Uzaklaştırma kararına rağmen ölüm tehdidi: Can güvenliğim yok! 2026-01-30 10:34:08   Elfazi Toral    İSTANBUL  - M.N.D. ve diğer akrabaları tarafından sistematik bir şekilde şiddete uğrayan kadın, ölüm tehditleri alıyor. Ajansımıza ulaşan kadın, “Can güvenliğim yok” diyerek, yetkililere şu çağrıda bulundu: “Öldürüldükten sonra değil, şimdi adaletin yerini bulmasını ve can güvenliğimizin sağlanmasını talep ediyorum.”    İstanbul’da çocuklarına cinsel saldırıda bulunan Murat Dilsiz’in ölümünün ardından kızı, failin akrabaları tarafından sorumlu tutularak hedef alındı. Bu süreçte amcası M. N. D. tarafından sistematik biçimde fiziksel ve sözlü şiddete uğrayan kadın, “Can güvenliğim yok” dedi.   Kadın, yaşadığı tehditlere karşı birçok medya kuruluşuna ismi ve yüzü açık şekilde konuştu. Ancak ajansımız, yayın politikası ve etik ilkeleri gereği, kadının yaşam hakkına yönelik açık bir tehdit bulunması nedeniyle isminin açık verilmesini ve yüzünün görünür kılınmasını doğru bulmadı. Bu nedenle haberde kadının isim ve soyismi gizli tutuldu.   İlk olarak, İstanbul Bakırköy’de bir kurs merkezinin önünde yaşanan olaya ilişkin kadın,  verdiği şikâyet ifadesinin ardından dosya yargıya taşındı. 26 Ocak 2026 tarihli tutanakta yer alan bilgilere göre kadın, aralarında amcası M. N. D.’nin de bulunduğu 7 akrabasının kendisine yönelik tehdit ve hakaret eylemlerinde bulunduğunu beyan ederek koruma talebinde bulundu.    Uzaklaştırma kararına rağmen tehdit sürüyor    Kadın, hakkında iki kez uzaklaştırma kararı aldırdığı M. N. D. ve diğer akrabaları tarafından hâlâ ölümle tehdit edildiğini ifade etti. Kartaltepe Polis Merkezi Amirliği’ne verdiği ifadede, 26 Ocak günü eğitim aldığı özel kurs merkezinin önünde amcası, yengesi ve kuzenlerinin beklediğini, polise haber verilmesinin ardından binadan çıktığını aktardı. Şikâyet dilekçesi ve tutanaklarda, M. N. D.’nin elini beline götürerek “silah teşhiri” izlenimi verdiği ve “Seni yakaladığım yerde öldüreceğim” sözlerini sarf ettiği yer aldı. Diğer akrabalarının da kendisine yönelik hakaretlerde bulunduğu belirtilerek, ifadesinde can güvenliğine yönelik riskin devam ettiğini vurguladı.   Bir kez daha şikayetçi olmuş    Dilekçede, şüphelilerin kendisine ve ailesine yaklaşmaması için 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruma ve uzaklaştırma tedbirlerinin uygulanması talep edildi. Tutanakta, şiddete uğrayan kadının daha önce de Güngören Polis Merkezi’nde aynı kişiler hakkında şikâyetçi olduğu bilgisi yer aldı. Dosyanın ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildiği ve adli sürecin sürdüğü bildirildi.   Görüntüler şiddeti doğruluyor   Ajansımıza ulaşan görüntülerde, M. N. D.’nin kadına yönelik sistematik sözlü hakaret ve fiziksel şiddet eylemlerinde bulunduğu açıkça görülüyor. Görüntülerde ayrıca cinsiyetçi hakaretler ve saldırı girişimleri yer alıyor.   Yaşadıklarını ajansımıza anlatan kadın, şu ifadeleri kullandı: “2023 yılından babamın vefat ettiği 2024 yılına kadar ben, annem ve kardeşlerim babam tarafından sistematik işkenceye uğradık. Şiddet o kadar ileri boyuttaydı ki bir defasında kız kardeşimi  öldürmeye komşular müdahale etmek zorunda kaldı. Akrabalarım tüm bunlara şahit olmasına rağmen sessiz kaldı. Babam hayattayken şikâyette bulundum, ancak kardeşimin karakolda ifade vermesine baskıyla engel oldu.”   ‘Miras bahanesiyle şiddet sürüyor’   Kadın, şiddetin farklı bir biçimde devam ettiğini belirterek şunları söyledi: “Babamın vefatından sonra bu kez amcam ve halam, ‘miras ve ev’ üzerinden şiddeti sürdürdü. Diyarbakır’daki evimizi, amcam kardeşimi tehdit ederek kendi üzerine geçirdi ve kısa süre içinde sattı. Buna dava açtığım için ölümle tehdit ediliyorum.”   ‘Öldürüldükten sonra değil, şimdi adalet istiyorum’   Can güvenliğinin olmadığını vurgulayan kadın şöyle konuştu: “Amcam beni silahla kovaladı, yengem sopalarla saldırdı. Kurs gördüğüm yeri iki kez bastılar, evimizin önünde pusu kurdular. Üç kez uzaklaştırma kararı aldırmama rağmen hiçbirini tanımıyorlar. Küçük kardeşlerimin psikolojisini bozuyor, bizi toplum içinde ‘katil’ diyerek hedef gösteriyorlar. Artık susmak istemiyorum. Öldürüldükten sonra değil, şimdi adaletin sağlanmasını ve can güvenliğimizin korunmasını istiyorum. Yardım istiyorum.”