47 günlük rapor: Katliam, tutuklama ve iletişim ablukası 2026-02-13 11:32:32   HABER MERKEZİ - İran ve Rojhilat'taki protestolarda 47 günde 219'u çocuk, 6 bin 506 protestocu, protestolara katılmayan 66 sivil olmak üzere 6 bin 572 kişi katledildi.    İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), İran ve Rojhilat'ta başlayarak ülkenin her yanına yayılan protestolarda 47 günlük raporunu açıkladı. HRANA'nın raporuna göre, protestolarda 7 bin 5 kişinin öldürüldüğü teyit edildi. Rapora göre, 219'u çocuk, 6 bin 506 protestocu ve protestolara katılmayan 66 sivil olmak üzere 6 bin 572 kişi katledilirken, rejime bağlı güçlerden ise 214 kişi yaşamını yitirdi. Raporda, 11 bin 730 ölüm vakasının hala inceleme altında olduğu kaydedildi. Raporda, 25 bin 845 protestocunun yaralandığı, 136'sı öğrenci 53 bin 166 kişinin tutuklandığı, 11 bin 51 kişinin ise ifadeye çağrıldığı ifade edildi.    Raporda, rejimin güçlerinin protestoları bastırmak için kullandığı şiddet yöntemlerinin yanında protestocuların iletişimlerini koparmak için sürdürdüğü internet kesintilerinin yanında SIM kartlarını bloke etmeye başladığı kaydedildi. HRANA'nın raporunda SIM kartların bloklanması şu ifadelerle anlatıldı: "Devam eden kontrol önlemlerinin bir parçası olarak, vatandaşların SIM kartlarının aniden bloke edildiğine dair çok sayıda rapor ortaya çıktı. Gazeteciler de dahil olmak üzere bir dizi kullanıcı, telefon görüşmelerine ve kısa mesaj hizmetlerine erişimlerinin önceden resmi bir bildirim yapılmadan kesildiğini belirtti. Bazı durumlarda, bu eyleme cep telefonlarının, dizüstü bilgisayarların ve pasaport, ulusal kimlik kartı ve doğum belgesi gibi kimlik belgelerinin el konulması eşlik etti."   Okullarda baskı     İran Öğretmenler Sendikaları Koordinasyon Konseyi'nin konuya ilişkin hazırladığı rapora da işaret edilen HRANA raporunda, rejim güçlerinin baskı mekanizmasını sokaklardan okullara taşıdığı ifade edilerek, "Konseyin raporunda, eğitim personeli dışından kişiler, Basij üyeleri, din adamları ve sivil kıyafetli ajanlar gibi unvanlarla önceden planlanmış programlarla okullara girmişlerdir. Yine devamında, bu kişilerin görevini ‘ideolojik tarama’ ve öğrenciler üzerinde psikolojik baskı uygulama olarak tanımlıyor. Tekrarlanan sorgulamalara ve tehdit edici sorulara atıfta bulunan Konsey, bazı okullardaki atmosferin kaygı ve gerginlikle dolu hale geldiğini belirtti. Kurum daha önce protestolar sırasında en az 200 öğrencinin öldürüldüğünü bildirmişti" denildi.