Adalet Kaya: Şüpheli kadın ölümleri daha çok soruşturulmalı
- 09:03 21 Nisan 2026
- Güncel
AMED – Gülistan Doku dosyasına dair değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Milletvekili Adalet Kaya, “İntihar süsü verilmek istenen her kadın ölümü daha çok soruşturulmalı” diyerek Gülistan Doku dosyasında cezasızlığa ve delil karartma iddialarına dikkat çekti.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku’nun Dêrsim’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybettirilmesine ilişkin yıllardır süren cezasızlık politikası, yeniden başlatılan soruşturma ile bir kez daha gündemde. Soruşturma kapsamında 14 Nisan’da farklı kentlerde gözaltına alınarak Dêrsim’e getirildi. Soruşturma kapsamında 10 kişi tutuklanırken, dönemin valisi Tuncay Sonel’de gözaltına alındı. Gözaltılar sonrası kamuoyundan yükselen tepkiler de büyüyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed milletvekili Adalet Kaya dosyadaki gelişmelere dair konuştu.
‘Dava kamuoyu ve ailenin mücadelesi ile bu günlere geldi’
Gülistan Doku davasının geldiği aşamada geç kalındığını ifade eden Adalet Kaya, kamuoyunun güçlü olması ve ailenin verdiği mücadele ile davanın bu günlere geldiğini aktardı. Adalet Kaya, “Öğreniyoruz ki, valinin oğlu tarafından öldürülmüş Gülistan. Bununla ilgili bir itirafçı beyanı var. Yine bir gizli tanık var dosyada. Elbette bu başlangıcın, ilk adımın genişletilmesi gerekiyor. Aylarca gölde aramalar yapıldı biz o dönem de biliyorduk ısrarla dedik ki, Gülistan o gölde değil. Ailesi de aynı şeyi ifade etti. Ama bugün öğreniyoruz ki çok ciddi iddialar, çok ciddi ithamlar var. Valinin Gülistan Dokun'un SIM kartını bir şekilde elde ederek kendi mesajlarını sildiği, hastane kayıtlarını sildiği, kamera görüntülerini sildirdiği, bunu bir ekiple beraber yapıyor. Hepimiz bunlara şahit olduk” ifadelerini kullandı.
‘Her kadının ölümü soruşturulmalı’
Davanın bu süreçten sonra şeffaf yürütülmesini gerektiğini söylen Adalet Kaya, 6 yıl boyunca davanın üstünün kapatılmak istendiğini ve delillerin karartma yönünde birçok adımın atıldığını dile getirdi. Adalet Kaya, “Gülistan’ın cenazesi taşınmış, cenaze gömülmüş, çıkarılmış, başka yere taşınmış. Bütün bunların hepsinde sorumluluğu olan bütün kamu görevlilerinin derhal hukuk önünde yargılanması gerekiyor. Bunun hesabını vermeleri gerekiyor. Bir diğer mesele Rojin Kabaiş, Rojwelat Kızmaz gibi Rabia Naz örneği var yani. Kamudan gücünü alan kişiler tarafından bu dosyaların kapandığını, intihar süsü verilmek istendiğini artık biliyoruz. Bir kere bu algının değişmesi gerekiyor. Bu algı şöyle değişecek. İntihar süsü verilmek istenen her kadın ölümü daha çok soruşturulmalı. Yargı bunu yapmak zorunda artık” dedi.
‘Cezasızlık ve özel savaş politikaları sona ermeli’
Cezasızlık ve özel savaş politikalarının biran önce sona ermesi gerektiğini dile getiren Adalet Kaya, kadınların cezasızlık politikalarına karşı tahammüllerinin kalmadığını bunun için ise mücadelelerini sürdürdüklerini ifade etti. Adalet Kaya, Önleyici mekanizmalarını hayata geçirilmesini, etkin ve kararlı bir şekilde eğitim sisteminin içerisinde toplumsal cinsiyet odaklı bir eğitim sistemi modelinin üretilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Bir diğer mesele yargının ortaya koymuş olduğu pratikler. Tabii ki bu cezasızlık politikalarının artık sona ermesi gerekiyor ve biz diyoruz ki bütün dosyalar yeni baştan alınmalı ve incelenmeli. Faillerin hepsinin yani şüpheli olanların hepsinin tekrar ifadesi alınmalı. Delillerin tekrar incelenmesi gerekmekte ve biz bunların tekrar soruşturulması gerektiğini söylüyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Mücadelemizi her alanda büyüteceğiz’
Sadece Gülistan Doku için değil katledilen ve kaybettirilen bütün kadınlar için her alanda mücadele ettiklerini aktaran Adalet Kaya, “Toplumun, kadınların şunun farkına varması gerekiyor, tehdit altındalar özellikle uyuşturucu ve fuhuş Gülistan'ı bugün ölüme götüren nedenler. Bu trafiğin devlet tarafından göz yumulduğunu ifade etmek istiyorum. Gençlerin hayatını karartan yeni bir toplum toplumu kendi himayesinde isteyen bir yönetimin işi kabul edilemez. Bunun karşısında da mücadelemizi sürdüreceğiz. Uyuşturucu batağının bu kadınların fuhuşa zorlanmasının önünde mücadelemizi büyüteceğiz. Kadınların şantajla bazı suçlara ulaştırılmasının yine çocukların maruz kaldığı şiddetin ekonomik şiddetin, psikolojik şiddetin, dijital şiddetin karşısında farkındalık çalışmalarımızı ve en önemlisi politik mücadelemizi büyüteceğimizi ifade edebiliriz” diye belirtti.







