Çocukların cezaevinde yaşadığı ihlaller Meclis gündeminde 2026-05-05 15:09:43   ANKARA - DEM Parti Amed Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, çocuk hakları merkezinin cezaevinde bulunan çocukların yaşadığı hak ihlallerine dair hazırlanan raporu Meclis gündemine taşıdı.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Amed Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nin, 2025 Nisan-2026 Nisan döneminde cezaevlerinde bulunan çocuklara yönelik hak ihlallerini tespit etmek amacıyla hazırladığı rapora dikkat çekerek Meclis araştırması açılmasını isterken Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ise soru önergesi iletti.   Hazırlanan raporun Türkiye’de çocuk adalet sisteminin, bir cezalandırma mekanizması olarak kurgulandığını açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Ceylan Akça Cupolo, çocukların cezaevinde ve yargı sürecinde yaşadığı hak ihlallerini şöyle sıraladı:    “*Çocukların yüzde 13,3'ü çıplak aramaya maruz kaldığını, yüzde 20'si rutin aramalarda mahremiyetinin ihlal edildiğini belirtmiştir. Bazı çocuklar, aramalar sırasında mahrem bölgelerine elle temas edildiğini ifade etmiş, cezaevi personel müdahalesi sırasında sınırı aşan zor kullanma ve onur kırıcı davranışlar rapor edilmiştir. Çocuklar, ters kelepçe, kameraların görmediği kör noktalarda darp, tehdit ve hakarete maruz kaldıklarını beyan etmiştir. Yanı sıra, koğuşlarda temsilci adı verilen gayriresmî bir otorite sisteminin kurulduğu saptanmıştır. Çocukların yüzde 73,3'ü bu kişilerce kurallar konulduğunu, bu kurallara uyulmadığında fiziksel veya psikolojik şiddet uygulandığını belirtmiştir.   * Kuruma girişte psikologla görüşme oranı yüzde 88,9 olsa da, bu görüşmelerin düzenli ve bireyselleştirilmiş bir iyileştirme planına dönüşmediği anlaşılmıştır. Revire erişimde gecikmeler yaşandığı, hastane sevklerinin bazen dört aya kadar bekletildiği ve ilaçların zamanında ulaştırılmadığı tespit edilmiştir. Muayeneler sırasında personelin odada bulunması ve hastane sevklerinin kelepçeli yapılması tıbbi mahremiyeti zedeleyen temel unsurlar olarak raporda yer bulmuştur.   * 8 kişilik koğuşlarda 10-12 kişinin kaldığı, çocukların bir kısmının yerd uyumak zorunda kaldığı belirtilmiş, idarenin temizlik malzemesi desteğinin çok düşük olduğu nevresimlerin düzenli değişmediği, çamaşır makinelerinin sık sık bozuk olduğu ifade edilmiştir. Yine çocukların yüzde 80'i günde üç öğün yemek verilmediğini beyan etmiştir. Yemeklerden kıl, metal, plastik ve hatta fare çıktığına dair ciddi anlatımlar mevcuttur.   *İletişim araçlarının erişim, maliyet, teknik altyapı ve idari uygulamalar bakımından sınırlayıcı bir çerçeve içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. E-görüş ve telefon ücretlerinin astronomik yüksekliği, maddi durumu zayıf olan çocukların iletişim hakkını tamamen engellemektedir. Yanı sıra bir çocuğun üzerindeki darp izlerini ailesine göstermeye çalışması üzerine e-görüşün kesilmesi gibi, haberleşme hakkına yönelik doğrudan müdahaleler rapor edilmiştir.   *Çocukların yüzde 64,4'ü eğitime teşvik edilmediklerini belirtmiştir. Okuma yazma bilmeyen veya eğitim seviyesi düşük çocukların dilekçe yazamadığı için eğitim talebinde bulunamadığı, talep edenlerin ise gerekçesiz reddedildiği saptanmıştır.   *Disiplin süreçlerinde bilgilendirme eksikliği, avukata erişim yetersizliği, savunma süresinin kısıtlılığı ve yüksek ceza oranlarının savunma hakkının etkin kullanılmasını engellediği ortaya konulmuştur. Ayrıca çocukların yüzde 73,3'ü gözaltı ve ifade sürecinde bilgilendirilmediğini, yüzde 40'ı ise kolluk ve mahkeme aşamasında zorbalık veya şiddet gördüğünü belirtmiştir.”   Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle şu sorular yöneltildi:    “*Raporda yer alan çıplak arama, darp ve kötü muamele ifadelerine yönelik Bakanlığınız tarafından başlatılmış bir idari veya adli soruşturma bulunmakta mıdır?   *Çocukların büyük çoğunluğunun varlığını beyan ettiği, koğuşlarda baskı ve şiddet uygulayan mesuliyet sistemi hakkında kurum yönetiminin bilgisi var mıdır?   *Sekiz kişilik koğuşlarda on iki çocuğun barındırılması ve çocukların bir kısmının yerde yatmak zorunda kalması hususunda Bakanlığınız hangi çözüm adımlarını atmıştır?   *Çocukların yüzde sekseninin şikayetçi olduğu yetersiz beslenme ve yemeklerden yabancı madde çıkması iddiaları üzerine kurum mutfağında en son ne zaman denetim yapılmıştır?   *Hastane sevklerinin aylarca geciktirilmesi ve sevkler sırasında uygulanan kelepçeli nakil işlemleri, çocuk koruma ilkeleri ile nasıl bağdaşmaktadır?   *Okuma yazma bilmediği için idareye dilekçe veremeyen çocukların eğitim ve diğer temel haklarına erişimini sağlamak için hangi özel mekanizmalar kurulmuştur?   *Son bir yıllık süreçte kurum personeli hakkında orantısız güç kullanımı veya görevi kötüye kullanma iddiasıyla kaç disiplin dosyası açılmıştır?   *Haberleşme ücretlerinin yüksekliği nedeniyle ailesiyle iletişim kuramayan dezavantajlı çocuklar için bir mali destek programı planlanmakta mıdır?   *Çocuk adalet sistemini cezalandırma yaklaşımından onarıcı adalet ve rehabilitasyon odaklı bir yapıya dönüştürmeye yönelik somut bir reform takviminiz var mıdır?   *Baroların ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının ceza infaz kurumlarını bağımsız ve düzenli bir şekilde denetleyebilmesinin önündeki bürokratik engeller kaldırılacak mıdır?”