6 Şubat anması: Sorumlular hesap vermeli! 2026-02-05 19:14:32   HABER MERKEZİ - 6 Şubat depremlerinin 3'üncü yıldönümünde yapılan açıklamada, "Güvenli barınma, güvenli çalışma ve yaşam hakkı herkes için güvence altına alınmalıdır. Gerçek sorumlular hesap vermelidir" çağrısında bulunduldu.   Dîlok ve Semsûr'da 6 Şubat 2023 tarihinde Mereş merkezli 11 kenti etkileyen depremde hayatını kaybedenleri anmak, kayıpların akıbetini sormak ve sorumluların hesap vermesini talep etmek için eylemler düzenledi.  Dîlok Emek ve Demokrasi Platformu, anma etkinliği gerçekleştirdi. Dîlok’un Şahinbey ilçesindeki Kırkayak Parkı’nda toplanan kitle, Yeşilsu Parkı’na doğru yürüyüş düzenledi.   Yürüyüş boyunca, “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok”, “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek”, “Sesimizi duyan var mı?” sloganları atıldı. Ayrıca “Depremde kaybolan çocuklar nerede?” ve “Deprem değil rant öldürür” yazılı dövizler taşındı. Yürüyüşün ardından Yeşilsu Parkı’nda basın açıklaması yapıldı.   Basın açıklamasını platform adına Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Şube Başkanı Ömer Parlakçı okudu.   ‘Olumsuz koşullarda yaşam devam ediyor’   Açıklamada, depremin yaşandığı döneme ve sonrasında ortaya çıkan hak ihlallerine dikkat çekildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:   “Biz kamu emekçileri güvensiz iş yerlerinde çalışmak zorunda kalıyoruz. Deprem bölgelerinde milyonlarca insan, insan onuruna aykırı koşullarda yaşamaya mahkûm ediliyor. Evler ve yaşam alanları ile zeytinlikler kamulaştırılıyor, müteahhitlere peşkeş çekiliyor. Güvenli barınma hakkı yok sayılıyor. Türkiye nüfusunun yüzde 75,8’i, yani neredeyse her dört kişiden üçü aktif fay hatları üzerinde yaşamasına rağmen; bilimsel şehircilik yerine betonlaşma, kamusal planlama yerine rant tercih ediliyor.   21 yılda deprem vergisi adı altında toplanan 40 milyar doların nerelere harcandığı, kimlere aktarıldığı açıklanmıyor. Depremin üçüncü yılında şehirlerin ne kadar yaşanabilir hâle getirildiği ve göç etmek zorunda kalanların ne kadarının kentlerine dönebildiği ise bilinmiyor.”   Talepler sıralandı   Birçok yapının depreme karşı güvenli olmadığına dikkat çekilen açıklamada şu talepler dile getirildi:   "*Tüm kamu binaları acilen, bağımsız ve bilimsel ölçütlerle denetlenmelidir.   *Depreme dayanıksız olduğu tespit edilen kamu yapıları derhâl boşaltılmalı; güçlendirme ve yenileme işlemleri gecikmeksizin yapılmalıdır.   *Özellikle deprem bölgesi olan illerde deprem risk raporları ve kontroller kamu tarafından gerçekleştirilmeli, tek evi olan yurttaşlara güçlendirme teşviki sağlanmalıdır.   *İmar afları tamamen kaldırılmalı, yapı denetimi piyasadan alınarak kamusal bir sorumluluk hâline getirilmelidir.   *Deprem vergileri ve kamu kaynakları şeffaf, denetlenebilir ve toplum yararına kullanılmalıdır.   *Afet yönetimi; meslek odaları, sendikalar ve yerel halkın katılımıyla demokratik biçimde yeniden yapılandırılmalı, depremler beklenmeksizin aktif çalışmalar yürütülmelidir.   *Bilim çevreleri ile emek ve meslek örgütlerinin katılımıyla kapsamlı ve bağlayıcı bir Deprem Kanunu hazırlanmalıdır.   *Güvenli barınma, güvenli çalışma ve yaşam hakkı herkes için güvence altına alınmalıdır.   *Gerçek sorumlular hesap vermelidir."   Eylem solanlarla sona erdi.   Semsûr   Semsûr Emek ve Demokrasi Platformu, “Dayanışma, mücadele ve umut” şiarıyla belgesel gösterimi ve panel düzenledi. Semsûr Belediyesi Abdülhamit Gençlik ve Kültür Merkezinde düzenlenen panele Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) adına Zeynel Polat, Türk Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği (TMMOB) adına Tuncay Kaya, İnsan Hakları Derneği Semsûr Şubesi Eşbaşkanı Bülent Çınar, Semsûr İl Kadın Platformu adına Suzan Şan, Semsûr Tabip Odası Başkanı Erdal Yavuz panelist olarak katıldı.    Programda, 6 Şubat depreminde Semsûr’da yaşananlar anlatıldı. Depremden hemen sonra insanlarla yapılan röportajların yer aldığı belgeselde, depremzedeler duygu ve düşüncelerini anlattı. Belgesel gösteriminin ardından deprem sürecinde Semsûr’a gelen ve buradaki halkla dayanışma içinde olan kurumların temsilcilerine plaket verildi.    Ardından başlayan panelde depremde yaşanan acılar ve ihmalkarlıklar ele alındı. Kriz dönemlerinde halkın örgütlülüğü ve dayanışmasının önemine vurgu yapılırken, devlet kurumlarının ayrımcı yaklaşımına dikkat çekildi.