Barış süreci için ‘Kadın Hakikat Komisyonu’ talebi 2026-08-22 15:20:40   ANKARA - Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi yaptığı açıklamada, savaş yılları boyunca kadınlara yönelen militarist şiddetin sorgulanması ve yargılanması için kadın hareketinin oluşturacağı kadın hakikat komisyonlarının tanınmasını ve kurulmasını talep etti.   Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, sürece ilişkin Ankara Mülkiyeliler Birliği’nde basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya çok sayıda kadın katıldı.  Toplantıda ortak metni inisiyatif adına Eylül Soyluoğlu okudu.   Meclis’te çıkan kök yasanın 40 yıllık çatışmayı sonlandırması için önemli bir ilk adım olduğunu söyleyen Eylül Soyluoğlu, “İnisiyatif olarak bir yıl önce de vurguladığımız gibi; barış, yalnızca silahların susmasıyla tesis edilemez. Kalıcı bir barış, ancak sürecin demokratikleşme adımlarıyla desteklenmesi ve çatışmayı doğuran tarihsel ile toplumsal sebeplerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün. Bu yasal adımı, barışın inşası ve uzun soluklu bir demokratikleşme mücadelesinin başlangıcı olarak görüyor; halkların barış duygusunu ve talebini güçlendirecek demokrasi adımlarının hızla atılmasını istiyoruz” dedi.   ‘Sürecin resmî muhatabı ve bileşeni olarak tanınmalıdır’   Meclis’te oluşturulacak izleme komisyonu ve koordinasyon kurulunda oluşturulacak olan tüm alt kurullarda ve mekanizmalarda yer alma kararlılıklarının olduğunu ifade eden Eylül Soyluoğlu, “Kadın hareketinin kendi mekanizmalarıyla oluşturacağı bağımsız izleme komisyonu sürecin resmî muhatabı ve bileşeni olarak tanınmalıdır. Yargı ve güvenlik bürokrasisi başta olmak üzere devlet kadroları ile siyasetçilerdeki ‘çıkan yasanın bir başlangıç değil, sonuç olduğu’ yönündeki algı ve tutumların somut zararlarını, öncelikle kadınların siyasal mücadelesine yönelik cezalandırma politikalarında görmeye devam ediyoruz. Yasanın çıkmasına günler kala, kadın kurtuluş mücadelesinden yol arkadaşımız ve TJA aktivisti Ayşe Gökkan yeniden 19 yıldan fazla hapis cezası aldı. Halep’te cihatçı çetelerin Kürt halkına ve Kürt kadınlarına yönelik işkencelerine karşı saçını ören hemşire arkadaşımız ise sadece birkaç gün önce meslekten menedildi. Bu gibi antidemokratik uygulamalara sürecin gereklerine uygun olarak son verilmeli diyoruz” sözlerini kullandı.   ‘Sivil inisiyatifler yasal güvenceye kavuşturulmalı’   Devamında ise Eylül Soyluoğlu şunları belirtti: “Kürt kadınlara yönelen erkek devlet şiddetine, üniformalı erkek şiddetine yönelik cezasızlık politikalarına son verilmesini istiyoruz. Devlet personeli, yargı-kolluk ittifakıyla örtbas edilen kadın cinayetlerinin tüm failleri ve destekçileri ortaya çıkarılmalı. Savaş yılları boyunca kadınlara yönelen militarist şiddetin sorgulanması ve yargılanması için kadın hareketinin oluşturacağı kadın hakikatleri komisyonlarının resmen tanınması ve gerekli belgelere ulaşması sağlanmalı. Kadınların yaşamına doğrudan tehdit oluşturan, erkek devlet şiddetini besleyen koruculuk ve bekçilik sistemleri derhal kaldırılmalı. Aynı zamanda demokratik siyasetin önünün açılması için kayyum uygulamalarına derhal son verilmeli, tüm siyasi tutsaklar serbest bırakılmalıdır. Örgütlenme ve ifade özgürlüğünün önündeki en büyük engel olan Terörle Mücadele Kanunu (TMK) tüm sonuçlarıyla iptal edilmeli, barış için sorumluluk üstlenen sivil inisiyatifler yasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Ve Meclis Komisyon raporunda da belirtildiği üzere AYM-AİHM kararları derhal uygulanmalı ve hasta mahpuslar öncelikle derhal serbest bırakılmalıdır. Demokratik bir dönüşümü her düzeyde mümkün kılana kadar alanlarda, masada ve barışın her adımında var olmaya devam edeceğiz. Gerçek bir barış için kadın dayanışmasıyla mücadeleye devam!”   Açıklama, “Jin Jiyan Azadî” sloganıyla son buldu.