İzmir’de 8 Mart startı: Sürecin itici gücü olacağız 2026-02-28 15:08:13   İZMİR – TJA İzmir’in, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü startında konuşan Ayla Akat Ata, kadınların bu sürecin örgütleyicisi ve öncüsü olduğunu belirterek “Annelerimizle, genç kadınlarla, çalışanlarla, ev kadınlarıyla bu sürecin itici gücü olacağız hep beraber” dedi.     Tevgera Jinên Azad (TJA) İzmir, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü startını verdi. Karşıyaka İskele önünde bir araya gelen kadınlar, Karşıyaka İzban önüne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşte, “Em bi berxwedanê azad dibin, civaka demokratîk dihonin. Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyüroruz” ve “Jin, jiyan, azadî” yazılı pankartlar taşınırken sık sık “Bijî berxwedana jinan”, “Jin, jiyan, azadî”, “Bijî berxwedana Rojava” ve “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları atıldı. Starta TJA'lı Ayla Akat Ata, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri Sümeyye Boz ve Burcugül Çubuk ile çok sayıda kadın katıldı.   ‘Abdullah Öcalan’ın paradigmasını esas alıyoruz’   Burada söz alan Sümeyye Boz, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilenlere, failleri ödüllendirenlere karşı kadın özgürlük mücadelesini büyütmek zorunda olduklarını belirterek, “Buna karşı bir duruş için örgütlenmekten başka çaremiz yok. Örgütlenmek bize umut verecektir. Biz örgütlenmenin bize bahşettiği umudu Rojava’da doğrudan gördük. Rojava Kadın Devrimi örgütlenmenin bir sonucu. Rojava’da kadınlar ortak yaşamı yarattılar. Ortak yaşam mümkün olmayacak bir şey değil. Rojava’da her ne kadar kadın bedeni özel savaş politikaları için kullanılmaya çalışılsa da kadınlar binalardan atılsa da örgüleri kesilip zafer gibi gösterilmeye çalışılsa da bu vahşice pratikler, kadınların onurlu mücadelesi ile durduruldu. Kürt kadınlar, dünyadaki özgür ve demokratik yaşama öncülük ediyor. Biliyoruz sesimizi yükseltebildiğimiz ölçüde kazanabiliriz. Bunu da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dan ortaya koyduğu irade ile gördük. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu paradigma ile kadınların özgürlüğünü kaçınılmaz oldu. Biz onun ortaya koyduğu yolu kendimize yöntem belledik. TJA olarak onun ortaya koyduğu paradigmayı esas alıyoruz ve bunun mücadelesini yürütüyoruz. Bugün burada bu meydanda da açıkça görüyoruz, ‘Jin jiyan azadî’ paradigması Orta Doğu’da ortaya çıkmakla kalmadı bütün dünyaya ışık tuttu” dedi.   ‘Yok sayılmakla ilgili bir problemimiz var’   Daha sonra söz alan Ayla Akat Ata, kadınların şiddet karşısında sınır gözetmeyen bir dayanışma kurduğunu dile getirerek, “Kürt kadın hareketi, özgür kadın hareketi, yıllardır bedel ödeyerek elini İzmir'e, Aydın'a, Manisa'ya uzattı, Balıkesir'e, İstanbul'a uzattı. Bizler kurduğumuz platformlarla bir araya geldik. Bugün İzmir'deyiz. İzmir, Kürt kadınları için aynı zamanda bir gerçekleşme mekanıdır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında emperyalistlerin hesapları boşa çıkartılırken burada İzmir'de İktisat Kongresi'nde Kürtlerle bir arada yaşamın haritası ortaya kondu. Hep beraber eşit özgür yaşayabiliriz. Kürt kadınları olarak, Kürt halkının bir evladı olarak eşit sayılmamakla, inkâr edilmekle; dilimizin, kültürümüzün, tarihimizin yok sayılmasıyla ilgili bir problemimiz var. Dilimiz yok sayıldığı için problemimiz var. Bu dil, bu ülkenin zenginliği olarak kabul edilmediği için bir problem ve kadınlar olarak diyoruz ki; eğer bize toplumlar arasında, kültürler arasında köprü rolü verildiyse, biz bu rolü oynamaya hazırız. Eğer bölge ve dünya barışını konuşacaksak önce kendi barışımızı tesis edebilmeliyiz” ifadelerini kullandı.   ‘Bu sürecin itici gücü olacağız’   Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başlaması ve ilerlemesiyle birlikte yaşanan gelişmelere değinen Ayla Akat Ata, “Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan'ın çağrısıyla atılan tarihi adımlar oldu. PKK kongresini toplayıp kendisini feshetti. Sembolik olarak silahları yakabileceğini ifade etti. Türkiye sınırları içerisinden silahlı gruplarını çektiğine dair kamuoyuna açıklamada bulundu. Geçen hafta yapılan grup toplantılarından görüyoruz ki Sayın Bahçeli 2024 Ekim'inde durduğu yerde duruyor. Hükümetin de sürecin devamı için, sürecin anlamlı bir sonuca ulaşabilmesi için, sürecin Türkiye barışının tesisine imkan verebilmesi için cesur ve kararlı adımlar atmasına ihtiyaç vardır. Biz kadınlar bunu niye söylüyoruz? Çünkü en çok acıyan yönümüz, en çok kanayan yaramızdır savaş. Çatışma, şiddet. Biz o coğrafyada doğduk, büyüdük. Okuduk, yetiştik. Siyasetini yapıyoruz. Ve diyoruz ki, imkân var, çözülebilir. Bugün ihtiyaç olan cesur ve kararlı adımlardır. Kadınlar bu sürecin izleyicisi olmayacaklar. Biz tam da bu süreci örgütleyeniz, öncüsüyüz. Annelerimizle, genç kadınlarla, çalışanlarla, ev kadınlarıyla bu sürecin itici gücü olacağız hep beraber” diye konuştu.   Konuşmaların ardından kadınlar coşkulu bir şekilde halay çekti. Start, halaylar ve sloganlarla sona erdi.