Bilginin öznesi olacaklar: Daha adil bir toplum inşa edilecek 2026-08-18 09:04:35   Melek Avcı   ANKARA - Kahire’de açılan Jineoloji Düşünce, Araştırma ve Danışmanlık Merkezi, kadınların deneyimlerini bilgi üretiminin merkezine taşıyarak bilgiyi yeniden inşa etmeyi ve daha adil, demokratik bir geleceğin oluşturulmasına katkı sunmayı hedefliyor. Gazeteci ve aktivist Magda Taleb Al-Shameri, merkezin kadınları bilgi üretimi ve karar alma süreçlerinin asli öznesi haline getirmeyi amaçladığını söyledi.   Mısır’ın başkenti Kahire’de haziran ayında çok sayıda akademisyen, düşünür, gazeteci ve kamuoyunca tanınan ismin katılımıyla Jineoloji Düşünce, Araştırma ve Danışmanlık Merkezi açıldı. Merkez, kadın odaklı bilgi üretimini ve yeni bir düşünüş biçimini Arap dünyasında güçlendirmeyi, bilimsel araştırmalar ile toplumsal ihtiyaçlar arasında köprü kurmayı amaçlıyor. Gazeteci ve kadın ile ekonomi alanlarında çalışmalar yürüten aktivist Magda Taleb Al-Shameri de merkezin kuruluş sürecinde aktif rol alan isimlerden biri. Magda Taleb Al-Shameri, jineoloji bilimine duyulan ihtiyaca ve neden Arap halkları arasında da örgütlenmesi gerektiğine dair değerlendirmelerde bulundu.   Bilginin ışığında toplumun inşası   Dünyada ve Arap bölgesinde kadın meselelerinin artık yalnızca hukuki ya da siyasal hak talepleriyle sınırlı olmadığını belirten Magda Taleb Al-Shameri, “Kadın meseleleri, bilginin niteliği, toplumun nasıl inşa edileceği ve dünyanın yaşadığı hızlı dönüşümlere yanıt üretebilecek düşünsel birikimin nasıl oluşturulacağı gibi daha derin sorularla doğrudan bağlantılı hale gelmiştir. Bu anlayıştan hareketle Kahire’de açılan Jineoloji Düşünce, Araştırma ve Danışmanlık Merkezi, kadın, toplum, demokrasi ve kalkınma arasındaki ilişkiyi bilimsel bir perspektifle ele alarak Arap gerçekliğini yeniden okumayı amaçlayan bağımsız bir araştırma alanı oluşturma girişimi olarak hayata geçirildi. Arap bölgesi, uzun süren savaşlar, zorunlu göçler, ekonomik krizler ve hızla değişen toplumsal dinamiklerle benzeri görülmemiş bir dönemden geçiyor. Bu durum, söz konusu dönüşümleri anlamlandırırken başvurduğumuz düşünsel araçların da yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Artık temel soru yalnızca kadınların koşullarının nasıl iyileştirileceği değil, kadınların bilgi üretiminin ve karar alma süreçlerinin gerçek bir ortağı olduğu, daha adil ve dengeli bir toplumun nasıl inşa edileceğidir” dedi.   Kurucu özne   Tam da buradan jineolojinin kadınları yalnızca araştırmanın konusu olarak değil, tarihin ve toplumun kurucu öznesi olarak ele aldığını söyleyen Magda Taleb Al-Shameri, “Aynı zamanda onlarca yıl boyunca önemli bir bilgi ve deneyim birikimi oluşturan akademik mirası ve Arap dünyasındaki kadın çalışmalarını ortadan kaldırmayı değil; tarih, sosyoloji, ekonomi, siyaset ve antropolojiyi bir araya getiren disiplinlerarası bir yaklaşımla bu birikimi geliştirmeyi ve zenginleştirmeyi hedeflemektedir. Amaç, insanı ve toplumu daha bütünlüklü bir bakış açısıyla anlamaktır. Jineoloji aynı zamanda bilgi üretimine ilişkin eleştirel bir tartışma zemini açmayı hedeflemektedir. Bu yaklaşım, sosyal bilimlerin yöntemlerini sürekli olarak gözden geçirebilmesi ve geleneksel yaklaşımların dışarıda bıraktığı sesleri ve deneyimleri kapsayabilmesi gerektiği anlayışına dayanıyor. Bu nedenle merkezin rolü yalnızca araştırmalar yayımlamak ya da konferanslar düzenlemekle sınırlı değildir. Merkez, akademik diyaloğu teşvik eden, farklı düşünce ekollerine açık olan ve yaşamın gerçekliğiyle doğrudan ilişkili bilgi üretimini destekleyen bir araştırma ortamı oluşturmayı amaçlamaktadır” diye belirtti.   Toplumsal adalet   “Bu proje, demokrasi ve barışın inşasına ilişkin daha geniş tartışmalardan bağımsız düşünülemez” diyen Magda Taleb Al-Shameri, “Çünkü insanlığın yarısını oluşturan kadınları karar alma süreçlerine ve bilgi üretimine dâhil edemeyen toplumlar, sürdürülebilir kalkınmayı ve toplumsal istikrarı sağlamada kalıcı güçlüklerle karşılaşacaktır. Bu nedenle jineoloji, kadın meselesini yalnızca kadınlara ilişkin bir konu olarak değil, toplumsal adalet, yurttaşlık, diyalog kültürü ve farklılıklara saygı ilkeleriyle bağlantılı, daha kapsamlı bir toplumsal dönüşüm projesinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor. Aynı zamanda günümüzde herhangi bir düşünsel projenin geleceği artık yalnızca geleneksel kurumlara bağlı değildir. Bu geleceği belirleyen temel unsur, yeni kuşaklara ulaşabilme ve onlarla etkili bir iletişim kurabilme kapasitesidir. Çünkü bugünün gençliği, teknolojinin ve yapay zekânın şekillendirdiği bir dünyada yaşamaktadır. Bilgi, tarihte benzeri görülmemiş bir hızla dolaşıma girmekte, etki ve iletişim araçları ise köklü bir dönüşüm geçirmektedir. Bu nedenle geleceğe dönük her araştırma projesinin, dijital dönüşümü temel çalışma alanlarından biri olarak ele alması kaçınılmazdır” diye konuştu.     ‘Dijital bilgi üretimine eşit katılım’   Kadınların değişen bilgi üretimi dünyasına katılımını güçlendirmek için çeşitli çalışmalar yapılması gerektiğine dikkat çeken Magda Taleb Al-Shameri, şunları belirtti: “Yapay zekâ artık yalnızca bir teknoloji değil, eğitimden medyaya, ekonomiden iş gücü piyasasına ve hatta kamuoyunun şekillenmesine kadar birçok alanda belirleyici bir unsur haline gelmiştir. Bu nedenle kadınların ve gençlerin dijital bilgi üretimine katılımını güçlendirmek, onları yalnızca teknolojiyi tüketen değil, aynı zamanda onu üreten ve geliştiren aktörler haline getirmek büyük önem taşıyor. Dijital kültüre yatırım yapmak, bilimsel araştırmaları teşvik etmek ve kadınların yenilikçilik ile teknoloji alanlarındaki varlığını desteklemek artık bir tercih değil, geleceğin inşasında dengeli ve eşit katılımın sağlanması için temel bir zorunluluktur. Baktığımızda dijital dönüşüm aynı zamanda mahremiyet, kimlik ve bilgiye adil erişim gibi etik ve kültürel açıdan yeni sorunları da beraberinde getiriyor. Bu nedenle söz konusu meselelerin Arap dünyasındaki araştırma merkezlerinin gündeminde önemli bir yer tutması gerekiyor. Çünkü 21. yüzyılda bilginin değeri artık yalnızca yayımlanan kitap ya da araştırma sayısıyla değil, küresel dönüşümlere ayak uydurabilme ve toplumların ihtiyaçlarına yönelik gerçekçi çözümler üretebilme kapasitesiyle ölçülmektedir.   ‘Kalıcı özgürlüğün sürdürülebilir yolu bilgidir’   “Bu çerçevede Kahire’de Jineoloji Merkezi’nin açılışı, yalnızca yeni bir araştırma kurumunun faaliyete başlaması olarak değerlendirilemez. Aynı zamanda bilimsel araştırmayı, düşünsel diyaloğu ve modern teknolojilerin sunduğu olanakları bir araya getiren, Arap toplumlarının özgünlüğünü ve kültürel çeşitliliğini koruyarak daha açık, kapsayıcı ve üretken bir Arap bilgi alanının oluşturulmasına katkı sunmayı hedefleyen bir girişimi de temsil ediyor. Bu deneyimin başarısı ise sağlam ve güvenilir bilgi üretebilmesine, eleştiriye açık bir yaklaşım benimsemesine, üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla güçlü iş birlikleri kurmasına ve gençleri kendi geleceklerinin şekillendirilmesine aktif biçimde dâhil edebilmesine bağlıdır. Çünkü toplumlar sloganlarla değil, kurumlara dönüşen fikirlerle ve insanı merkeze alan projelere dönüşen kurumlarla ilerler. Kalıcı özgürlük, adalet ve kalkınmaya giden en sürdürülebilir yolun bilgi olduğuna inanmak da bu anlayışın temelini oluşturmaktadır.”