TJK-E’den Newroz çağrısı: Aynı ateş etrafında buluşalım 2026-03-18 11:58:32   HABER MERKEZİ – TJK-E, Newroz’un direniş, yeniden doğuş ve özgürlük anlamı taşıdığını belirterek, Avrupa’da yaşayan tüm halklara ortak mücadeleyi büyütme ve Newroz ateşi etrafında buluşma çağrısı yaptı.    Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), 21 Mart Newroz Bayramı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.    "2026 yılı Newroz’u, büyük değişimlerin yaşandığı her parça Kürdistan'da yeniden doğuşun ve geçmişten bugüne uzanan direnişin ifadesidir. Bu direniş, bedenini ateşe veren şehitlerimizin mirasıyla yoğrulmuş, varoluşun en güçlü sembollerinden biri haline gelmiştir" ifadeleriyle başlayan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Mazlum Doğan’ın üç kibrit çöpüyle yaktığı ateş, bizlere tarihin derinliklerinden Kawa’nın direniş destanını hatırlatmış; Newroz’u yalnızca bir bayram değil, direnişin sürekliliği ve özgürlük arayışının hafızası haline getirmiştir. Zekiye, Ronahi, Berivan ve ismi yazılmakla bitmeyen nice yoldaşlarımız, Newroz ateşine dönüşerek; inkar ve soykırım politikalarına karşı birer meşale olmuş, karanlığı aydınlatan yol göstericiler olarak mücadelemizi büyütmüşlerdir.   Onların yarattığı değerler, bugün hâlâ yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. 27 Şubat ile birlikte gelişen yeni süreçte, Rêber Apo'nun sunduğu Demokratik Toplum ve Barış perspektifi; Kürt halkının mücadelesini taçlandıracak, gelecek nesillere tarihsel bir miras bırakacaktır. Bu miras, yalnızca bir direnişin değil; aynı zamanda bir halkın varlığını, kimliğini, kültürünü ve uygarlığa sunduğu katkıyı koruma iradesinin ifadesidir. Rêber Apo'nun sürekli belirttiği gibi bir halkın yok olmaması; onun diline, kültürüne, tarihine ve iradesine sahip çıkmasıyla mümkündür. Kadınların kurtuluşu ve mücadelesini, geliştirdiği felsefe ile özgürlük mücadelesinin mihenk taşı olarak belirleyen Rêber Apo'ya kadın yoldaşları olarak verdiğimiz sözü tekrarlıyoruz. Özgürlüğünün gerçekleşmesi için mücadelemizle bunun ısrarcı yürütücüsü olacağız.   Bu yeni dönemde, toplumsal mücadelenin en önemli boyutlarından biri de kadın özgürlüğüdür. Newroz’un ruhuyla birlikte kadınların eşit olmadığı, ayrımcılığa uğradığı hiçbir düzenin kabul edilemeyeceği daha güçlü bir şekilde ortaya konulmalıdır. Kadının öncülüğünde gelişecek bir toplumsal dönüşüm; hakikatin, eşitliğin, özgürlüğün ve farklılıkların zenginlik olarak kabul edildiği bir yaşamın kapısını aralayacaktır. Kadın, sadece yaşamın bir parçası değil; aynı zamanda direnişin, yeniden doğuşun ve özgürlüğün öznesidir. Bu nedenle kadın etrafında gelişecek örgütlü mücadele, demokratik toplumun inşasında belirleyici olacaktır. Her bireyin, kadınların, gençlerin, yaşlıların ve çocukların, iradesiyle şekillenen bir toplum; hem doğa talanına karşı duracak hem de insanlığın eşit ve özgür bir yaşam kurmasının temelini oluşturacaktır.   Newroz’la birlikte yükselen bu irade; sadece geçmişin anısı değil, geleceğin inşasıdır. Bu ateş, her yıl yeniden yakılırken aslında özgürlüğe olan inancımızı, direniş geleneğimizi ve ortak yaşam umudumuzu büyütmektedir. Bu anlamda Newroz; direniştir, varoluştur, özgürlüktür. Ve bu özgürlük, ancak örgütlü mücadeleyle, kadın öncülüğünde ve toplumsal dayanışmayla büyüyerek kalıcı hale gelecektir. Newroz’un ateşi, bugün de yarın da yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.   Bu vesileyle Avrupa’da yaşayan tüm halkları; demokratik toplum bilincini güçlendirmeye, barışı büyütmeye ve ortak geleceğimizi birlikte kurma iradesini yükseltmeye çağırıyoruz. Farklılıklarımızı zenginlik bilerek, dayanışma ruhuyla, omuz omuza ve yürek yüreğe vererek mücadeleyi daha da ileri taşıyalım. Gelin, umudun, direnişin ve isyanın simgesi olan Newroz’da aynı ateş etrafında buluşalım; coşkumuzu büyütelim, halaylarımızı çoğaltalım ve özgür, eşit, barış dolu bir yarını birlikte inşa edelim!   Bijî Newroz!"