Cinsel şiddet raporu: 67 başvuru, en yaygın ihlal cinsel taciz 2026-04-22 10:20:32   HABER MERKEZİ - Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin 2025 faaliyet raporu, artan şiddet ve hak ihlallerini ortaya koydu. Rapora göre, başvuru hattına ulaşan 67 kişinin en sık maruz bırakıldığı şiddet türü cinsel taciz olurken, cinsel saldırı, ısrarlı takip ve çevrimiçi şiddet de öne çıkan ihlaller arasında yer aldı.   Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin (CŞMD) 2025 Faaliyet Raporu yayımlandı. Raporda, Türkiye’de ve dünyada artan otoriterleşme, savaş, yoksulluk ve hak ihlalleriyle birlikte cinsel şiddetin farklı biçimlerinin yaygınlaştığına dikkat çekildi.   En yaygın şiddet: Cinsel taciz   Rapora göre, 2025 yılı boyunca derneğin başvuru hattına ulaşan 67 kişiye psikososyal ve hukuki destek sağlandı. Başvurularda en sık karşılaşılan şiddet türleri cinsel taciz, cinsel saldırı, ısrarlı takip, çevrimiçi cinsel şiddet, flört şiddeti ve ev içi şiddet oldu.   Başvuruların önemli bir kısmında hayatta kalanların hem hukuki süreçlere erişimde hem de güvenli destek mekanizmalarına ulaşmada zorluk yaşadığına işaret edildi. Bu kapsamda 33 kişiye doğrudan hukuki danışmanlık verildi; bazı vakalarda resmi şikâyet süreçleri başlatıldı.   Şiddet biçimleri çeşitleniyor   Raporda, özellikle çevrimiçi cinsel şiddet ve flört şiddetinin görünürlüğünün arttığına dikkat çekildi. Sosyal medya üzerinden ifşaların arttığı dönemlerde başvuru ihtiyacının da yükseldiği vurgulandı.   Cinsel şiddetin yalnızca fiziksel saldırıyla sınırlı olmadığı, dijital alanı da kapsayan çok boyutlu bir şiddet biçimi olarak yaygınlaştığı ifade edildi.   Yüz binlerce kişiye ulaşıldı   Rapora göre dernek, atölye, seminer ve dijital içeriklerle yüz binlerce kişiye ulaştı. Toplamda 310 bini aşkın kişiye eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla erişildi.   Gençlere yönelik yürütülen programlar kapsamında yüzlerce gençle doğrudan temas kuruldu; çocuklara ve ebeveynlere yönelik çalışmalarda ise bedensel söz hakkı ve onay kültürü öne çıktı.   Şiddete karşı mücadele ve dayanışma vurgusu   Raporda, cinsel şiddetin bireysel değil yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekilerek, mücadelede hak temelli yaklaşımın ve dayanışmanın belirleyici olduğu vurgulandı.