Zürih’te ‘Barış bizsiz olmaz’ konferansı 2026-04-04 13:34:25   HABER MERKEZİ - Zürih’te düzenlenen “Barış, Bizsiz Olmaz” konferansında farklı ülkelerden kadınlar, barış süreçlerinde kadınların belirleyici rolünü ve deneyimlerini tartışıyor.   Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) ile İsviçre Kürt Kadın Birliği (YJK-S) tarafından İsviçre’nin Zürih kentinde “Barış, Bizsiz Olmaz” sloganıyla düzenlenen uluslararası kadın konferansı gerçetleştiriliyor.   Kadınların barış süreçlerindeki rolü, müzakere deneyimleri, eşit temsiliyet, örgütlenme özgürlüğü ve sürdürülebilir barışın toplumsal zemini gibi başlıkların ele alınacağı konferansa, Kürdistan’ın dört parçasından ve çeşitli ülkelerden yaklaşık 180 delege katılıyor. Hakların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, Kolombiyalı eski senatör ve barış müzakerecisi Victoria Sandino ile Bask ülkesinden eski siyasi tutsak Kizkitza Gil de San Vicente de konuşmacılar arasında yer alıyor. Konferans kapsamında gün boyunca farklı atölye çalışmaları gerçekleştirilecek.   Zürih Rote Fabrik’de düzenlenen konferans, sabah saatlerinde siyasetçi Dilan Dirayet Taşdemir’in açılış konuşmasıyla başladı. Açılışın ardından, Pervin Buldan, Victoria Sandino ve Kizkitza Gil de San Vicente’nin katılımıyla “Kadınların barış süreçlerindeki uluslararası deneyimleri” başlıklı bir panel düzenlendi.   Kadınlar olmadan olmaz   Prof. Dr. Nazan Üstündağ’ın moderatörlüğünde yapılan panelde ilk olarak İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan söz aldı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın doğum gününü kutlayarak konuşmasına başlayan Pervin Buldan, devamla kadınların barış süreçlerindeki rolüne dikkat çekti. Savaş süreçlerinde en fazla mağdur edilen kesimin kadınlar olduğunun altını çizen Pervin Buldan, buradan hareketle barış süreçlerini sahiplenmesi gereken en temel öznenin kadınlar olduğunu vurguladı. Kadınların barış süreçlerine doğrudan dahil olmasının önündeki zorluklara değinen Pervin Buldan, “Sayın Öcalan her toplantısında bu konuyu masaya yatırır. Kadınların yaşadıklarını, kadın katliamlarını ayrıntılı bir şekilde ele alır. Sayın Öcalan, demokratik entegrasyon sürecinde kadınların önemli bir itici güç olacağına inanıyor ve buna büyük önem veriyor” dedi.   Kadınların her alanda örgütlenmesinin barışa doğrudan katkı sunacağını ifade eden Pervin  Buldan, “Barışın toplumsallaşmasını istiyoruz. Bizim coğrafyamızda kadının adı yok; kadının verdiği her mücadele yok sayılır. Tıpkı Kürtlerin inkârı ve yok sayılması gibi kadınlar da yok sayılır. Ancak son çeyrek yüzyılda, özellikle savaş koşullarında Kürt kadınları, kadın mücadelesinin ne kadar hayati olduğunu tüm dünyaya gösterdi. Buna en somut örneklerden biri Rojava’dır” diye konuştu. Barış sürecinde yasal düzenleme aşamasına gelindiğine vurgu yapan Pervin Buldan, bu süreçte kadınların aktif biçimde yer alması gerektiğinin altını çizdi. Pervin Buldan, “Kadınların yasal güvence altına alınmadığı bir süreç anlamlı olmayacaktır. Yasal düzenlemeler içerisinde kadınların inkârının ve imhasının önüne geçilmesi, her alanda eşitliğin sağlanması için güçlü güvenceler oluşturulmalıdır” dedi.   “Jin, Jiyan, Azadî” felsefesinin Kürt Halk Önderi tarafından kadınlar için ortaya konulan bir yaklaşım olduğunu belirten Pervin Buldan, bu anlayışın bugün dünya çapında bir yaşam felsefesine dönüştüğünü ifade etti. “Sayın Öcalan’ın sıkça dile getirdiği ‘Kadını özgür olmayan bir toplum asla özgür olamaz’ sözü, bu sürecin temel yaklaşımını ortaya koyuyor” diyen Pervin Buldan, kadın özgürlüğünün barışın inşasındaki belirleyici rolüne dikkat çekti. Dünyanın farklı bölgelerindeki barış süreçlerinde kadınların oynadığı role işaret eden Pervin Buldan, Türkiye’de yürütülecek olası bir barış sürecinde de kadınların vazgeçilmez bir yerde durduğunu vurgulayarak, kadınların aktif katılımının kalıcı ve adil bir barış için temel bir gereklilik olduğunu ifade etti.   Kürt kadınlar ilham veriyor   Kolombiyalı eski senatör ve barış müzakerecisi Victoria Sandino, konferansta kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Konuşmasına, Kürt kadın mücadelesinin dünya genelindeki kadınlara ilham verdiğini vurgulayarak başlayan Victoria Sandino, Kolombiya hükümeti ile FARC arasında yürütülen barış sürecinde kadınların rolüne dikkat çekti. Kadınların müzakere süreçlerinde yeterince yer bulamadığını belirten Victoria Sandino, buna rağmen sahada ve toplumsal düzeyde barışın inşasında kritik bir rol üstlendiklerini ifade etti. Victoria Sandino, “Kadınlar, özellikle de anneler, savaşın yarattığı derin tahribatın onarılmasında belirleyici bir rol oynadı. Bizler bu emeğin ve deneyimin müzakere süreçlerine yansıması için ciddi bir mücadele yürüttük. Ancak bu çabalar, kabul edilen ya da çıkarılan yasal düzenlemelere yeterince yansımadı” dedi. Kadınların barış süreçlerinin merkezinde yer almasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Victoria  Sandino, aksi halde kurulacak barışın eksik kalacağını belirtti. “Ne Kolombiya devlet sistemi içinde ne de FARC yapısında kadınların rolü yeterince ele alındı. Oysa bu savaşın en büyük mağdurlarından biri kadınlardı. Buna rağmen Kolombiyalı kadınlar, barış süreçlerinin merkezinde yer almak için mücadele etmeye devam ediyor” diyen Victoria Sandino, adil ve kalıcı bir barışın ancak kadınların aktif ve belirleyici olduğu müzakere süreçleriyle mümkün olacağını ifade etti.   ‘Öcalan özgür olmalı’    Victoria Sandino’nun ardından, Bask Ulusal Kurtuluş Hareketi üyesi ve eski siyasi tutsak Kizkitza Gil de San Vicente, konferansa çevrim içi olarak katılarak bir sunum gerçekleştirdi. Konuşmasına Kürt Halk Önderi’nin özgürlüğünü talep ederek başlayan Kizkitza Gil de San Vicente, Bask ülkesindeki özgürlük mücadelesi ile kadınların bu süreçte üstlendiği role dair kapsamlı bir değerlendirme sundu. Bask kadınlarının yalnızca ulusal mücadelede yer almakla kalmadığını, aynı zamanda bu mücadelenin her alanında kendi kimliklerini, sözlerini ve örgütlülüklerini kabul ettirmek için özel bir mücadele yürüttüğünü vurguladı. Bask ulusal hareketi içerisinde kadınların uzun yıllar boyunca görünürlük, eşit temsiliyet ve karar alma mekanizmalarında yer alma mücadelesi verdiğini belirten Kizkitza Gil de San Vicente, bu sürecin aynı zamanda güçlü bir kadın özgürlük hattı yarattığını ifade etti. “Kadınlar, ulusal kurtuluş mücadelesinin pasif bir parçası değil, dönüştürücü bir öznesi olma iddiasıyla hareket etti” diyen Kizkitza Gil de San Vicente, bu yaklaşımın mücadeleyi hem toplumsal hem de siyasal açıdan derinleştirdiğini kaydetti.Bask kadınlarının yürüttüğü özgürlük mücadelesinin ulusal mücadeleyle iç içe geliştiğini belirten Kizkitza Gil de San Vicente, kadınların kendi özgün örgütlenmeleriyle bu sürece yön verdiğini ve elde edilen kazanımların bu ısrarlı mücadelenin sonucu olduğunu dile getirdi.   Konferans, gün boyunca farklı konularda yapılacak panel ve atölye çalışmalarıyla devam edecek.