Kobanê’den bugüne Rojava: Direniş ve özgürlük mücadelesi sürüyor 2026-11-01 09:06:39   Gülistan Gülmüş   RIHA – Dünya Rojava Günü dolayısıyla Kobanê direnişinin tarihsel önemine dikkat çeken PYD Kadın Meclisi Sözcüsü Bedia Emho, kadınların öncülüğünde kazanılan zaferin bugün de Rojava’daki mücadeleye yön verdiğini belirterek, yeni Suriye’nin inşasında kadınların yer alması ve demokratik entegrasyonun hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.   DAİŞ çetelerinin 15 Eylül 2014’te ağır silahlarla Kobanê’ye yönelik başlattığı saldırılar, kısa sürede kentin kuşatılmasına ve binlerce kişinin yerinden edilmesine neden oldu. Saldırıların yoğunlaştığı 7 Ekim 2014’te dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şu anda Kobanê de düştü, düşüyor” sözleriyle kentin düşeceğini ifade etti. Ancak tüm saldırılara ve kuşatmaya rağmen Kobanê’de direniş büyüdü. Kürdistan’ın dört parçasından ve dünyanın farklı yerlerinden gelen gençler, Kobanê savunmasına katıldı. Büyüyen direniş, 26 Ocak 2015’te kentin DAİŞ’ten özgürleştirilmesiyle sonuçlandı.   Demokratik Birlik Partisi (PYD) Kadın Meclisi Sözcüsü Bedia Emho, 2 Kasım Dünya Rojava Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu.   ‘Hem fiziksel hem de düşünsel olarak sınırlar aşıldı’   Dünya Rojava Günü’nün anlam ve önemine dikkat çeken Bedia Emho, “Bugünü öncelikle devrim şehitleri adına kutluyorum. Bu gün çok anlamlı ve önemli. Çünkü Kobanê’de savaş şiddetlendiğinde bütün dünyanın nasıl ayağa kalktığını, gençlerimizin hem fiziksel hem de düşünsel olarak sınırları nasıl aşıp geldiğini gördük. O dönem birçok genç yönünü Kobanê’ye çevirdi. Kobanê denildiğinde insanın aklına doğrudan Rojava geliyor. Çünkü Kobanê yalnızca bir kent değil, Rojava’nın tamamını temsil eden bir yerdi. Burası çok büyük anlam taşıyor. Sınırları aşarak gelen birçok genç, Kobanê’de bir yudum su dahi içemeden şehadete ulaştı. Kürdistan’ın dört parçası adeta birleşti. Dört parça Kürdistan’dan savaşçılar buraya geldi. Birlik ruhu burada ilk kez kendini kanıtladı. Bu, çok anlamlı ve önemliydi” diye konuştu.   ‘Arîn Mîrkanların fedakârlığından Revanların mücadelesine…’   Kürt kadınların Kobanê savaşında sergilediği direnişi anlatan Bedia Emho, o günlere ilişkin şunları söyledi: “Eşsiz bir savaş vardı. Her savaşçı destansı bir tarih yazdı. Her biri farklı bir hikâye yarattı. Kısıtlı imkânlara rağmen büyük bir irade ve ideolojik kararlılıkla başarıya ulaşıldı. Bu direniş dünyaya örnek oldu ve öyle ki bir dünya günü olarak kabul edildi. 19 Temmuz 2012’de devrim içinde devrim yaşandı. Aynı şekilde 2013’te YPJ’nin kuruluşu ilan edildi. 2014’te DAİŞ’e karşı verilen mücadelede kadın savaşçıların sesleri, renkleri, zılgıtları ve mücadeleleriyle nasıl direndiklerini gördük. DAİŞ çeteleri kadınların elinden ölmek istemiyordu. ‘Onların elinden ölürsek cennete gidemeyiz’ diyorlardı. Kadınlar, silahlarından ve direnişlerinden önce zılgıtlarıyla bile eşsiz bir mücadele ortaya koyuyordu. Tarih boyunca kadınlar hep ‘ezilen ve iradesiz’ olarak tanımlandı. Ancak Kobanê’de kadınlar üstlendikleri rolle bunun tam tersini gösterdi. Şehit Arîn Mîrkan’ın direnişi ve fedakârlığı ile Revanların mücadelesi bütün dünyaya yayıldı. Kadın iradesi burada kendini kanıtladı ve zaferi getirdi.”   ‘Demokratik entegrasyonun hayata geçirilmesini bekliyoruz’   Rojava’da zaman zaman devam eden saldırıların, geçmişte elde edilen kazanımlara karşı bir intikam girişimi olduğunu belirten Bedia Emho, 29 Ocak anlaşmasını hatırlatarak şöyle konuştu: “Bugün hâlâ Rojava’ya ve Kobanê’ye yönelik devam eden saldırıları, 2014’te ortaya konulan mücadeleden intikam alma girişimi olarak görüyorum. Erdoğan çıkıp ‘Kobanê düştü, düşecek’ demişti. Ancak gençlerin iradesiyle Kobanê’nin düşmesine izin verilmedi. Bugün de aynı mücadeleyi sürdürüyoruz ve Kobanê’nin düşmesine izin vermeyeceğiz. 29 Ocak anlaşmasının ardından demokratik entegrasyonun hayata geçirilmesini bekliyoruz. Yeni Suriye yönetiminde bunun mücadelesi verilmeli. Bizler, özellikle de kadınlar, orada yer almalıyız. Ödenen bunca ağır bedele ve şehitlerin direnişine sahip çıkan bir anlayışla demokratik entegrasyonun hayata geçirilmesini bekliyoruz.”   ‘Önder Apo sayesinde varlığımızı kanıtlıyoruz’   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın paradigması doğrultusunda Rojava Devrimi’nin ardından bölgede demokratik bir sistemin inşa edildiğini belirten Bedia Emho, sözlerini şöyle tamamladı: “Önder Apo sayesinde bizler burada varlığımızı kanıtlıyoruz. Bir kez daha sözümüzü yeniliyoruz. Yeni Suriye’de varlığımızı yasal ve hukuki güvence altında sürdürecek, yerimizi alacağız. Silahların bırakılmasıyla birlikte artık siyaset yapacağız. Bu gün tarihte asla unutulmayacak. Çünkü burada tarihî destanlar yazıldı. Bütün kısıtlı imkânlara rağmen Kürt halkı burada varlığını ortaya koydu. Bugünü bir kez daha kutluyoruz. Direnmek yaşamaktır. Başkan Apo’nun da dediği gibi, ‘Umut, başarıdan çok daha kıymetlidir.’”