Çocukları Koruma Derneği’nden İran’a kınama
- 17:12 22 Şubat 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ- Tehlike Altındaki Çocukları Koruma Derneği, İran’daki protestolarda 200’den fazla çocuğun katledilmesini, yaralanmasını ve zorla kaybedilmesini kınadı.
Tehlike Altındaki Çocukları Koruma Derneği, İran’da Ocak ayı protestolarında yaşanan katliamı, hükümetin hesap vermesi gereken bir suç olarak nitelendirdi. Dernek, 200’den fazla çocuğun katledilmesi, yaralanması, gözaltına alınması ve zorla kaybedilmesinin, göz ardı edilemeyecek bir durum olduğunu vurguladı. Dernek, gözaltındakilerin idam, işkence ve tacize maruz kalmasını şiddetle kınadı.
Açıklamada, protestocuların, çocuklar da dahil olmak üzere, hem protestolar sırasında hem de sonrasında gözaltına alınması ve dava açılmasının kabul edilemez olduğu ve bu sürecin derhal durdurulması gerektiği belirtildi. Hiçbir çocuğun protestolara katıldığı veya görüşlerini ifade ettiği için tehdit edilmemesi veya gözaltına alınmaması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açan korkunç katliam, çocuk hakları açısından yalnızca çocuk haklarının açık ihlali değil, aynı zamanda hükümetin hesap vermesi gereken bir suçtur. 200’den fazla çocuğun katledilmesi, yaralanması, gözaltına alınması ve zorla kaybedilmesi göz ardı edilemez.
Tüm yaslı ailelere ve İran halkına başsağlığı dilerken, sevdiklerimizin öldürülmesinin kırkıncı gününde, 18 yaş altı kişiler de dahil olmak üzere gözaltındakilerin idam, işkence ve taciz edilmesini şiddetle kınıyoruz. Protestocuların, çocuklar da dahil olmak üzere, gözaltına alınması ve dava açılması, protestolar sırasında veya sonrasında, kabul edilemez ve derhal durdurulmalıdır. Hiçbir çocuk, protestolara katıldığı veya görüşünü ifade ettiği için tehdit edilmemeli veya gözaltına alınmamalıdır.
Protestoculara verilen idam cezaları, yaşam hakkının açık ihlalidir ve hiçbir birey böyle insanlık dışı şiddetin kurbanı olmamalıdır. Okulların güvenlik güçleriyle doldurulması ve eğitim ortamlarında ‘danışmanlık’ veya ‘krizi aşma yardımı’ gibi isimlerle güvenlik varlığının bulunması kabul edilemez. Öğretmenlerin, çocukların ve öğrencilerin öldürülmesi veya gözaltına alınması sistematik baskının bir parçasıdır; ayrıca gözaltındaki veya ölen öğretmen ve öğrencilerin yokluğu, sınıf arkadaşları ve veliler tarafından gizlenemez.
Katliama dahil olan kişiler, çocukların sağlık, güvenlik ve eğitim konularında karar verme yetkisine sahip değildir ve kendilerini eğitimden sorumlu olarak adlandıramazlar. Çocukların güvenliği ve haklarının korunması gerektiğini vurguluyor, her türlü şiddet ve hukuksuz gözaltının derhal durdurulmasını talep ediyoruz. Bu davranışların devamı, yalnızca çocukların ve toplumun psikolojik güvenliğini tehdit etmekle kalmaz, aynı zamanda halkın öfkesini yeniden uyandırır ve sonuçlarından sorumlu olanlar bu eylemleri gerçekleştirenlerdir.
Bu davranışları ‘düşman’ adıyla haklı çıkarma çabaları, kamuoyunu yanıltma girişimi olup kabul edilemez. Çocukların korunması, insanî ve etik bir sorumluluktur ve bununla ilgili hiçbir uzlaşma kabul edilemez. Çocukların güvenliğinin sağlanmadığı bir toplum, sürdürülebilir bir geleceğe sahip olamaz.”







