Dünya Kadın Yürüyüşü Koordinatörü: Rojava'yı sahiplenmeliyiz 2026-01-28 09:01:04   Semra Turan   HABER MERKEZİ - Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye Koordinatörü İrem Bağcı Çalışkan, "IŞİD neyse HTŞ odur" diyerek, dünya halkları ve kadınlar için tehlikeli olduklarını söyledi. Buna karşı ise enternasyonal, birleşik kadın mücadele hattının önemine işaret etti.    HTŞ çeteleri, 6 Ocak'ta Halep'te başlattığı saldırıları genişleterek, Rojava’da sürdürüyor. Saldırılarda çok sayıda kişi katledildi, yaralandı. Binlerce aile göç etmek zorunda kaldı. Yapılan ateşkese rağmen saldırıların sürdüğü Rojava'da temel ihtiyaçların karşılanmasının engellenmesi insani krize neden oldu.    Binlerce DAİŞ'linin kaldığı cezaevlerine saldırı yaparak, serbest kalmalarını sağlayan HTŞ, özellikle DAİŞ’i aratmayan kadına yönelik saldırılarıyla gündeme geldi. DAİŞ’in saldırılarını aratmayan HTŞ çetelerinin özelikle kadınları hedef alarak cenazelerine işkence ederek, teşhir edilmesi büyük tepkiye neden oldu.    Tüm bunlara karşı kadınlar başta olmak üzere, Kürt halkı ve dostları dünyanın dört bir yanında alanlara çıkarak, yaşananları protesto ediyor, sessizliğe tepki gösteriyor.    Dünya Kadın Yürüyüşü (DKY) Türkiye Koordinatörü İrem Bağcı Çalışkan ile HTŞ çetelerinin Rojava'ya yönelik saldırıları ve buna karşı kadınların neler yapması gerektiği üzerine konuştuk.     Köklü bir değişim   2026'ya savaş ve şiddetin gölgesinde girdiklerini söyleyen İrem Bağcı Çalışkan, "Küresel anlamda köklü bir değişim sürecindeyiz. Artık tekno feodal toplum düzenine gidiyoruz. Aşırı sağ çok yükseldi. Savaş koşulları değişiyor. Artık bir sağ enternasyonalden bahsedebiliriz. Sağın birlikte mücadele ettiğini görüyoruz. Bu da bölgemizde aşırı sağ hükümetlerin, ABD ve İsrail gibi devletlerin halklar üzerindeki baskısını artırıyor. Savaş aynı zamanda patriyarkayı da güçlendiriyor" dedi.   'Kadın devrimini sahiplenmeliyiz'   Rojava'daki saldırılara dikkat çeken İrem Bağcı Çalışkan, "Eski IŞİD şimdi HTŞ çeteleri olanlar önce Alevi ve Dürzileri katletti. Şimdi de Rojava'da saldırıları artırıyorlar. Bu saldırılar çok kaygı verici. Rojava Devrimi kadınlar ve halklar için önemi tartışılamaz bir noktada. Rojava'daki kadın devrimi ve kazanımlarının tüm dünya tarafından sahiplenilmesi gerekiyor. Ancak maalesef orada yaşananlara karşı uluslararası hukukun da askıya alındığını görüyoruz" şeklinde konuştu.    ABD ve İsrail'in zımni şekilde HTŞ çetelerini desteklendiğini söyleyen İrem Bağcı Çalışkan, bu noktada halkların ve kadınların Rojava'yı sahiplenmesinin önemli olduğunu vurguladı. İrem Bağcı Çalışkan, “Rojava'da aldığımız haberler çok kötü. Son olarak çocukların donarak yaşamanı yitirdiğine tanık olduk. Yine Mersin'de Kobanêli bir genç öldürüldü. Dünyadaki kadın örgütleri ve feministler bu saldırıları gündemine almalı ve savaşın son bulması için çağrı yapmalı" ifadelerini kullandı.    'Türkiye Rojava'ya ses vermeli'   İrem Bağcı Çalışkan, Türkiye'nin de HTŞ'yi destekleyenler arasında olduğunu sözlerine eklerken, "Ne yazık ki saldırılara karşı Türkiye toplumunda da bir sessizlik hakim. Kadınlar ve demokratik kurumlar Rojava'yı sahipleniyor, ses çıkartmaya çalışıyor ama Türkiye'de Rojava için yeterli düzeyde sesin olmadığını söyleyebilirim. Bunun için de daha çok mücadele etmemiz ve yaşananları daha çok görünür kılmamız gerekiyor” mesajını verdi.   Orta Doğu'da parlayan bir güneş: Rojava   İrem Bağcı Çalışkan, Rojava'nın hedef alınması ve HTŞ’nin desteklenme nedenini şu sözlerle anlattı: "Suriye özelinde HTŞ gibi çeteler Rojava'daki kadın erkek eşitliğini yaşamsallaştıran, çoğulcu, eşitlikçi deneyimi çok ciddi tehlike olarak görüyor. Rojava Orta Doğu bölgesinde parlayan bir güneş gibidir... Halkların ve kadınların umududur. Rojava Orta Doğu'da kendine özgü çok farklı bir deneyimdir. Kadın odaklı ve kadınların elinde yükselen bir mücadele pratiği olması açısından da çok değerlidir.  Bu da çeteler için en büyük tehlike unsurudur. Aynı zamanda bölgedeki güçler tarafından da tehlike olarak görülüyor.”   Kadınlara işkence    Saldırılara karşı daha çok mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizen İrem Bağcı Çalışkan, "HTŞ çetelerinin özelikle kadınları hedef alması ve cenazelerine işkence etmesini kabul etmiyoruz. Buna karşı dünyanın her yerinde kadınlar saçlarını örerek tepki gösterdi. Çok önemli bir tepkiydi. Bu hem uluslararası toplumda Rojava'da yaşananların görünür kılınması hem de dayanışmayı güçlendirmesi anlamında önemliydi” dedi.   'IŞİD neyse HTŞ odur'   "İŞİD neyse HTŞ de odur" diyen İrem Bağcı Çalışkan, "Cezaevlerinde özelikle IŞİD'lilerin serbest bırakılması bizim için şaşırtıcı olmadı. Saldırılar sürerken, IŞİD'liler serbest bırakılırken, uluslararası devletlerin HTŞ çetelerini onayladıklarını görüyoruz. HTŞ açık bir şekilde destekleniyor. Aslında onlar da HTŞ'nin IŞİD'den farkının olmadığını biliyorlar, bildikleri halde de destekliyorlar. Çünkü onların çıkarlarına ve bölgeden istediklerine bu hizmet ediyor. Çıkarları için devletler çeteleri desteklemeye devam edecekler” sözlerine yer verdi.   ‘IŞİD'lilerin serbest bırakılması dünya için tehlikeli’   IŞİD'lilerin serbest bırakılması, HTŞ'nin desteklenmesinin tüm dünya için tehlike yarattığını kaydeden İrem Bağcı Çalışkan, "Bu durum dünya halkları ve kadınları için bir tehdittir. Bu durum dünya kadınlarını da ilgilendiriyor. Rojava'daki kadın devrimi ve kazanımlarının kaybedilmesi aslında dünyadaki kadın mücadelesini geriye itecektir. Büyük bir hasar verecektir. Bunun farkında olarak dünya kadınların Rojava Devrimi’ni büyük sahiplenmesi gerekir" diye aktardı.     Halklar ve kadınlar olarak her şeyin farkında olduklarını söyleyen İrem Bağcı Çalışkan, "HTŞ'nin ismi değişse de IŞİD'den bir farkı olmadığını, halklara ve kadınlara saldırmaya devam ettiğini bütün dünyada ifşa edeceğiz" şeklinde konuştu.   'Uluslararası eylem hazırlığımız var'   Dünya Kadın Yürüyüşü olarak uluslararası anlamda ortak bir eylem planladıklarının bilgisini paylaşan İrem Bağcı Çalışkan, girişimlerin sürdüğünü aktardı. “Saldırılara karşı enternasyonal ve birleşik bir kadın mücadele hattını güçlendirmemiz gerekiyor” sözlerine dikkat çeken İrem Bağcı Çalışkan, Rojava'da direnen kadınlara şu mesajı verdi: “Açtığınız yol ve bize yaşattığınız kadın devrimi deneyimi mücadelemizi güçlendiriyor. Jin jiyan azadî sloganından aldığımız güçle kadın mücadelesini dünyanın her yerinde güçlendirmek için elimizden geleni yapacağız. Mücadelede beraberiz.”   DKY kimdir?    Dünya Kadın Yürüyüşü (DKY), kadınların yaşadığı eşitsizlik ve ayırımcılığın bütün biçimlerine karşı mücadele eden, yoksulluk ve kadına yönelik şiddete karşı 5 kıtada, 60'tan fazla ülkede faaliyet gösteren uluslararası, feminist ve anti-kapitalist bir taban hareketidir. 1998'de Kanada'da başlayan hareket, kadınlar arası dayanışmayı, eşitliği ve anti-emperyalist mücadeleyi temel alıyor. 2022'den bu yana uluslararası koordinatörlüğü Türkiye'dedir.