‘Halep’te kadınlara yönelik saldırılar bir rejim inşasının parçası’ 2026-01-11 16:08:17   AMED-DAKAP ve Şiddetle Mücadele Ağı, Halep’te gerçekleşen saldırılarda kadın bedeninin teşhir edilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, bu saldırıların kadın bedeni üzerinden kurulmak istenen tahakkümün bir parçası olduğunu vurguladı. Açıklamada, söz konusu saldırıların Orta Doğu’da inşa edilmeye çalışılan baskıcı rejimin provası niteliği taşıdığı belirtilerek, kadınlara saldırılara karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı.   Dicle Amed Kadın Platformu ve Şiddetle Mücadele Ağı Halep’in Kürt mahallerine yönelik saldırılarında kadınların bedenlerinin teşhir edilmesine dair Ulu Cami önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya birçok kurum kuruluş ve kişi katıldı. Açıklama metnini DAKAP dönem sözcüsü Çağla Sanay, okudu.    'Kadınlar yok edilmesi gereken nesne olarak görülüyor'   Saldırılarda kadınların “yok edilmesi gereken nesne” olarak görüldüğünü belirten Çağla Sanay, "Bugün burada; Suriye’nin Halep kentinde yaşanan, insanlık onurunu ayaklar altına alan ve vicdanları yaralayan, başta kadınları hedef alan insanlık dışı katliamları lanetlemek için toplandık. HTŞ ve onların cinsiyetçi zihniyetinin taşıyıcısı olan yapılar, Halep’te hedef gözetmeksizin Kürt halkına yönelik saldırılar başlatmıştır. Bu saldırılar bugün artık bir vahşet boyutuna ulaşmıştır. Bu gerici yapıların kadınlara yönelik yaklaşımı, kadını adeta ‘yok edilmesi gereken bir nesne’ olarak gören cinsiyetçi politikalarının en kanlı dışavurumudur. Kadın bedenine yönelik saldırıları ve kadınları pencerelerden atarak yaşamdan koparan bu canice eylemleri, sadece bireylere yönelik münferit saldırılar olarak görmüyoruz. Bu saldırılar, kadın bedeni üzerinden kurulmak istenen bir tahakkümün ve Orta Doğu’da inşa edilmeye çalışılan baskıcı rejimin provalarıdır” dedi.   ‘İŞİD, kendine tehdit gördüğü için saldırıyor’   Çağla Sanay, İŞİD’in Alevi, Dürzi ve bölgede yaşayan tüm farklı kimlik ve inançları kendine tehdit olarak gördüğü için saldırıda bulunduğunu aktararak, ”Suriye, tarihsel olarak çok kültürlü bir yapıya sahiptir. İŞİD orjinli yapılar kendi zihniyetlerine tehdit olarak gördükleri Alevi, Dürzi ve bölgede yaşayan tüm farklı kimlik ile inançlara karşıda aynı tahammülsüzlüğü göstererek insanlık onurunu bir kez orada çiğnemiştir. Kadınların yaşam alanlarını daraltan, özgürlüklerini kısıtlayan ve onları sürekli bir şiddet sarmalına mahkûm eden bu karanlık ideoloji, uyguladığı vahşetle tüm kadınlara ve insanlığa gözdağı vermektedir. ‘ahlak’ ve ‘düzen’ adı altında yürütülen bu barbarlık, Orta Çağ karanlığının günümüzdeki yansımasıdır. Bizler çok iyi biliyoruz ki; kadın cinayetleri politiktir. Bu cinayetlerin faili sadece o silahı veya bıçağı tutan eller değil; o eli cesaretlendiren kadın düşmanı tüm eril zihniyetlerdir” diye belirtti.    ‘İnsan haklarını teşhir edelim’   Halep’te katledilen kadınların çığlığının kadınların durmayan mücadele gerekçesi olduğunu vurgulayan Çagla Sanay, “Çağrımız ne dünyadaki küresel güçlerdir ne de insan hakları ve demokrasiyi dillerinden  düşürmeyen iki yüzlü politikalar  sürdüren ülkeleridir. Çağrımız; kadın mücadelesine güç verecek sol sosyalist feminist mücadele yürüten ve kadın dayanışmasını güçlendirecek kadın örgütlerinedir. Halep’te ve HTŞ kontrolündeki bölgelerde yaşanan insan hakları ihlallerini teşhir edelim. Çünkü Halep’te katledilen kadınların çığlığı, bizim mücadele gerekçemizdir. Kadınların bedenleri üzerinden yürütülen bu kirli savaşa ve gerici tahakküme karşı, dünyanın her yerinde adaleti haykırmaya devam edelim ve devam edeceğiz!” ifadelerini kullandı.    Açıklama "Jin Jiyan Azadî" sloganları ile son buldu.