El-Sukaylabiye’de Hristiyanlara saldırı
- 12:10 28 Mart 2026
- Dünya
HABER MERKEZİ - Hristiyan nüfusunun yaşadığı El-Sukaylabiye şehrinde, maskeli ve silahlı kişilerin kadınları taciz etmesiyle başlayan gerginliğin, saldırganların dükkanları tahrip etmesi ve sivilleri ölümle tehdit etmesiyle sürdüğü belirtiliyor.
Suriye’de Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) çetelerinin kontrolündeki bölgelerde bulunan birçok şehirde, farklı inançlar ve etnik kimlikler hedef alınıyor. Bu bölgelerde farklı inanç ve mezhep sahibi toplulukların haklarına yönelik açık ihlaller ve saldırılar yaşanıyor.
NûJinha’nın haberine göre 27 Mart Cuma akşamı ağırlıklı olarak Hristiyanların yaşadığı El-Sukaylabiye şehrinde, Kalat el-Madiq kasabası ve komşu köylerden gelen yabancı erkeklerin Meşver Caddesi'nde bir grup kadını taciz ettiğini ve bunun üzerine bölgedeki genç erkeklerin olaya müdahale ettiğini söyledi. Durum şiddetli bir kavgaya dönüşürken, saldırganlardan biri el yapımı bomba göstererek orada bulunanları ölümle tehdit ettikten sonra olay yerinden kaçtılar.
Haberde “iki şahsın daha sonra Kamu Güvenliği Müdürlüğü devriyeleri eşliğinde geri döndüğünü ve kasabadan bir grup genci işaret ettiğini, bunun üzerine güvenlik güçleri tarafından bu gençlerin tutuklandıkları” belirtiliyor. Bu durum, bölge sakinlerinde öfke uyandırdı ve şehirdeki gerilimi yükseltti.
Maskeli gruplar
Daha sonra, Meşver Caddesi'nde çatışmalar yeniden başladı; silahlı ve maskeli kişiler bölgeye tekrar saldırdı, dükkanları tahrip etti ve şehir içinde büyük bir kaos ve gerilim yaşandı. Kent sakinleri, yetkililerden caydırıcı önlemler alınmaması nedeniyle bu tür olayların neredeyse günlük hale geldiğini ve bunun da kent sakinler arasında korku yarattığını belirtti. Ayrıca çeşitli mahallelerde silah sesleri duyulduğu belirtiliyor.
Münferit değil
El-Sukaylabiye’deki olaylar münferit bir olay gibi görünmüyor, aksine Heyet Tahrir el-Şam cihatçıları tarafından çeşitli Suriye bileşenlerini (Dürziler, Aleviler, Kürtler ve Hristiyanlar) hedef alan ihlaller kapsamında gerçekleşiyor; bu da söz konusu bölgelerde sivil birlikteliğin geleceğini tehlikeye atıyor.







