TÜMAD'a karşı yaylalarını savunuyorlar 2026-07-23 09:04:38   BALIKESİR - "Sularımıza el koyuyorlar, yaylamızı vermeyeceğiz" diyen Hacıhüseyinler Yaylası'ndaki kadınlar, TÜMAD Madencilik'in kapasite artışı projesine karşı suyu, toprağı ve yaşam alanlarını savunmakta kararlı olduklarını söyledi.    Balıkesir'in İvrindi ve Gömeç ilçeleri arasında, Madra Dağı ile Kazdağları'nı kapsayan Körfez ekosisteminde altın madenciliği faaliyetleri yürüten Çarmıklı ailesine ait Nurol Holding bünyesindeki TÜMAD Madencilik, kapasite artışıyla faaliyet alanını genişletmek istiyor. Bölgedeki köylerde yaşayan yurttaşlar, ekoloji örgütleri ve çevre platformları ise projenin su kaynakları, ormanlar, tarım alanları ve zeytinlikler üzerinde yarattığı tahribata dikkat çekerek, Körfez ekosistemini tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı mücadelelerini sürdürüyor.   Gömeç'e bağlı Hacıhüseyinler Yaylası'nda yaşayan kadınlar da TÜMAD Madencilik'in kapasite artışı kararına tepki göstererek yaylalarını terk etmeyeceklerini söyledi.    ‘Devlet buna el atsın’   Uzun yıllardır yaylada yaşayan Mukaddes Okur, köye içme suyu getirebilmek için yıllarca emek verdiklerini belirterek, "Zamanında bu köye içme suyu getirmek için çok çaba gösterdik. Şimdi sularımıza göz dikiyorlar. Hiç rızamız yok. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Domateslerimiz bile çürüyor. Maden ocaklarının bize hiçbir faydası yok, zararı çok. Devlet buna el atsın, biz istemiyoruz" dedi.   ‘Madenin atık toprağı ve kirli suları yaylamıza akıyor’   Yaklaşık 50-60 yıldır her yaz yaylaya çıktıklarını söyleyen, ismini vermek istemeyen kadın ise, "Koyunlarımız var, süt üretiyoruz, ekip biçiyoruz. Madenin atık toprağı ve kirli suları artık buraya akıyor. Sebzelerimiz çürüyor, sularımız kirleniyor. Yerimizi, yurdumuzu vermemek için dava açacağız. Kepçelerle her yerimizi almak istiyorlar, izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.   ‘Bizi zehirliyorlar’   Bir başka ismini vermek istemeyen kadın da yaylanın ailelerinin tek yaşam alanı olduğunu vurgulayarak, "Yaz kış sebzemizi, meyvemizi burada yetiştiriyoruz. Çocuklarımız buranın ürünleriyle büyüyor. Bizi zehirliyorlar. TÜMAD'ı burada istemiyoruz. Eskiden içme suyumuz tertemizdi, artık öyle değil. Yaylamızı vermeyiz" diye konuştu.   ‘Politikacılar da bize destek olsun’   İsmini vermek istemeyen kadın, yıllardır yaşadıkları köyün havasının ve suyunun giderek kirlendiğini belirtti. Balıkesir'de TÜMAD'ın gerçekleştirdiği ekolojik yıkıma karşı siyasi partilere de dayanışma çağrısında bulundu. "Burada büyüdük. Köyümüzü yok ediyorlar. Hep birlikte mücadele edeceğiz. Politikacılar da bize destek olsun. Bu toprakları vermeyeceğiz" sözlerini kullandı.    ‘Biz burada yaşamaya devam edeceğiz’   İsmini belirtmek istemeyen başka kadın ise TÜMAD Madencilik'in faaliyetlerinin dağları ve su kaynaklarını tahrip ettiğini ifade ederek, "Yaylamızı, dağlarımızı mahvettiler. Sularımıza el koyuyorlar. Bu yayla köyümüzden de eski. Nenelerimiz, dedelerimiz burada yaşadı. Biz de yaşamaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.   ‘Mezarlarımız bile burada’   Fatma Sarıbaş da atalarından miras kalan yaşam alanlarını koruyacaklarını, TÜMAD'a teslim etmeyeceklerini belirterek, "Atalarımız burayı hayvancılıkla, bağ ve bahçeleriyle köy haline getirdi. Mezarlarımız bile burada. TÜMAD bizi buradan çıkarmak istiyor, sularımıza el koyuyor. Biz hangi suyu içeceğiz? Gidecek başka yerimiz yok. Yaylamızın gitmesini istemiyoruz, mücadele edeceğiz" şeklinde konuştu.    ‘Bu topraklar bizim yüzyıllık yurdumuz’   Rukiye Demirtaş ise yüzyıllardır yaşadıkları yaylayı terk etmeyeceklerini söyleyerek, "Burada hayvanlarımızı besliyoruz, fasulye ekiyoruz. Bu topraklar bizim yüzyıllık yurdumuz. TÜMAD'a vermeyeceğiz. Bütün gücümüzle mücadele edeceğiz. Bugün burada doğa katliamı yapanları istemiyoruz. Biz onlardan daha çoğuz. Başka bir dünyamız yok" sözlerini kullandı.    Köyde yaşayan kadınlar, TÜMAD Madencilik'in bölgede yürüttüğü ve kapasite artışıyla genişletmek istediği madencilik projelerine karşı su kaynaklarını, yaylalarını ve yaşam alanlarını korumak için mücadelelerini kararlılıkla sürdürüyor.