Şadiye Manap: Örgütlü bir halk özel savaşı boşa çıkarabilir 2026-08-11 09:01:29     Rabia Önver   COLEMÊRG - TJA aktivisti Şadiye Manap, özel savaşın belirli siyasal hedefler doğrultusunda yürütüldüğünü belirterek, "Buna karşı durabilmek için insanın zihniyle, duygusuyla ve pratiğiyle örgütlü olması gerekir. Düşünce gücünü ve birliğini bir araya getirmelidir ki özel savaşı boşa çıkarabilsin" dedi.    Kürdistan'da uzun yıllardır sürdürülen özel savaş politikaları, yalnızca güvenlik eksenli uygulamalarla sınırlı kalmayıp toplumsal, siyasal ve kültürel alanları da kapsayan bir politika haline getirildi.    Tewgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Şadiye Manap, Kürdistan’da yürütülen özel savaş politikalarının amacını ve neyi hedeflediğine dair konuştu.    Kürdistan'da özel savaş hep vardı   Özel savaşın belirli siyasal hedefler doğrultusunda yürütülen bir politika olduğunu söyleyen Şadiye Manap, Kürdistan'da özel savaş politikalarının hiçbir dönem kesintiye uğramadığını, bu politikaların toplumsal yaşamın farklı alanlarında sürdürüldüğünü söyledi.  Şadiye Manap, “Eskiden beri, kışla kültüründen tutun da, Kürt çocuklarını nasıl bir disiplin altında büyüttüklerine, çocukları sosyalleşmelerinden ve dillerinden nasıl uzaklaştırdıklarına kadar. Yine okullarda dilin ve isimlerin inkar edilmesi vb. Bunun yanında giderek, devrim teorisinde denir ya, her devrim kendi karşıt politikasını da doğurur ve geliştirir. Neden? Çünkü halk iradesini devrim ve özgürlük temelinde geliştirmek istediğinde, egemenler bu gelişmenin önüne geçmek için daha özel savaş politikalarını devreye sokarlar” dedi.    'Son 50 yılda derinleşti'   Şadiye Manap, Kürt halkına yönelik özel savaş politikalarının yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip olduğunu söyledi. Son elli yılda ise bu politikaların daha da derinleştiğini belirten Şadiye Manap, şöyle devam etti: “Tarihe baktığımızda bunu net bir şekilde görürüz. Kürtleri sürgün ettiklerinde resmi kararnamelerde şöyle yazıyorlardı; 'Onları bir köye ya da şehre götürdüğünüzde evleri yan yana olmasın.' İşte bu özel savaştır.    Yine Kürtlüğün yasaklanması, korku ve insanların beyninde karakollar inşa edilmesi. Bunların hepsi özel savaşın gerçekleridir. Fakat bu devlet silahla, koruculukla, baskı ve işkenceyle Kürt halkını diz çöktüremeyeceğini anlayınca bu kez çok daha farklı yollara, içinin boşaltılmasına, yani yozlaştırıp yoldan çıkarma amacına yöneldi. Türk devletinin bir valisi, Kürt gençleri için 'Örgüte katılacaklarına gitsinler fuhuş yapsınlar' demişti. İşte özel savaş budur” diye belirtti.    'Toplumu çürütüyor'    Son 10-12 yılda özel savaş politikalarının daha da yoğunlaştırıldığını ifade eden Şadiye Manap, bu politikaların iç ve dış aktörlerin dahil olduğu kapsamlı bir stratejiye dönüştürülerek yürütüldüğünü söyledi. Kürt halkının bu gerçeği görüp buna karşı örgütlenmesi gerektiğine dikkat çeken Şadiye Manap, "Kürdistan’ın her sokağı kameralarla, takiple, polisle ve teknik imkânlarla donatılmış durumda. Ama bunun yanında serbestçe uyuşturucu satılıyor, her köşede fuhuş yaptırılıyor, hırsızlık, yolsuzluk ve kirlilik yaygınlaştırılmak isteniyor. Kürt gençleri arasında bunları yaymak istiyorlar. Zaten dijital medya üzerinden yürütülen savaş çok ağır, ahlak dışı ve tamamen çürütücüdür.    Karşı çıkmak için örgütlenmek gerekir   Tüm bunlara karşı durabilmek için insanın gerçekten çok bilinçli ve örgütlü olması gerekir. Hem bireysel olarak zihniyle, duygusuyla ve pratiğiyle örgütlü olmalı, hem de toplumsal olarak örgütlenmelidir. Düşünce gücünü ve birliğini bir araya getirmelidir ki bu özel savaşı boşa çıkarabilsin ve önüne geçebilsin" ifadelerini kullandı.    'Önderlik hep barış için çabaladı'   Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne de dikkat çeken Şadiye Manap, “Hareketimiz ve Önderliğimiz büyük bir emekle bu süreci kalıcı bir çözüme ve halkların kardeşliğine dönüştürmek için çabalıyor. Bu konuda toplumumuzun Önderliğimize, hareketimize ve onun çizgisine dair en ufak bir şüphesi yoktur. Çünkü Önderliğimiz bugün böyle düşünmedi, 90'lı yıllardan bugüne kadar hep Kürt halkının silaha ihtiyaç duymaması, kendini ifade edebilmesi, politikasını yürütebilmesi ve haklarını dile getirebilmesi için çabaladı" dedi.    ‘Sürecin ana muhattabıdır’   Devletin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ı muhattap olarak kabul ettiğini belirten Şadiye Manap, “Hareketimiz sonuna kadar bu süreçte samimidir, Kürt halkı da bu sürece gönülden bağlıdır ve ilerlemesi için çabalamaktadır. Önderlik bu sürecin ana muhatabıdır. PKK kongresini yapıp kendisini feshettiğinde olmazsa olmaz şart olarak Önderliğin bu sürecin müzakerecisi olmasını koymuştur. Ancak Önderliğin özgürlüğü ve siyaset yapıp öncülük edebilme koşulları sağlanırsa bu süreç ilerleyebilir” dedi.    'Mücadelenin öz gücü kadınlardır'   Şadiye Manap, kadınların mücadelenin öncüsü olduğunu vurgulayarak, "Bu paradigmada kadın özgürlüğü; demokrasi, ekoloji ve özgürlükle eş değerdir. Kadın bu mücadelenin hem özerk hem özgün hem de öz gücüdür. Bu yüzden bu hareketin ve mücadelenin özgürlük garantisi, kadının öncü varlığıdır. Önderlik manifestolarında da bu konuları genişçe ele almıştır. Bu yüzden kadının barıştaki, demokrasideki ve halkların birliğindeki rolü kalıcı ve temeldir" diye konuştu.