Özerk Yönetim: Köklü çözüm adem-i merkeziyetçi bir anayasadadır 2026-01-17 12:30:58   HABER MERKEZİ - Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi, Colani’nin kararnamesine yanıt vererek, hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasa ile garanti altına alınabileceğini belirterek, “Suriye’deki köklü çözüm; demokratik ve adem-i merkeziyetçi bir anayasada” dedi.   Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi, HTŞ lideri Muhammed Colanî’nin dün akşam imzaladığı 13 sayılı kararnameye ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklanan kararnamede Kürtlerle ilgili bazı kültürel hakların kabul edildiği belirtilmişti.   Özerk Yönetim’den yapılan açıklamada, Colanî’nin imzaladığı kararnamenin takip edildiği belirtilerek, “Hakların geçici kararnamelerle değil; halkların ve tüm bileşenlerin iradesini yansıtan kalıcı anayasayla korunup güvence altına alınabileceği“ vurgulandı.    Demokratik anayasa vurgusu   Özerk Yönetim’in açıklamasında şu hususlar belirtildi:   “Niyetleri ne olursa olsun, herhangi bir kararname; kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece, Suriyeli bileşenlerin hakları için gerçek bir güvence oluşturamaz. Bu çerçevede Demokratik Özerk Yönetim olarak, Özerk Yönetim Demokratik Toplumsal Sözleşmesi’nde de açıkça belirtildiği üzere; tüm Suriyeli bileşenlerin, halkların ve inançların haklarını koruyan ve güvence altına alan, çoğulcu ve demokratik bir anayasanın hazırlanmasının zorunluluğunu vurguluyoruz. Zira bu çeşitlilik, Suriye’nin gücünün ve gerçek güzelliğinin kaynağıdır.   Her ne kadar bu kararnameyi ilk bir adım olarak görmek mümkün olsa da, Suriye halkının meşru haklarını elde etmek ve adalet ile eşitliğe dayalı, herkesin özgür ve onurlu bir yaşam süreceği demokratik bir devlet inşa etmek için büyük bedeller ödeyerek gerçek bir devrim gerçekleştiren halkın beklenti ve umutlarını karşılamaktan uzaktır.   Demokratik Özerk Yönetim, hak ve özgürlükler meselesinin Suriye’deki köklü çözümünün; kapsayıcı bir ulusal diyalogda ve tüm Suriyeliler arasında gerçek bir ortaklığı güvence altına alan, yurttaşlık ve sosyal adalet esaslarına dayalı bir devleti tesis edecek demokratik ve adem-i merkeziyetçi bir anayasada yattığını bir kez daha vurgulamaktadır.”