Sömürüye karşı yükselen direniş (1) 2026-04-25 09:01:34   TKIS Blinds direnişçisi Nazar Kaya: Biz kadınlar birleşince güçlüyüz   Devrim Fındık   İSTANBUL - Kadın çalışma yaşamında yaşadığı sorunlara karşı örgütlü mücadelenin yarattığı dönüşümün önemini vurgulayan TKIS Blinds direnişçisi Nazar Kaya, “Biz kadınlar birleşince güçlüyüz. Biz istersek tüm iktidarları da yok ederiz. Tüm işçileri 1 Mayıs’ta alanlara davet ediyorum” dedi.   1 Mayıs, dünya genelinde işçi ve emekçilerin çalışma koşullarına, hak ihlallerine ve sömürü politikalarına karşı yürüttüğü mücadelenin simgesel günü olarak her yıl yeniden kutlanıyor. Türkiye’de ve dünyada özellikle son yıllarda artan güvencesiz çalışma biçimleri, düşük ücret, uzun çalışma saatleri ve işyerinde yaşanan hak ihlalleri, işçilerin temel gündem başlıkları arasında yer alıyor. Kadınlar ise hem çalışma yaşamındaki eşitsizlikler hem de toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık nedeniyle çok yönlü sorunlarla karşı karşıya kalıyor.   Emekçilerin alanlara çıkarak seslerini yükselttiği 1 Mayıs’a sayılı günler kala, hazırladığımız dosyamızın ilk bölümünde, çalışma yaşamında yer alan kadınların karşı karşıya bırakıldığı  sorunlar karşısında verdiği mücadeleye ışık tutuyoruz.    Bu kapsamda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) 2026 verilerini  karşılaştırdığımızda,   genel işsizlik oranı ve kadın işsizlik oranlı paralel şekilde artmaya devam ediyor. TÜİK, 2026 kadın işsizliği verilerine göre,  Şubat 2026'da genel işsizlik oranı yüzde 8,5'e yükselirken, bu oran kadınlarda yüzde 11,6 seviyesinde gerçekleşti.  İstihdam oranında 2026 Şubat itibarıyla istihdam oranı erkeklerde yüzde 65,6 iken, kadınlarda yüzde 31,1 gibi düşük bir seviyede kaldı.    Geniş Tanımlı İşsizlik (DİSK-AR) raporu ise, TÜİK'in dar tanımlı verilerinin yanı sıra, iş aramaktan umudunu kesenleri de kapsayan geniş tanımlı işsizlikte kadınlar çok daha olumsuz etkilendiğine yer verdi. Raporda,  2025 sonu verileri geniş tanımlı kadın işsizliğinin yüzde 39'un üzerinde olduğunu görüldü.  Yine rapora göre,  kadınların iş hayatına katılımındaki engeller, toplumsal cinsiyet rolleri ve kreş eksikliği gibi faktörler, 2026 yılında da kadın istihdamının artmasının önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor. Özetle, 2026 yılında kadınlar, erkeklere göre daha düşük istihdam oranına ve daha yüksek işsizlik oranına sahip olup, işsizlik krizi kadınlar üzerinde yoğunlaşıyor.   Türkiye’de kadın emeğin görünmez kılınmasına çalışma koşullarında ağırlaştırılmasına ve sendikal hakların sınırlandırılmasına karşı 1 Mayıs’ın tarihsel mirasına dikkat eken kadın ve emek örgütleri, bu günü sadece bir kutlama değil aynı zamanda mücadeleyi büyütme günü olarak ifade ediyor. Özellikle kadın emeğinin yok sayılmasına karşı kadınların bu yıl daha güçlü yer alacağı vurgulanırken, genç işsizliğin derinleşmesine karşı da ortak mücadele çağrıları yapılıyor.   Yüzde 80’i kadın işçilerden oluşan TKIS Blinds Perde Üretim ve Ticaret A.Ş. fabrikasında, TEKSİF’e üye oldukları için işten çıkarılan işçilerin direnişi 230 gündür devam ediyor. 1 Mayıs’a giderken kadınların mücadelesini bir kez daha gündeme taşıyan kadınlar, düşük ücret, güvencesizlik, baskı ve mobbing koşullarına karşı fabrika önünde çadır kurarak direniyorlar.     Direnen işçilerden Nazar Kaya, 1 Mayıs’ın anlamı, kadın işçi olmanın deneyimi, işyerinde yaşanan hak ihlalleri ve kadın dayanışmasının rolü üzerine konuştuk.   ‘Kadınlar olarak birbirimize güvendik’   Yaşadığı deneyimi üzerinden kadınların karşı karşıya bırakıldığı sorunları ve örgütlü mücadelenin yarattığı dönüşümü anlatan Nazar Kaya, kendilerini direnişe götüren temel nedenlerin kötü çalışma koşulları ve insanca çalışabilecekleri koşulların olmaması olduğunu dile getirdi. Nazar Kaya, “Yemek yediğimiz yemekhane Tuzla Serbest Bölge’ye 5-6 dakika mesafedeydi ve bize ayrılan yemek yeme süresi 30 dakikaydı. Ve o 5-6 dakika yemek süremizden gidiyordu. Sırayı da hesaba katarsak her fabrikadan işçiler geldiği için bize kalan süre 10 dakika oluyordu. 10 dakika içerisinde karnını doyurdun doyurdun. Doyuramadın makine başında aç bir şekilde çalışıyordunuz. Bizi direnişe iten nedenlerden biri de buydu. Bana bu direniş, birlikte mücadele etmeyi, aynı makine arkadaşından başka yanında kimsenin olmadığını, kadınların birleşince ne kadar güçlü ve direngen bir hal aldığını öğretti. Biz bu direnişi kazanacağımızı da biliyorduk. Çünkü bizim birbirimizden başka şansımız yok.    Taciz, mobbing vs. her şeye karşı birbirimize güvenerek bu direnişi kazandık. Direnişleri boyunca kadınlar bizimle dayanışma gösterdi. Ben düştüğümde arkamda olan Emine ablanın beni kaldıracağını bildiğim için ya da Emine abla düştüğünde birinin onu kaldıracağını bildiğim için çok zorlanmadık.  Bu direniş kadınların birbirine destek olmasını öğretmişti. Bizim birbirimizden başka şansımızın olmadığını biliyorduk” diye konuştu.    ‘Çok ağır kodlarla işten çıkarıldık’   Direniş boyunca kendilerinin bir kayıpları olmadığını ve her şekilde kazandıklarını belirten Nazar Kaya,  “Patron kadın işçileri 24,26, namussuzluk, uyuşturucu gibi çok ağır kodlardan işten çıkardı. Ama biz pes etmedik. Patron, ‘Onlar 3 gün, 1 ay direnir sonra polis serbest bölgeden onları alır atar’ dedi. Biz o polislere de, serbest bölgenin önündeki müdüre de, kendi patronumuza da direndik. Sonunda da kazandık. Biz kaybetmiş değiliz. Bugün buradaysak kazanmışızdır. Bizler işçi sınıfı olarak kaybedecek bir şeyimiz yok. Biz üretiyoruz onlar yiyor, biz üretiyoruz onlar sermayelerine sermaye ekliyor. O yüzden de birbirimizden başka şansımız olmadığı için güvenmeyi, birlik olmayı biliyoruz” ifadelerini kullandı.    ‘Kolektif yaşamı öğrendim’    TKIS Blinds direnişine ilk katılanlardan biri olduğunu dile getiren Nazar Kaya şunları söyledi: “Ailemdeki politik yapıdan ve ilk iş yerim olmasından kaynaklı bu direnişe çok yabancı değilim. O yüzden direniş başlayacağı zaman ilk katılanlardan oldum. Kolektif bir şekilde birlik olmayı, aynı çadırda 230 gün yaşamayı öğrendik hep beraber. Politik bilinç yükseldikçe gerçekten kolektif bir şekilde yaşamayı da öğreniyorsunuz.”   1 Mayıs’a çağrı   Direniş kazanımlarını kolay elde etmediklerini, 2 yıldır pes etmediklerini kaydeden Nazar Kaya, “Ama biz birlik olunca sonunda kazanacağımızı biliyorduk.  Tüm işçileri çağrıda bulunmak istiyorum. Makina başındaki arkadaşınla ilk görevin örgütlenmek olsun. Kadın işçiler olarak erkeklere göre daha kötü koşullarda çalışıyoruz biz buna karşı direndik. Biz birleşince güçlüyüz. Ve biz istersek tüm iktidarları da yok ederiz. Tüm işçi sınıfının da 1 Mayıs Bayramı’nı kutluyorum. 1 Mayıs’ta alanlara!”