‘Yenilenebilir enerji’ adı altında ekolojik yıkım 2026-06-11 09:04:53   WAN - İlvîlî Mahallesi’nde 500 bin metrekarelik alana kurulan GES projesinde 69 bin 888 güneş paneli yer alıyor. Her yıkamada yaklaşık 140 ton su tüketilen proje, kullanılan kimyasallar ve su kaynakları üzerindeki baskı nedeniyle ekolojik tahribat riski yaratıyor.   Türkiye’nin, Kürdistan coğrafyasına yönelik yıllardır sürdürdüğü yıkım politikaları, bugün Güneş Enerji Santrali (GES), Jeotermal Enerji Santrali (JES) ve Hidroelektrik Santrali (HES) projeleri eliyle yeni bir boyut kazanıyor. Son yıllarda “yenilebilir enerji” ve “kalkınma” söylemleriyle hayata geçirilen bu projeler, yalnızca doğayı hedef almıyor; aynı zamanda Kürt halkının yaşam alanlarını, üretim kültürünü ve toplumsal hafızasını da yok ediyor. Dağların, yaylaların, meraların ve su kaynaklarının şirketlere tahsis edilmesiyle birlikte bölge halkı topraklarından koparılmak istenirken, insansızlaştırma politikaları derinleştiriliyor.      Kayyım eliyle gerçekleşen GES projeleri    Serhat Bölgesinde art arda hayata geçilen GES projelerinin, enerji üretiminin ötesinde yarattığı ekolojik ve toplumsal etkiler gün geçtikçe artıyor. Wan’ın Artemêt (Edremit) ilçesine bağlı Çiçekli (İlvîlî) Mahallesi’nde, kayyım yönetiminde olan VASKİ’nin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Cin Dağı Mevkiinde kurulan ve yaklaşık 500 bin Metrekarelik alanı kaplayan VASKİ GES projesi de bu politikaların merkezinde yer alıyor. Proje kapsamında üretilen elektriğin, VASKİ’nin su pompalama ve arıtma tesisleri başta olmak üzere çeşitli hizmetlerde kullanılması amaçlanıyor.      69 bin 888 panel her yıkamada 30 ton kimyasal su   500 bin metrekarelik alana kurulan GES sahasında 69 bin 888 güneş paneli bulunuyor. Wan Ekoloji Derneği’nden edinilen bilgiye göre, panellerin temizlik sırasında her yıkamada yaklaşık 140 ton su kullanılıyor. Tarım ve mera alanlarının enerji yatırımlarına açılmasının uzun vadede üretim alanlarını daraltan bu projeler, kullanılan suya çeşitli kimyasalların karıştırıldığı ve bu kimyasalların da zamanla toprağa karışarak ekolojik dengeyi tehdit ettiği belirtildi. Bu projenin bölgenin ekolojik dengesi ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkiler doğuracağı ifade ediliyor.