'Yasal çerçeve için Öcalan’la mutabakata varılmalı' 2026-07-09 19:43:15   MÛŞ - DBP’nin “Barışın sözünü halkla kuruyoruz” şiarıyla düzenlediği halk buluşmaları Kop’un Pîyonk köyünde devam etti. Buluşmada konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, yasal çerçeve için Abdullah Öcalan’la görüşülmesi ve mutabakata varılması gerektiğini belirtti.   Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP), “Barışın sözünü halkla kuruyoruz” şiarıyla düzenlediği halk buluşmaları kapsamında Mûş’un Kop ilçesine bağlı Pîyonk köyünde yurttaşlarla bir araya gelindi. Buluşma alanına “Em gotina aşitiyê bi gel re ava dikin / Barışın sözünü halkla kuruyoruz” yazılı pankart asıldı.   Buluşmaya DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mûş Milletvekili Sümeyye Boz katıldı.   Çok sayıda yurttaşın katıldığı buluşmada konuşan Sümeyye Boz, halkla birlikte Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni tartışmak amacıyla bir araya geldiklerini belirtti. Sümeyye Boz, “Demokratik siyasetle mücadelemizi sürdürmek istiyoruz. Toplumumuz da bu esas üzerine tartışmalı, mücadele etmeli” dedi.   ‘Ülkede tek bir kimliğin olmadığı anlaşıldı’   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile devletin sürece verdiği ciddiyet ve samimiyetin paralel gitmediğini belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, uzun yıllardır Kürt meselesinin demokratik yollarla çözüm arayışının sürdüğünü söyledi. Çözüme ve barışa dair adımların demokratikleşme ve özgürlüğe dönük olması gerektiğine dikkat çeken Çiğdem Kılıçgün Uçar, “27 Şubat Çağrısı’nda en çok devlete çağrı var. Devletin yöntem değişikliğine gitmesinin çağrısı aslında. Kürtlerin yokluğu üzerine kurulan ülke ve yönetim artık devam edemiyor. Yüzyılın sonunda bu ülkede tek bir kimliğin, tek bir inancın olmadığı anlaşıldı. Devlet yıllarca Kürt sorununu çözmedi, yönetti. Nasıl yönetti? İmralı, çözümsüzlüğün sembolü haline geldi. Tecrit ağırlaştıkça yeni OHAL kararları ve Kürdistan’da çöktürme planı devreye sokuldu” ifadelerini kullandı.   ‘Barış için Abdullah Öcalan kadar laf yoran var mı?’   Sürecin müzakereye evrilmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan Çiğdem Kılıçgün Uçar, “2 yıldır Abdullah Öcalan’ın koşullarında nasıl bir düzelme var?” diye sordu. Çiğdem Kılıçgün Uçar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu süreci başlatan ve yürüten baş müzakereci süreci bilecek. 27 Şubat Çağrısı’nda bu ülkenin geleceği konuşuluyor. Ama devlet hala ‘Terörsüz Türkiye’ diyor. Yüzyıldır ekilen fikri tohumlar, Kürtlerin tehlike olduğu üzerine. Bu ülkede demokrasiye, barışa, özgürlüğe dair Sayın Öcalan kadar kafa yoran var mı? İşte bunlar bize barışı korumamız gerektiğini söylüyor. Eğer bir yasal düzenleme yapılırsa, bu Türkiye devletinin Kürtlerle ilgili ilk resmi girişimi olacak. Bu masanın devrilmesini dört gözle bekleyen taraflar var. Kürtlerle savaşın devam etmesini isteyenler var. Silah bırakan iradenin geçiş yasalarıyla ülkelerine dönmesinin sağlanması gerekiyor.”   Yurttaşlardan topyekûn mücadele vurgusu   Ardından buluşmaya katılan yurttaşlara söz verildi. AKP’nin sürece dair adım atmadığını belirten bir yurttaş, sürecin sürekli ertelenmesine tepki göstererek, “Ankara’da neler oluyor? Bilmek istiyoruz” dedi.   Bir yurttaş ise DEM Parti’nin süreçteki siyasetini pasif bulduğunu ifade etti. Söz alan Herdem Güneş de birliğin sağlanması ve barış için topyekûn mücadele edilmesi gerektiğini belirterek, Kürtçenin tanınmasını talep etti.   ‘Abdullah Öcalan’la mutabakata varılmalı’   Yurttaşların değerlendirmelerine yanıt veren Çiğdem Kılıçgün Uçar, İmralı Heyeti’nin İmralı’ya gidişinin engellendiğini belirtti. Çiğdem Kılıçgün Uçar, yasal çerçeve için Abdullah Öcalan’la görüşülmesi ve mutabakata varılması gerektiğini kaydetti.   Mûş’taki halk buluşmaları yarın Nêhye, Vartînîs beldeleri ve kent merkezinde devam edecek.