10 Ekim anması: Adalet gelmeden barış olmaz 2026-10-10 18:47:26     HABER MERKEZİ - Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yıl dönümünde düzenlenen yürüş ve basın açıklamalarında, “Adalet gelmeden barış olmaz” mesajı verildi.   DAİŞ’in 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı’nda düzenlenen “Emek, Barış ve Demokrasi” mitingine yönelik gerçekleştirdiği ve 104 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın 11’inci yıl dönümü dolayısıyla Şirnex Emek ve Demokrasi Güçleri yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi.   Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) binası önünde başlayan yürüyüş, Cumhuriyet Meydanı’na kadar devam etti. Kentteki çok sayıda demokratik kitle örgütü ve siyasi parti temsilcisinin katıldığı yürüyüşte, “Adalet gelmeden barış olmaz”, “Suruç ve Ankara adalet bekliyor” ve “10 Ekim adalet bekliyor” yazılı dövizler ile “Adalet gelmeden barış olmaz” pankartı taşındı.   Yürüyüş boyunca “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” ve “10 Ekim’i unutma, unutturma” sloganları atıldı.   ‘Barış şarkılarını söyleme zamanıdır’   Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen anma programı, katliamda yaşamını yitirenlerin anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.   Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşan Eğitim Sen Eşbaşkanı Adnan Şenbayram, “Artık bu ülkede barış şarkılarını söyleme zamanıdır” dedi.   Ardından basın açıklamasını Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eşbaşkanı Samet Kaya okudu.   Anma programı, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi” sloganları ve alkışlarla sona erdi.   Dêrsim   Dêrsim Emek ve Demokrasi Platformu, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenleri Seyid Rıza Meydanı’nda andı. “Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” pankartının açıldığı etkinlikte, katliamda yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşunda bulunuldu.   Platform adına basın açıklamasını okuyan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dêrsim Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Sinan Ulu, katliamda yaşamını yitirenleri andı.   Katliamın, emekçilerin barış ve demokrasi talebini susturmaya yönelik bir girişim olduğunu belirten Sinan Ulu, 11 yıldır adalet mücadelesi yürüttüklerini söyledi. Katliamın arkasındaki asıl sorumluların korunduğunu ifade eden Sinan Ulu, “Katliam göz göre göre gelmiştir. Tüm istihbarat bilgilerine rağmen önlem almayanlar, güvenlik bürokrasisindeki ihmaller, katliama giden yoldaki denetimsizlik ve sorumsuzluklar ortaya çıkarılmamıştır” dedi.   Devletin ihmaller konusunda sorumluluk üstlenmediğini belirten Sinan Ulu, “10 Ekim’deki kusurun inkârı, yalnızca geçmişin üzerini örtmek değil; gelecekte yaşanabilecek benzer katliamlar karşısında da sorumluluk üstlenmeyeceğini ilan etmektir” ifadelerini kullandı.   Açıklamada son olarak söz alan 10 Ekim Katliamı davası avukatlarından Gülşah Kaya, katliamın faillerinin cihatçı çeteler olduğunu ve kamu görevlilerinin sorumluluklarının yargılama sürecinde ortaya çıktığını belirtti. Gülşah Kaya, “Ancak gerçek failler hâlâ cezalandırılmadı. 11 yıl geçti, biz önümüzdeki süreçte de asıl sorumluların cezalandırılması için adalet mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.   Mersin   Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yıl dönümü dolayısıyla Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Çok sayıda yurttaşın katıldığı açıklamada, “11 Ekim barış şehitlerini unutmayacağız, unutturmayacağız” yazılı pankart açıldı.   Kitle adına basın açıklamasını Bayram Dölen okudu. Bayram Dölen, “10 Ekim Ankara Katliamı’nın üzerinin örtülmesine, Ankara’nın kirli karanlık dehlizlerine hapsedilmesine izin vermeyeceğiz” diyerek, “Bedeli ne olursa olsun emek, barış ve demokrasi mücadelemizden asla ve asla geri adım atmayacağız” dedi.   Tarsus   Tarsus Emek ve Demokrasi Platformu da 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Leyla Çiçek, Metin Peşmen ve Orhan Işıktaş’ı katliamın 11’inci yıl dönümünde yürüyüş ve basın açıklamasıyla andı.   Platform üyeleri ve aileler, Halk Eğitim Merkezi’nden Yarenlik Alanı’nda bulunan Kızılay Kan Bağış Noktası’na kadar yürüdü. Çok sayıda yurttaşın katıldığı yürüyüşte, “Üzgünüz, öfkeliyiz, yastayız ve isyandayız” pankartı taşındı.   Platform adına konuşan Eğitim Sen Tarsus Şube Başkanı Kamber Geçer, “10 Ekim, yalnızca bir katliam değildir” diyerek, “Bu katliam; bu topraklarda barışı kalıcı kılmak isteyenlere, savaşın değil müzakerenin, silahın değil diyaloğun egemen olmasını isteyenlere yönelik alçakça bir saldırıdır” dedi.   Katliamın tüm sorumlularının açığa çıkarılması ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması için yürüttükleri adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirten Kamber Geçer, “Emeğin, barışın ve demokrasinin egemen olduğu bir Türkiye’yi mutlaka kuracağız. Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz” ifadelerini kullandı.   Artvin   10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Emek Gençliği üyesi Elif Kanlıoğlu, Artvin’in Arhavi ilçesine bağlı Yemişlik Mahallesi’ndeki mezarı başında anıldı. Anmaya Elif Kanlıoğlu’nun ailesi ve yakınlarının yanı sıra Halkevleri, Emek Partisi (EMEP), SOL Parti ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Rize Temsilciliği temsilcileri katıldı.   Rize   10 Ekim 2015 Ankara Gar katliamında yaşamını yitiren Osman Bozacı Rize'nin Pazar ilçesinde anıldı. Anma Pazar Cumhuriyet Caddesi'nden Atatürk Meydanı'na "Katil IŞİD işbirlikçi AKP" sloganlarıyla yapılan yürüyüşle başladı. Anma programında yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Ardından Osman Turan Bozacı, Şentepe köyünde bulunan mezarı başında anıldı.   İstanbul   DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 10 Ekim Barış Derneği, İstanbul Kadıköy’de bulunan Boğa heykelinden Kadıköy İskele’ye yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sırasında sık sık “10 Ekim’i unutma unutturma”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Amed Suruç Ankara hesap sormaya” sloganları atıldı. Hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının olduğu ve “Unutmadık affetmeyeceğiz”, “Vazgeçmiyoruz” yazılı üç pankart taşındı. Anma programında basın metnini DİSK İstanbul bölge temsilcisi Asalettin Arslanoğlu okudu.   Katliamın üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen hala adalet aradıklarını ifade eden Arslanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerçek sorumlular yargılanmamıştır. Bu nedenle vicdanlar rahat değildir. 10 Ekim davasında adalet sağlanmamıştır. Daha vahimi, katliamın ardından devlet idari, siyasi ve hukuki bütün süreçlerde kendi kusurunu ve sorumluluğunu reddeden bir tutum izlemiştir. Bu tutum yalnızca geçmişte yaşanan bir katliamın sorumluluğundan kaçmak değildir, aynı zamanda geleceğe ilişkin son derece ağır bir itiraftır” ifadelerini kullandı.