Kadına şiddet artıyor: Yasalar uygulanmıyor 2026-08-06 09:03:14   Elfazi Toral    İSTANBUL - Kadınlara yönelik saldırılara dair konuşan Kadın Zamanı Derneği üyesi Sevgi Demir, cezasızlık politikasının şiddeti artırdığını, failleri güçlendirdiğini belirterek, çözümün kadın dayanışması ve örgütlü mücadelede olduğunu söyledi.   Kadınlara yönelik fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddeti her geçen gün artıyor. Koruma mekanizmalarının sadece kâğıt üzerinde kalması ve yargıdaki cezasızlık politikaları ise şiddeti körüklüyor. Şiddete maruz kalan kadınların adalete ve koruma mekanizmalarına güveni ise yok oluyor.    Şiddet artıyor   Kadın Zamanı Derneği üyesi Sevgi Demir, kadına yönelik şiddetin günden güne arttığını ve koruma mekanizmalarının yetersiz kaldığını belirti. Cezasızlık politikalarına karşı öz savunma ve örgütlenmenin önemine vurgu yapan Sevgi Demir, “Şu anda kadına yönelik çok ciddi cinayetler ve şiddet olayları yaşanıyor. Tabii bunun önüne geçmek ve bunu önlemek her zaman kolay olmuyor; çünkü devlet politikaları bu mücadelenin önündeki en büyük engellerden birini oluşturuyor.    Yasalar uygulanmıyor   6284 sayılı kanunun uygulanmaması ve devletin yarattığı bu engel ile yürürlükten kaldırılan mevzuatlar, kadınların hayatındaki en büyük güvencelerden birinin elinden alınmasına neden olmaktadır. 6284 sayılı kanun yürürlükte ve etkin olduğunda kadınlar en azından kendilerini daha güvende hissedebiliyor ve failin cezalandırılabildiği bir süreç yaşayabiliyorlar” dedi.    ‘Cezasızlık failleri güçlendiriyor’   Kadınlara yönelik saldırılara karşı çözümün örgütlü mücadele ve kadın dayanışmasında olduğunu söyleyen Sevgi Demir, “Kadınlar ne zaman ki sokaklara çıkar, bir araya gelir ve dayanışma içinde bir mücadele verirse, işte o zaman birbirimizden güç alabiliyoruz. Güç aldıkça da en azından bu gidişatın önüne direnişle ve mücadeleyle geçebiliyoruz. Kadınların örgütlenmesi, bir araya gelmesi ve birbirinden güç alması, kadınları sokakta daha güvende hissettiren bir noktaya taşıyor; ayrıca haklarını korumalarına ve öz savunmalarını geliştirmelerine büyük katkı sağlıyor” diye belirtti.    'Kadınlar başvurmak istemiyor'   Sevgi Demir, devlet mekanizmalarının eksikliği ve kadınların herhangi bir mekanizmaya kolaylıkla ulaşamamasının en büyük sorunlardan biri olduğunu belirterek, "İstanbul’da yaşayan Kürt bir kadın şiddete uğradıktan sonra bir kolluk kuvvetine başvurduğunda, anadilinde kendini ifade edemediği için tekrar evine geri gönderilebiliyor. Kadınlar mekanizmalara başvurduklarında bir sonuç alamadıkları ve engellerle karşılaştıkları için başvurdukları yerlere  güvenemiyorlar" ifadelerini kullandı.    Şiddete karşı toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı eğitim modelinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Sevgi Demir, evde, okulda ve sokakta toplumsal eşitliğin öneminin anlatılması gerektiğini vurguladı.    Derneğin çalışmaları   Kadın Zamanı Derneği’nin yürüttüğü çalışmalara da dikkat çeken Sevgi Demir, “Bizim çalışma odağımızda öncelikle çok dilli kadınlar yer alıyor. Özellikle metropollerde anadilinde kendini ifade edemeyen Kürt kadınlarıyla çalışıyoruz. Kürt kadınlarının kendilerini ifade edememesi, doğru mekanizmalara ulaşamaması ve sosyalleşememesi nedeniyle maalesef onları en fazla dar bir mahalle çevresinde sosyalleşebildikleri bir alanda görüyoruz. Kürt kadınları için en önemli sorun dil bariyeridir. Tabii ki bu durum diğer birçok farklı halk için de geçerlidir" dedi.     Kadınlar geri gönderiliyor   Derneğe başvuran kadınların çoğu zaman ‘Hiçbir mekanizmaya ulaşamadım, ulaştığımda da geri çevrildim ya da o gücü kendimde bulamadım’ dediğini aktaran Sevgi Demir, "Ancak durumlarını bizimle paylaştıklarında güç bulduklarını, sürecin daha iyi sonuçlanacağını hissettiklerini görebiliyoruz. Bu yüzden bu tarz mekanizmaların güçlenmesi hem bizim için hem de kadınlar için çok büyük bir önem taşıyor. Tam da bu barış sürecinde kadınlarla dayanışma ağlarımızı güçlendirmemiz gerekiyor. Daha sık bir araya gelmeli, mücadele alanlarını büyütmeli, barışa ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu daha sık dile getirmeliyiz” ifadelerini kullandı.    Şiddeti körükleyen medya dili   Ana akım medyanın kullandığı eril dile de tepki gösteren Sevgi Demir, medyanın kadını suçlayan söylemlerden vazgeçmesi gerektiğini belirtti. Sevgi Demir, “Ayrıca basında failin aklandığı ve kadının teşhir edildiği bir dil kullanılıyor. Biz ne kadar bunun önüne geçmeye çalışsak da ana akım medya doğru dili kullanmıyor; aksine kadının suçlandığı bir söylem üretiyor" diye konuştu.