Nagihan Akarsel birçok kentte anıldı: Kalemi yerde kalmayacak 2026-10-04 14:19:26   HABER MERKEZİ – Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, Jineoloji Dergisi editörü, gazeteci ve yazar Nagihan Akarsel, katledilişinin dördüncü yılında birçok kentte düzenlenen etkinliklerle anıldı.   Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, Jineoloji Dergisi editörü, gazeteci ve yazar Nagihan Akarsel, katledilişinin dördüncü yılında birçok kentte anıldı. 4 Ekim 2022’de Güney Kürdistan’ın Silêmanî (Süleymaniye) kentinde evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledilen Nagihan Akarsel için birçok kentte anma programları düzenlendi.   Anmalarda Nagihan Akarsel’in yaşamı, gazetecilik ve jineoloji çalışmaları anlatılırken, yazı ve şiirleri okundu. Etkinliklerde “Jin Jiyan Azadî” ve “Şehîd namirin” sloganları atıldı.   Konya   Nagihan Akarsel, Konya’nın Cihanbeyli ilçesine bağlı Gölyazı köyünde bulunan mezarı başında anıldı. Anmaya Nagihan Akarsel’in ailesi, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Jineoloji Araştırmaları Merkezi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Özgül Saki, DEM Parti Konya İl ve İlçe örgütlerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Nagihan Akarsel’in doğduğu evde bir araya gelenler, kitlesel bir şekilde mezarlığa geçti.   Anmada Nagihan Akarsel’in mezarına çiçekler bırakılırken, onun şahsında özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından “Şehid namirin” sloganları atıldı.   ‘Jin Jiyan Azadî felsefesine bir saldırıydı’   Burada konuşan Özgül Saki şu ifadeleri kullandı: "Nagihan Akarsel’i 11 kurşunla bizim elimizden aldılar. Tek bir kadının bedeninde bir yaşam felsefesine saldırıydı. Jin Jiyan Azadî, felsefesine bir saldırıydı. Nagihan’ın hakikati; bilimin ışığında duygu ve düşünceyle harmanlayarak bize ulaştırmasının önünü kesmek istediler. O mücadele kuşkusuz devam ediyordu. Yazılarında şöyle yazıyordu: ‘Ben direnişin yaşamla özdeş olduğu bir coğrafyadan size sesleniyorum. Kadınların, direniş yöntemleri onların aynı zamanda yaşamda kalma yöntemleri.’”   ‘Hakikatlerini açığa çıkarmak bizim sorumluluğumuz’   “Onların bize bıraktığı mücadele perspektifi ve yaşam felsefesi bizim yolumuzu aydınlatacak” diye belirten Özgül Saki, “Bir süreç yaşanıyor. Hakikatle yüzleşmekten bahsediyoruz. Nagihan’a saldıran kurşunu atan belki tutuklandı. Ama o mekanizma daha açığa çıkmadı o sorumluluk hala bizde. Nagihan’ı, Nazım Daştan’ı ve Cihan Bilgin’i, basın emekçilerini, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren mücadele arkadaşlarımızın hakikatini açığa çıkarmak bizim sorumluluğumuz. Bunun mücadelesini vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.   ‘Şehid Namirin’   Ardından konuşan gazeteci Diren Yurtsever ise Nagihan Akarsel’in uzun soluklu bir hakikat mücadelesi yürüttüğüne dikkat çekerek, “Bizler de Nagihan'ın ve yitirdiğimiz diğer basın şehitlerimizin bize açtığı yolda onlara layık olmanın çabası ile yürüyeceğimizin söylüyoruz. Ne Nagihan'ın ne diğer basın şehitlerimizin kalemi yerde kalmayacak. Şehitler en soylu gerçeklerdir, yaşamı temsil eden değerlerdir. Bize düşen de onlara layık olmak ve onlarla aramızdaki bu mesafeyi açmamak. Onların yolu başarının ve zaferin yoludur. Şehid Namirin" dedi.   ‘Hakikatin sırrına ermiş bir gazeteciydi’   Nagihan Akarsel’in manevi ailesi Reyhan Yıldırımcı ise “Gölyazı’nın kadim toprakları sıradan bir ölümü göğsünde saklamıyor” diyerek devamında şöyle konuştu: “Nagihan başı dik, korkusuzca hakikatin sırrına ermiş bir gazeteciydi, yazardı. Benim yüreğimde bir evladımdı, yoldaşımdı. Yaşamı birlikte paylaştık. Süleymaniye’de Nagihan’ın her bir fikri toprağa düştüğü anda birçok kadının fikrinde bir tohuma dönüştü. O tohum bize tekrar kadının kendiyle buluşmasını açığa çıkarttı.”   Anma, “Jin Jiyan Azadî” sloganıyla son buldu.     Mersin   TJA öncülüğünde, MersNagihan Akarsel için DEM Parti Mersin İl Örgütü binasında anma etkinliği düzenlendi. Anmaya Mersin Demokratik Kurumlar Platformu, Mersin Barış Anneleri Meclisi ve çok sayıda yurttaş katıldı. Salona “Jin Jiyan Azadî” pankartı asıldı. Nagihan Akarsel’in fotoğrafının bulunduğu masa sarı, kırmızı ve yeşil flamalarla süslendi. Barış Anneleri anma için hazırlanan mumları yaktı.   Anma, Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için Nagihan Akarsel şahsında yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından Nagihan Akarsel’in yaşamını anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.   Anmada konuşan TJA aktivisti Şadiye Manap, bu ayın aynı zamanda 9 Ekim uluslararası komplosunun yıl dönümü olduğunu belirterek, mücadelede yaşamını yitirenleri andıklarını söyledi. Şadiye Manap, “Tarihimiz bu kahramanların sayesinde bu güne geldik. Heval Nagihan’da bu kahramanlardan bir damladır bir çiçektir. Şehitleri anmak aynı zamanda onların mücadelesini sürdürmektir. Buda onların hayallerini gerçekleştirmektir. Biz onların hayallerini gerçekleştirirsek onların yaşatabiliriz. Biz burada onların hayallerini gerçekleştirme sözünü veriyoruz” şeklinde konuştu.   Konuşmanın ardından Nagihan Akarsel’in şiirleri okundu. Saz eşliğinde stranlar seslendirildi. Anma, “Şehîd namirin” ve “Jin Jiyan Azadî” sloganlarıyla sona erdi.   İzmir   DEM Parti İzmir Kadın Meclisi ve TJA öncülüğünde DEM Parti İzmir İl Örgütü binasında Nagihan Akarsel için anma programı düzenlendi. Anmaya Barış Anneleri, TJA aktivistleri, demokratik kurum temsilcileri ile çok sayıda kadın katılırken, anmanın düzenlendiği salona Nagihan Akarsel’in fotoğrafları asıldı.   Anma programı, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından sinevizyon gösterimi izlendi.   Sinevizyon gösteriminin ardından Nagihan Akarsel’in yazı ve şiirleri okundu.   Anma programı, okumaların ardından sona erdi.   Şirnex    TJA öncülüğünde Şırnex’in Silopîya (Silopi) ilçesinde Nagihan Akarsel’in katledilişinin 4’üncü yılında anma programı gerçekleştirildi. DEM Parti İlçe Örgütü binasında gerçekleştirilen anma programına çok sayıda kişi katıldı. Programın gerçekleştirildiği salona Nagihan Akarsel’in fotoğrafları bırakılırken, fotoğrafların bulunduğu yerde mumlar yakıldı. Program, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Ardından “Şehîd Namirin” sloganları atıldı.   ‘Onların yolunda olacağız’   Anma programında konuşan Şirnex MEBYA-DER Eşbaşkanı Esmer Çıkmaz, “Nagihan’ın yolunda yürüyen binler var ve onun hayalleri muhakkak hayata geçirilecektir. Şahadetinin üzerinden 4 yıl geçti ama onlar her zaman bizim için ölümsüzdür” dedi.   Ardından konuşan TJA aktivisti Çimen Fidan, “Şehitlerin yaşamına baktığımızda her birinin bir günü kitaplaştırılacak bir yaşamdı. Nasıl ki yıllar önce Kürdistan coğrafyasını dört parçaya bölmek isteyen zihniyete karşı bir direniş sergilenmişse Heval Nagihan’ın yaşamı da buna benzer bir yaşamdı. Kürdistan’ın dört parçasında çalışmalar yürüttü. Kadın tarihine baktığımızda ise kadınları yok etmek isteyen zihniyete karşı özgürlük hareketi içerisinde birçok kadın burada yer aldı. Kadınlar bu mücadelede iki kimlik için savaştı. Hem kadın kimliği hem de Kürt kimliği için Kürt kadınları mücadele etti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kadınlara açtığı yolda Heval Nagihan gibi binlerce kadın yer aldı. Bu ay boyunca birçok şehidi andık. Ama bugün eğer ki bu aşamaya geldiysek, şehitlerin direnişi sayesinde oldu. Bizler de buradan söz veriyoruz, onların hayalleri gerçekleşene kadar, Kürt Halk Önderi özgürlüğüne kavuşana kadar onların yolunda olacağız” diye konuştu.   Konuşmaların ardından Nagihan Akarsel’in anısına hazırlanan sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyon gösteriminin ardından Nagihan Akarsel’in şiirleri seslendirildi.   Anma programı, okunan şiirlerin ardından “Jin jîyan azadî” sloganıyla sona erdi.   Wan    MKG, Jineolojî Dergisi ve DFG öncülüğünde, Nagihan Akarsel’in katledilişinin 4’üncü yılı dolayısıyla ŞanoWan’da anma düzenlendi. Anmaya Barış Anneleri, TJA aktivistleri, çok sayıda gazeteci, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ile yurttaşlar katıldı.   ‘Nagihan’ın hayallerini gerçekleştireceğiz’   Anma, Nagihan Akarsel şahsında özgür basın şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından MKG adına gazeteci Zeynep Durgut söz aldı. Zeynep Durgut, Nagihan Akarsel ile tanışma fırsatlarının olmadığını ancak okuduğu her yazıda Nagihan Akarsel’i gördüğünü ifade etti.   Nagihan Akarsel’in katledilmesinin büyük bir kayıp olduğunu söyleyen Zeynep Durgut, “Biz kadın hareketi ve özgür basın çalışanları olarak bu mücadeleyi büyütüyoruz. Nagihan Akarsel, kaybolan, kaybedilen her kadın hikayesi için su oldu, güneş oldu. Günümüze kadar da Rojava’da, Başur’da Nagihan Akarsel’i dinlemeyen tek bir kadın kalmadı. Nagihan Akarsel, kaybedilmek istenen kadın hikayelerini, gerçekliğini açığa çıkardı ve bugüne getirdi. Bizler de özgür basın çalışanları ve genç kadınlar olarak başlatılan bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Nagihan Akarsel’in ‘dünyada yazılmamış tek kadın hikayesi kalmayacak’ amacını, hayallerini onun takipçileri olarak yerine getireceğiz. Nagihan Akarsel şahsında bütün özgür basın şehitlerini anıyoruz ve unutmayacağız” dedi.   Konuşmanın ardından Nagihan Akarsel için hazırlanan sinevizyon gösterildi.    Anma, sinevizyon gösteriminin ardından gerçekleştirilen müzik dinletisiyle sona erdi.     İstanbul    Jineolojî Akademisi ve TJA öncülüğünde, DEM Parti Bahçelievler İlçe Örgütü binasında düzenlenen etkinlikle Nagihan Akarsel, katledilişinin 4’üncü yılında anıldı. Anmaya çok sayıda kişi katılırken, Jineolojî Akademisi üyesi Türkan Aşçı Öztürk, JINNEWS muhabiri Melike Aydın ve TJA aktivisti Sebahat Tuncel söz aldı. Nagihan Akarsel’in fotoğraflarının mumlarla süslendiği salona Nagihan Akarsel’in posterleri de asıldı.   ‘Asimilasyonun merkezinde asimile olmadı, kendini buldu’   Anma, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.    Saygı duruşunun ardından söz alan Türkan Aşçı Öztürk, konuşmasını Kürtçe gerçekleştirdi. Yakın zamanda gerçekleştirilen anmaları hatırlatan Türkan Aşçı Öztürk, “Kürt halkı birçok savaşçısını, yoldaşını kaybetti, anmasını gerçekleştirdi. Her biri Nagihan gibi derinlikliydi ve yüreğimizde iz bıraktı. Onun şahsında mücadeleleri önünde saygıyla eğiliyorum. Doğrusu Nagihan arkadaş sistemin üniversitesinde, tam sistemin merkezinde okumuştu. Belki asimilasyonun en yoğun yaşandığı yerlerden biriydi. İlkokul birinci sınıftan üniversiteye kadar asimilasyon kurumlarında Nagihan kendini ve mücadeleyi tanıdı. 1993’te başladığı kendini tanıma serüveninde bir adım dahi geri atmadı. Nagihan Kürdistan topraklarında, kendi ülkesinde yaşamını yitirdi ama maalesef ki bir ihanetle katledildi. Kadın kütüphanesi ve Kürt kadın arşivi çalışmaları yürütüyordu ve bugün bu hayalini arkadaşları gerçekleştirdi” şeklinde konuştu.   ‘Sınır tanımayan bir gazeteciydi’   Ardından MKG üyesi ve JINNEWS muhabiri Melike Aydın söz aldı. Nagihan Akarsel’in gerçek faillerinin bilinmediğini ancak Kürt halkının Nagihan Akarsel’in neden katledildiğini derinden bildiğini ifade eden Melike Aydın, Kürt halkının soykırımlara uğradığını ve hakikati yazan birçok Kürt gazetecinin katledildiğini belirtti. Melike Aydın, “Nagihan Akarsel sömürgeciliğin, erkek-egemen zihniyetin, faşizmin görünmez kılmaya çalıştığı tüm gerçekleri, dört parça Kürdistan’ın sokaklarından, köylerinden çıkarıp görünür kıldı. Sınırların zorba erkeğin çizdiği yapay çizgiler olduğunu biliyordu. Ama o sınır tanımayan bir gazeteciydi ve sınırların ötesindeki gerçeği araştırmaya gitti. Kürt halkının sınırlarla bölünemeyeceğini göstermişti. Onu katlederek hakikati, hakikati öğrenme arzusunu yok edebileceklerini sandılar, ancak yanıldılar. Çünkü Kürt özgür basının kökleri derindedir, 1898’de kurulan ‘Kürdistan’ gazetesinin kurulmasıyla başlayan Özgür Basın geleneği bugün devasa bir külliyata dönüşmüş durumda. Özgür basın Nagihan Akarsel’den devraldığı mirası taşıyarak faşizmin maskesini düşürmeye devam ediyor. Hakikat için şehit düşenlere borcumuz var. Nagihan Akarsel’in kalemini yerde bırakmayacağız” diye belirtti.   ‘Nagihan’ın hakikat arayışının takipçisi olacağız’   Nagihan Akarsel şahsında özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başlayan TJA aktivisti Sebahat Tuncel ise, “Biz de kadın hareketi olarak şunu ifade etmek istiyoruz. Nagihan Yoldaş başta olmak üzere özgürlük yolunda yaşamını yitiren tüm yoldaşlarımızın anısına bağlı kalacağız ve onların açığa çıkarmak istediği hakikatin yolcusu olmaya devam edeceğiz. Bize düşen bu. Şehitlerimizin arkasından ağlamak değil, diz çökmek değil. Onların anlam arayışını, anlamlı yaşamın takipçisi olmak bize düşer. Bizim yapmamız gereken de bu” ifadelerini kullandı.   ‘Nagihan öylesine katledilmedi’   Son 50 yıllık mücadelede yaşamını yitirenleri andıklarını ve anmaların yalnızca yas tutma amacı taşımadığını belirten Sebahat Tuncel, “Bugün burası aslında bir sözleşme, bir yas tutma değil. Yeniden yoldaşlarımızın anısına bağlılığımızı bir kez daha ifade etmek için buluşuyoruz. Unutmamak önemli. Çünkü Nagihan Yoldaş öylesine katledilmedi. 11 kurşunla Süleymaniye’de neden katledildi? Tam da bu hakikat yolcusu olduğu için katledildi. Kendisine dayatılan kimliksizliğe, kişiliksizliğe, köleliğe itiraz ettiği için özgürlük yoluna girdi. Onun için mücadele etti. Bunun bedelini de ödedi” dedi.   ‘Anlam arayışı hepimiz için önemli’   Nagihan Akarsel’in Kürt halkı, kadınlar ve ekoloji için özgür bir yaşam arayışına dikkat çeken Sebahat Tuncel, “Kürt halkı için özgür bir yaşam, kadınlar için özgür bir yaşam, ekolojik ve demokratik bir hayatı kurmak için yolculuğuna başladı. Bu kadar anlamsızlaştırılmış, bu kadar içi boşaltılmış, bu kadar yozlaştırılmış yaşamın karşısında anlam arayışı hepimiz açısından önemli ve gerekli. Dolayısıyla bize düşen bu anlam arayışına anlam vermek ve özgürlük için mücadele etmek” diye konuştu.   ‘Yeni dönemde örgütlenmeye ihtiyacımız var’   Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret eden Sebahat Tuncel, yeni dönemin doğru anlaşılması gerektiğini söyledi. Sebahat Tuncel, “Yeni bir dönem başladı arkadaşlar. Barış ve Demokratik Toplum süreci. Bu süreçte daha da çok anlamaya, anlamlandırmaya, örgütlenmeye ve harekete geçmeye ihtiyacımız var. Sürecin muğlaklaştırılmasına karşı mücadele edilmesi gerekir. Özgürlük sevdamızdan bizi döndürmek isteyen ya da özgürlük mücadelesini anlamsızlaştırmak isteyen yaklaşımlara karşı yapacağımız tek şey bu süreci doğru anlamak, Barış ve Demokratik Toplum sürecini doğru anlamak, Kürt halkının önderliğini doğru anlamak. Kendimizi buna göre, bu yeni döneme göre örgütlemek, yeni bir döneme göre bilinçlendirmek, yeni döneme göre ideolojik, politik olarak güçlendirmek ve bunun pratiğini sergilemek sorumluluğuyla karşı karşıyayız. Şehitlerimize vereceğimiz en önemli anlamlı cevap da bu” diye konuştu.   ‘Bize durmak değil, ilerlemek yakışır’   Yeni bir yaşamın kurulmasının sorumluluğuna dikkat çeken Sebahat Tuncel, “Bir daha gençler toprağa düşmesin diye, bir daha çocuklarımız toprağa düşmesin diye yapacağımız en temel şey, buna anlam vermek, örgütlenmek ve yeniyi örgütlemektir. Lenin’in dediği gibi bize durmak değil ilerlemek yakışır. İşte bu cesur devrimciler de durmadılar, ilerlediler. Onlara dayatılan bu yoz yaşama, kapitalist moderniteye ‘Hayır’ dediler. Demokratik modernitenin öncüsü olmak için yola çıktılar ve sınır tanımadılar. Kürt halkının birliğini ve Ortadoğu halklarının demokratik birliğini sağlamak için ve özelde de kadın özgürlüğünü sağlamak için mücadele ettiler” diye belirtti.   Nagihan Akarsel’in Jineolojî çalışmalarına da değinen Sebahat Tuncel, “Bu kadar Jineoloji tartışmaları boşuna değil. Yeniden bu erkek egemenliğinin, kadınların hayatlarını yok sayan ama onunla birlikte erkekleri de aslında anlamsız bir yaşamın içerisine sürükleyen bu yaşama karşı özgür eş yaşam dedi” ifadelerini kullandı.   ‘Örgütlenmek ve özgür yaşamı inşa etmek’   Önümüzdeki sürecin zorlu olacağını ancak yeni bir dönemin başladığını belirten Sebahat Tuncel, “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni bir süreç başlıyor. Yeni bir dönem başlıyor. Bunca bedel, bunca emek boşuna verilmedi. Ama bu emek ve bedelin boşuna verilmediğini bir şekilde gösterebilmek bizim mücadelemize de bağlı. Bize düşen örgütlenmek, örgütlenmek, örgütlenmek ve demokratik özgür bir hayatı inşa etmek. Barış ve Demokratik Toplum sürecinin gereğini yerine getirmek, bunu pratikleştirmek. Bunu yaparsak o zaman şehitlerimize de anlamlı bir cevap vermiş oluruz” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından anma sona erdi.     Riha   Riha’da MKG, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Jineolojî Akademisi öncülüğünde Nagihan Akarsel anıldı. Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) binasında gerçekleştirilen anmaya kentte bulunan siyasi parti temsilcileri, Barış Anneleri, şehit aileleri ve çok sayıda kişi katıldı.   Saygı duruşuyla başlayan anmada konuşan DEM Parti Riha İl Eşbaşkanı Ayşe Sürücü, Kürt kadın gazetecilerin hakikat için verdiği mücadeleyi anlattı. Nagihan Akarsel’in kadın mücadelesinde önemli bir öncü olduğunu vurgulayan Ayşe Sürücü, onun mücadelesini büyütmenin önemine dikkat çekti.   ‘Mücadelesi yolumuzu aydınlatacak’   Ardından Jineolojî Akademisi adına konuşan Rojda Yıldız da Nagihan Akarsel’in hakikat arayışçısı olduğunu belirterek, “Nagihan arkadaş Riha’yı güneşin doğduğu yer olarak görüyordu. Önderliğe olan bağlılığından dolayı Riha kendisi için ayrı bir yerdeydi. Onların mücadelesi hepimizin yolunu aydınlatacak” diye konuştu.   Yapılan konuşmaların ardından DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi, Nagihan Akarsel’e ait “Dostluğa” adlı şiiri okudu.   Anma, Nagihan Akarsel’in yaşam hikâyesini anlatan sinevizyon gösterimiyle devam etti.   Program, “Şehid namirin” ve “Jin jiyan azadî” sloganlarıyla sona erdi.     Manisa   DEM Parti Manisa Kadın Meclisi öncülüğünde, Salihli ilçesine bağlı Tintin Mahallesi’nde anma programı düzenlendi. Anmaya çok sayıda kadın katılırken, Nagihan Akarsel’in anısına köşe oluşturuldu. Yapılan köşeye çiçek, mum ve üzerinde “Jin, jiyan, azadî” yazılı şekerler bırakıldı.   Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşunun ardından DEM Parti Manisa İl Eşbaşkanı Evin Günsel konuştu.    ‘Nagihan’a sahip çıkmak, Öcalan’ın paradigmasına sahip çıkmaktır’   Evin Günsel, Nagihan Akarsel’in şahsında Kürt kadın yazarların, siyasetçilerin ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın paradigmasının hedef alındığını ifade etti. Abdullah Öcalan’ın Kürt kadına devrimsel bir anlam ve misyon yüklediğini belirten Evin Günsel, bu devrimsel anlamın ortadan kaldırılmasının amaçlandığını dile getirerek, “Bizler de Kürt Halk Önderinin Kürt kadınlara biçmiş olduğu bu misyona sahip çıkacağız. Nagihan Akarsel’e sahip çıkmak, Öcalan’ın paradigmasına sahip çıkmaktır. Şehitlere bağlılık, onların anılarına ve mücadelelerine bağlılıktan geçer” dedi.   Nagihan Akarsel’in şiirleri seslendirildi   Konuşmanın ardından Nagihan Akarsel’in kaleme aldığı şiirler seslendirildi.   Anma programı, şiir dinletisi ile son buldu.