HTŞ ile bağlantılar Meclis gündeminde 2026-01-23 11:47:46   ANKARA - DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal Aslan, Dışişleri Bakanına yönelttiği soruda, “Türkiye, HTŞ’nin kontrolündeki bölgelerde kurulan siyasal ve idari yapılara hangi diplomatik, siyasi veya teknik destekleri sağlamıştır?” dedi.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Newroz Uysal Aslan, Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldıran ve Türkiye’nin desteklediği HTŞ çetelerine dair Dışişleri Bakanlığı’na soru önergesi verdi.    Newroz Uysal Aslan, önergede şunları belirtti: “Ortadoğu’nun son on beş yılı bize şunu defalarca gösterdi: İsimler değiştirildi, vitrinler yenilendi, ama silahların dili, zihniyetin karanlığı ve sivil halka yönelen suçlar değişmedi. Bugün ‘Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ)’ adıyla anılan yapı, bu sürekliliğin en çıplak örneklerinden biridir. El-Kaide ve IŞİD hattından gelen, geçmişi katliamlarla, zorla yerinden etmelerle, mezhepçi şiddetle örülmüş bir cihatçı yapıdan söz ediyoruz. Ve bugün, bu yapının uluslararası alanda parlatılarak ‘meşru aktör’, hatta ‘devletleşme’ zeminine taşındığı bir döneme tanıklık ediyoruz.”    Dışişleri Bakanlığın yanıtlaması istemiyle şu sorular yöneltildi:    “*Türkiye’de kendi resmi terör listesinde yer almış Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve lideri Colani ile bugüne kadar doğrudan veya dolaylı hangi tarihlerde, hangi düzeylerde ve hangi başlıklarda temas kurmuştur? Bu temasların içeriği nedir?   *HTŞ’nin ve Colani’nin uluslararası düzeyde ‘meşru aktör’ ve ‘Suriye’nin muhatabı’ haline getirilmesi sürecinde Türkiye hangi toplantılara katılmış, hangi girişimlerde bulunmuş ve hangi mutabakatların tarafı olmuştur?    *HTŞ gibi geçmişi ağır savaş suçlarıyla anılan bir yapının uluslararası alanda devletleşme sürecine taşınmasının, Türkiye bakımından orta ve uzun vadede doğuracağı güvenlik, hukuk ve dış politika risklerine ilişkin Bakanlığınızın bir etki analizi bulunmakta mıdır?   *HTŞ’nin kontrolündeki bölgelerde kurulan siyasal-idari yapılara ilişkin olarak Türkiye hangi diplomatik, siyasi veya teknik destekleri sağlamıştır?   *Son bir yıl içinde Türkiye Cumhuriyeti ile Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) arasında doğrudan ya da dolaylı biçimde yapılmış yazılı veya sözlü herhangi bir mutabakat, anlaşma, protokol ya da güvenlik düzenlemesi bulunmakta mıdır? Varsa bunların tarihleri, tarafları ve kapsamı nedir?   *Son bir yıl içinde Türkiye’nin bilgisi, onayı veya koordinasyonu dahilinde HTŞ’ye veya HTŞ kontrolündeki yapılara herhangi bir silah, mühimmat, askeri teçhizat, zırhlı araç, İHA/SİHA, elektronik sistem, lojistik destek veya askeri eğitim sağlanmış mıdır?   *HTŞ’nin geçmişte işlediği sivil katliamlar, zorla yerinden etmeler ve mezhep temelli suçlar bakımından Türkiye’nin tutumu nedir? Bu suçlar hakkında uluslararası ceza soruşturması ve yargılama mekanizmalarının işletilmesi yönünde herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur?   *6 Ocak’ta Halep’te Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zeyd mahallelerine; devamında Kuzey ve Doğu Suriye’ye yayılan saldırılar öncesinde Türkiye’nin bilgisi, onayı veya herhangi bir koordinasyonu olmuş mudur?   *Bu saldırılarda sivil yerleşimlerin, enerji ve su altyapısının, sağlık merkezlerinin hedef alınması Türkiye tarafından uluslararası insancıl hukukun ihlali olarak değerlendirilmekte midir?    *Türkiye’nin Suriye politikasında ‘ulusal güvenliğe tehdit’ olarak tanımlanan esas unsur, sahadaki somut askeri riskler midir; yoksa Kürtlerin siyasal statü ve özne haline gelmesi midir?   *Türkiye, terör listesinde bulunan bir yapının devletleşmesine zemin sunan ve Kürt halkını hedef alan bu sürecin sonunda ortaya çıkabilecek zorla yerinden etme, demografik tasfiye ve kolektif yok etme riskleri bakımından kendisini tarihsel ve hukuki olarak sorumlu görmekte midir?”