördüğümüzü ifade edelim. 57 devirdir bakanlığınız, Mezopotamya ve Anadolu halklarının Kürdistan gerçekliği karşısında tek tipçiliği kuşanmış durumda. Bu tek tipçilik karşısında Sayın Bakan, konuşmanızı hayretle dinledik. Çünkü konuşmanızda bahsettiğiniz eşsiz kültürel miraslar, bu topraklarda yaşayan Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Alevilerin, Ermenilerin, Süryanilerin, Rumların, Çerkeslerin, Lazların, Romanların yüzlerce yıllık ortak üretiminin somut olmayan mirasıdır. Sizin bakanlığınıza yöneltilecek en kritik soru ise bu ortak mirasın sahibi olan halkları ne kadar temsil ettiğiniz, onlara ne kadar güç verdiğiniz ve bütçenizden ne kadar pay ayırdığınızdır. Az önce sizi selamladığım beş dilin dördü Sayın Bakan, ne yazık ki UNESCO koruma listesinde yer alan, yok olmaya yüz tutmuş diller arasındaki Kurmançki, Zazaki, Süryanice ve Ermeniceydi” diye belirtti.   ‘Yok olmaya yüz tutmuş dillerden sorumlusunuz’   Konuşmasının başında kullandığı beş dilden dördünün UNESCO’nun yok olma tehlikesi altındaki diller listesinde yer aldığını belirten Beritan Güneş, “Az önce sizi selamladığım beş dilin dördü ne yazık ki UNESCO koruma listesinde yer alan, yok olmaya yüz tutmuş diller arasındaki Kurmançki, Zazaki, Süryanice ve Ermeniceydi. Oysa yüz yıl önce bu diller, bu toprakların en güçlü kültürel varlıklarıydı. Yüz yılın sonunda eğer bu diller yok olmaya yüz tutmuşsa Sayın Bakan, bu tam olarak sizin sorumluluğunuzdadır. Yüz yılın başında yanlış iliklenmiş o gömlek bu toplumun üzerine otursun diye orasını burasını çekiştiriyoruz, yamalıyoruz fakat o yamalı gömlek halkların üzerine oturmuyor. Bu toplumun bağrında Cılo Berk’leri, Qırasso Xeftan’ları, dengbêjlerin ezgileri, halk divanları, Anadolu deyişleri, govendleri, horonu, kemençesi, bakır ustalarının nakışı var. Kapımızı Anadolu ve Mezopotamya halklarına kapatmak yerine sonuna kadar açmalısınız. Bu ihtiyacı, içinde bulunulan sürecin bir gereği olarak görmelisiniz. Çözüm çağrımız nettir. Üzerlerine kapıların kapatıldığı kimlikler, gözlerin görmezden geldiği kültürler, kulakların sağır kesildiği diller, kamu kurumlarına ve kamusal yaşama demokratik bir şekilde entegre edilmelidir” diye konuştu.   ‘4 bin 971 Kürtçe eser Türkçeleştirildi’   Kültürel çalışmaların demokratik entegrasyon açısından önemine dikkat çeken Beritan Güneş, Kürtçe eserlerin Türkçeleştirilmesini eleştirerek, “Son bir araştırmaya göre en az 4 bin 971 Kürtçe eser, bizzat Kültür Bakanlığımızca desteklenen kimi derlemelerle Türkçeleştirildi. Bakanlığımızca desteklenen bu çevirilerde mesela ‘Keleşo Nobedar’, ‘Vay Le Le Vay’ oluvermiş. ‘Geliyê Zîlan’, ‘Uçun Kuşlar Medine’ye’ dönüşmüş durumda. Elbette bu aymazlığın bütçeyle bir alakası var. Çünkü siz de az önce telif hakkı meselesindeki hukuki ihtilafların eşit ve makul koşullarda bitirildiğini ifade ettiniz ama Türkçeleştirilen Kürtçe şarkılara dair hukuk yolu dahi söz konusu değil. Zazaki, yıllardır yok olmaya yüz tutmuş diller kategorisinde. Peki, Türk Dil Kurumu alarma geçiyor mu? Geçmediği apaçık ortada. Peki, sorarım, alarma geçmesi gereken kurum hangisi? Zazalar, Kürtler bu ülkenin eşit yurttaşı değil mi? Faize, yandaşa kaynak ayrılacağına dile ve kültüre kaynak aktarılmalıdır. Ama tek tipçilikte ısrarla olmaz. Sanki ülkede tek bir dil, tek bir tarih varmış; Kürt’ün, Roman’ın, Çerkes’in dili ve kültürü için çabalamak bu bakanlığın işi değilmiş gibi davranamazsınız” ifadelerini kullandı.   ‘Kürt Çalışmaları Başkanlığı kurulsun’   Dil ve kültür çalışmalarının yeniden yapılandırılması çağrısında bulunan Beritan Güneş, “Zazacanın yok olması karşısında sessiz kalamazsınız. Gelin, herkesin hakkı olan bu bütçeden herkesin adil bir şekilde faydalanması için Kültür Bakanlığı’na bağlı tüm dil ve tarih çalışmalarını Anadolu ve Mezopotamya Dilleri ve Kültürleri Yüksek Kurumu altında birleştirelim. Bu çatı altında Türk Çalışmaları Başkanlığı gibi Kürt Çalışmaları Başkanlığı, Alevi Çalışmaları Başkanlığı ve daha birçoğu kurulsun. Bütçeden eşit bir şekilde faydalansın. O zaman bu bütçe hepimize helali hoş olsun. Kütüphaneler ve Yayınlar Genel Müdürlüğü’ne 65, 6,5 milyar lira kaynak ayırdınız. Kürtçe ve birçok dilde yayın yapan yayınevleri ise bu destekten neredeyse hiç yararlanmıyor Sayın Bakan. Hakkı kalan halkların bu bütçeye rızası yoktur, bilesiniz” dedi.   ‘Dara’nın tanıtımında Kürtçe yok’   Bakanlığın kültürel mirasa yaklaşımını eleştiren Beritan Güneş, “Şu anda size antik bir dünyadan bahsetmişim gibi hissediyorum. Çünkü sanıyorum bu komisyon ve bu bakanlık daha çok turizmi, otelleri, turistlerin sayısını, dolar girdisini hesaplayan; rakamların konuşulduğu kapitalist bir bakıştan besleniyor. Fakat ben sizi kültürlerin eşsiz dünyasına davet ediyorum. Tarihin başlangıç noktalarına çağırıyorum. Boncuklu Tarla’ya, Dara Antik Kenti’ne, Göbeklitepe’nin keşfedilmemiş Taş Tepeler coğrafyasına sizleri davet ediyorum. Dara demişken Mardin’e geçelim. İl Kültür Müdürlüğü’nün sitesine giriyoruz. Orada gezilecek yerler var ve bunlar İngilizce, İspanyolca, Rusça anlatılmış ama Dara’yı anlattığınız diller arasında Dara köylüsünün konuştuğu Kürtçe yok. Hemen komşu köyün konuştuğu Arapça yok. Onun yanındaki köyde konuşulan Süryanice yok. Bunu tanımlamayı tam olarak size bırakıyorum” ifadelerini kullandı.