Özgürlük için Sanat İnisiyatifi: Saldırılara karşı susmayacağız 2026-01-21 14:22:30   MERSİN - Özgürlük için Sanat İnisiyatifi, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı yaptığı açıklamada sivil katliamlarına karşı ses çıkarılması çağrısında bulunuldu.   Özgürlük için Sanat İnisiyatifi HTŞ ve Türkiye’ye bağlı çetelerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı Sanatolia Mersin'de basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya çok sayıda sanatçı ve Sivil Toplum Kuruluşu (STK) katıldı. Basın açıklamasında “Rojava ve Barış tehdit altında” pankartı açılırken basın metnini Sanatolia üyesi Gülhan Bişeng ve yazar Adil Okay ortak okudu.   ‘Saldırılara ses çıkarmayı ahlaki bir görev olarak biliyoruz’   Açıklama öncesinde söz alan Adil Okay dünyanın neresinde olursa olsun egemenlerin çıkarı için yaşanan katliamlara ses çıkarmayı vicdani ve ahlaki bir görev bildiklerini belirtti. Adil Okay, “Nasıl uzun yıllar önce DAİŞ çetelerinin Êzidilere yönelik katliam ve soykırım üzerine ses çıkarmış hepimiz Êzidiyiz dedik. Nasıl ki İsrail'in ülkelerine uyguladığı soykırım karşısında hepimiz Filistinliyiz dediysek nasıl ki DAİŞ arttığı HTŞ çetesinin Suriye'de iktidar olmasından sonra Alevilere yönelik katliamlar üzerine hepimiz Aleviyiz dediysek bugün de Suriye'nin asli unsuru, Kürt halkına yönelik saldırılarına karşı ses çıkarmak için bir araya geldik ve hepimiz Kürt'üz diyoruz” dedi.   Konuşmanın ardından basın metni okundu.    ‘Düşmanlığı derinleştiren habercilik’   Rojava’da Bütün toplumun hayatını etkileyecek korkunç olayların yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, “Seyredip susmamızı bekliyorlar, hep olduğu gibi. Susalım, sınırımızda insanları doğrayarak var olan çetelerin düzen kurması için verilen tavizlere susalım. Kadınları kafeslere kapatacak zihinlerin her şeyi yakıp yok ederek düzeni sağlayacağına inanarak susalım. Kendilerinden olmayanları yok sayan tekçi kafaların Kürtleri, Alevileri ve nicelerini yok etme arzularına Ortadoğu'da düzen kurulacak diyerek susalım. Sadece Halep'e Rojava'ya değil Türkiye'nin de başına bir bela gibi çöken çetelere siyaset böyle diyerek susalım. Her yer kan gölüne dönmüşken, artık ölmekten bıkanların barış ümitlerini çok bilmiş akıllarımızla yargılayarak susalım. Savaşın karşısında zayıf bir ışık olarak beliren şeyi, ortak bir sesle güçlendirmenin yerine bir ‘ama’ boğuntusu yaratarak, hiç ölmediğimiz bir savaşı başkaları sürdürsün diye susalım. Susalım, herkes ölene kadar susalım. Şeriatın sınır uçlarımızdan girişini beklerken, haberlerden ölü sayılarını dinlerken susalım. Birileri hayatta kalmak için direnirken ve sürekli ölürken biz sadece düşmanlığı derinleştiren habercileri dinleyerek susalım” denildi.   ‘İstedikleri sesimizi çıkarmamız’   Bir halkın kendi topraklarında insanca yaşama hakkını fazla bulanların savaş çığlıkları karşısında ses çıkarılması gerektiği vurgulanan açıklamada,  “Ortadoğu'da harlanan ateşin kendi çatılarımıza hızla sıçrayacağını hiç düşünmeyelim. Barış diye bağıranları gerçekçi bulmayalım ve her yerde savaş diyenleri rasyonel ilan edelim. Hiçbir şeye cüret etmeyelim, istedikleri bu, sesimizi yükseltmeyelim, istedikleri bu. Sonra o korkunç adamlar tekbirlerle sokaklarımıza girdiklerinde, yıllardır yaptıkları ölüm provasını hatırlayıp ahlanmayalım. Bütün kaderler birbirine bağlı, orada yanan ateş hepimizi yakacak, güçlü bir şekilde hayır demediğimizi hatırlayacağız, her şey bittikten sonra…”    Açıklama “Bijî berxwedana Rojava” sloganlarıyla son buldu.