‘Çözüm Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın perspektifinde’ 2026-05-26 09:03:32   Büşra Turan   AGİRÎ - Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin önündeki engellere ve Ortadoğu’daki gelişmelere dair konuşan TJA'lı Berivan Zatsan, "Sürecin evrileceği aşama Ortadoğu'nun kaderini belirleyecek. Çözüm, Sayın Abdullah Öcalan’ın sunmuş olduğu perspektiftir" diyerek somut adımların acilen atılmasını istedi.    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın başlattığı "Barış ve Demokratik Toplum Süreci"nde iktidarın yasal ve somut adımlar atmaması, sürecin ağır aksak ilerlemesi tartışmaları derinleştiriyor. Kürt Özgürlük Hareketi'nin attığı adımlara ve silahsızlanma iradesine rağmen iktidarın sessizliğini koruması, Ortadoğu'daki savaş dalgası ve yükselen kutuplaştırıcı dil barış zeminini kırılganlaştırıyor. Bu kapsamda sürecin toplumsallaştırılması, kalıcı barışın sağlanması ve geçmiş deneyimlerin, acılarının tekrarlanmaması için acil adım atılması yönündeki çağrılar da artıyor.   Tevgera Jinên Azad (TJA) Aktivisti Berivan Zatsan, süreç bağlamında Türkiye ve bölgede yaşanan siyasi gelişmeleri, Ortadoğu'daki savaş dengelerini ve barışın önündeki tıkanıklıkları değerlendirdi.   ‘Kürtler, Ortadoğu'nun kaderini belirleyen bir statüdedir'   "Barış ve Demokratik Toplum Süreci"nin önündeki engellerin ve devletin yaklaşımının Ortadoğu barışı açısından belirleyici olduğunu ifade eden Berivan Zatsan, “Sayın Abdullah Öcalan’ın başlattığı süreç, özellikle halkımız özelinde ama Ortadoğu halkları açısından büyük bir umut kaynağı olmuş durumda. Şu an dünyanın gözü tamamıyla buraya çevrilmiş durumda. Sürecin evrileceği aşama, aslında Ortadoğu'nun kaderini belirleyen bir süreçtir. Herkesin bunun farkında ve ciddiyetinde olması gerekiyor. Maalesef ki şu anda sürecin önünde bir tıkanıklık yaşandığı görülmektedir. Devletin somut adımlar atması, yasal düzenlemelerin acil olarak yapılması lazım. Ama maalesef ki devlet bu işin ciddiyetinin çok farkında değil, farklı planları, farklı düşünceleri olduğu için süreci tıkatmış durumdalar. Sayın Öcalan’la son süreçlerde görüşmeler olmamaktadır. Bu durum süreç açısından çok kritiktir. Halkımızın da hassasiyeti, Önderliğimizle görüşmek, Sayın Öcalan’dan haber almak ve bilgi akışının sağlanmasıdır. Ortadoğu'daki savaşın önündeki çözüm noktası da buradan geçmektedir. Kürtler, Ortadoğu'nun kaderini belirleyen bir statüdedir” dedi.    ‘Çözüm Abdullah Öcalan’ın sunmuş olduğu perspektiftir’   Berivan Zatsan, bölgesel çatışmalara karşı sunulan barış perspektiflerinin önemine dikkat çekerek, yükselen kutuplaştırıcı dile tepki gösterdi. Berivan Zatsan, “Rojhilat’ın durumu ortada. Savaşın nereye evrileceği, nasıl olacağı belirsizlik içerisindedir. Bu savaşa yön verecek, bitirebilecek ve bu savaşa çözüm olabilecek perspektif, yine Sayın Abdullah Öcalan’ın sunmuş olduğu perspektiftir. Ama maalesef baktığımız zaman, son süreçlerde özellikle siyasi alanda uçlaşmalar çok ön plandadır. Irkçılık, faşizm ve uçlaştırıcı bir dil kullanılmaktadır. Bu da hem halkımızın sinir uçlarına dokunuyor hem de var olan sürece zarar vermektedir. Bu konuda biraz daha hassasiyetin olması gerekmektedir. Özellikle gençlerin bu konudaki hassasiyetleri çok kritik bir safhaya gelmiş durumdadır. Çünkü özellikle son süreçlerde Amedspor’un şampiyonluğunun ilan edilmesiyle beraber yükselen ırkçı söylemler süreci de etkilemektedir. Özellikle gençlerin bu konudaki hassasiyetleri, düşünceleri ve tavırları belirleyicidir. Bu tür süreçlerde biraz daha hassas olmak gerekir, çünkü süreç kırılgandır” diye belirtti.    ‘Somut adımların acil atılması gerekiyor’   Berivan Zatsan, geçmişte olan çözüm süreçlerinde yaşanan deneyimlerin unutulmaması gerektiğini belirterek, toplumsal sorumluluk çağrısında bulundu. Berivan Zatsan, “2013'te yaşanan süreç hafızalarımızdan silinmiş değildir. Bu sürecin bozulmasıyla beraber yaşanan acılar, yaşanan kayıplar, yıkılan kentler, hafızamızdan silinmedi. Yine tekrardan böyle bir durumun yaşanmaması için somut adımların bir an önce atılması lazım. Baktığımız zaman kadın konusuna geldiğimiz evre çok kritik, çok önemlidir. Her gün yeni katliamlar olmaktadır. Bu o kadar çok normalleşmiş ki artık tepki bile verilmiyor. Hem siyasi alanda hem toplumsal alanda bu reflekslerin güçlenmesi gerekiyor. Yine bu konuda da Sayın Öcalan’ın perspektifleri bize öncü olacaktır. Sayın Öcalan’ın bize sunmuş olduğu demokratik konfederalizm perspektifi var. Bunun içerisinde hem kadın konusu hem de ekoloji ve çevre sorunları, hepsi detaylı bir şekilde önümüze sunulmuş durumdadır. Bize düşen bunun uygulamasını, yani pratiğini yapmak. Öyle bir aşamadayız ki önümüzde bir perspektif var, uygulamak için hiçbir sorunumuz yok, hiçbir engelimiz yok. Sürecin başarılı olabilmesi için kendi üzerimize düşen görevleri yerine getirmek gibi bir sorumluluğumuz var. Bunun bilincinde olmamız, bunun ciddiyetinin farkına varmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.    ‘Tarihi bir fırsatın eşiğindeyiz’   Toplumsal barış arayışlarında annelerin, kadınların ve gençlerin üstlendiği öncü role dikkat çeken Berivan Zatsan, acil barış çağrısında bulundu. Berivan Zatsan, “Bu süreçte en büyük desteği annelerimiz vermekte. Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri ve yine yakınlarını kaybeden annelerimiz bu sürecin en büyük destekçileridir, sürecin öncüleridir. Hem de en büyük yükünü sırtlayanlardır. Annelerimizin çağrılarına kulak vermeliyiz. Çünkü son süreçte annelerimizin, özelde bu konuyla ilgili barış çağrıları sürekli gelmektedir. Onlara destek olabilmek, onların taleplerini karşılayabilmek için bizim de canla başla çalışmamız gerekiyor, özellikle kadınların ve gençlerin çok çalışması lazım. Çünkü şu anda gelecek olarak gördüğümüz kadınlar ve gençlerdir. Sağlam bir geleceğin, özgür bir geleceğin oluşması için de biz gençlerin çok çabalaması, süreci okuyup, tartıp, analizlerini yapıp bunun farkında olması ve farkındalığını yaratması gerekiyor. Savaş çıkartmak çok kolay ama barışı sağlamak çok çok zordur. Tarihi bir fırsat var, tarihi bir fırsatın eşiğindeyiz. Bu fırsatı iyi değerlendirmek gerekiyor. Bu sefer ya barış olacak ya da topyekûn bir yok oluş olacak. Sadece Kürt halkı açısından değil, bütün Ortadoğu halkları açısından öyle olacak. Bu yüzden barışın acil olarak sağlanması gerekiyor” diye konuştu.