NRLS raporu: Çete saldırılarında bin 200 kişi katledildi 2026-02-23 23:59:38   HABER MERKEZİ - Rojava Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin raporuna göre; Geçici Hükümet'e bağlı çetelerin Halep ve Kuzey ve Doğu Suriye'ye saldırılarında 6 Ocak'tan beri en az 1200 kişi öldü, binlerce kişi kaçırıldı, yüzbinler yerinden edildi.   HTŞ ve Türkiye'nin desteklediği çete gruplarının 6 Ocak'ta Halep'in Kürt mahalleleri Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'ye yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalar, kısa sürede Reqa, Tebqa ve Dêrazor kentlerine sıçradı. Demokratik Suriye Güçleri (QSD), Kürt ve Arap halkları arasında büyük bir çatışmayı önlemek amacıyla bu kentlerden çekilme kararı alsa da, çete gruplarının sivillere yönelik saldırıları devam etti.   Rojava Stratejik Araştırmalar Merkezi (NRLS) tarafından hazırlanan raporda, saldırıların sistematik bir şekilde yürütüldüğü ve ağır bir insani bilançoya yol açtığı belirtildi. Rapora göre, saldırılarda çoğu kadın ve çocuklardan oluşan en az bin 200 sivil katledildi. NRLS, bu saldırıların yalnızca askeri hedeflere yönelik olmadığını, aynı zamanda bölge halkının iradesini ve demokratik sistemini hedef aldığını vurguladı.   Katledilenler ve kaçırılanlar   Rapordaki verilere göre, çete grupları 2 binden fazla sivili kaçırdı. Kaçırılanlardan 526'sının akıbeti bilinmezken, aileleri büyük bir endişe içinde bekleyişini sürdürüyor. HTŞ'nin, katledilen 270 kişinin cenazesini ailelerine teslim etmediği belirtildi. Ayrıca, Şiqeyêf ve Halep'teki cezaevlerinde tutulan bin tutsağın ağır işkenceye maruz kaldığı kaydedildi.   Yüzbinlerce insan yerinden edildi   Raporda, saldırılar nedeniyle yaşanan zorunlu göç dalgasına da dikkat çekildi. Savaş ve HTŞ'nin baskısı nedeniyle yüzbinlerce insan evlerini terk etmek zorunda kaldığı aktarıldı. Sadece Halep'te 160 binden fazla kişi yerinden edilirken, Reqa ve Tebqa bölgelerinden 100 binden fazla insan Özerk Yönetim'in kontrolündeki güvenli bölgelere sığındı.   Kobanê kuşatması   NRLS raporunda, Kobanê kentinin bir aydan uzun süredir kuşatma altında olduğu ve kente ilaç ile temel ihtiyaç malzemelerinin girişinin engellendiği ifade edildi. Hesekê'de ise halkı teslim olmaya zorlamak için kasıtlı bir "açlık politikası" uygulandığına işaret edildi. Merkez, bu durumun yalnızca bir hak ihlali değil, aynı zamanda bölgenin demokratik özerk yapısını ortadan kaldırma girişimi olduğunu kaydetti.